Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Nasıl bir Türkiye istiyorum

22.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye, 24 Haziran günü sandık başına gidecek. Bu seçim yalnızca bir iktidar değişimi veya devamı değil. Ülkenin gelecekteki kaderi ile alakalı bir sonucun da ilanı olacaktır. Evet, AKP iktidarı uzun süredir seçimleri kazanarak iktidarını sürdürdü. 16 yıldır tek başına iktidarda. İktidardaki ilk dört yılını değerlendirir ve hatırlarsak işler bir hayli yolundaydı. Toplumun neredeyse her kesimine mesajlar veriyordu. Ancak son iki üç yıldır ise kaoslar ve dış ilişkilerdeki yanlış tutumlarla sürekli gerilimler ve terörle ile yaşayan bir ülke haline geldik. Demek ki art arda yapılan yanlışlar zinciri sonucunda ülke bu hale geldi.

Evet, Recep Tayyip Erdoğan bir lider olarak 16 yıl önce çok iyi başlangıç yaptı. O iyi başlangıcın altında kendisine devredilen sistem ve devleti seven çalışkan “Bürokrat” kadrosu bulunuyordu. Liyakatli ve tecrübeli kadrolardan AKP iktidarı da ilk yıllarında faydalandı. Bu da başarıyı getirdi.

Ancak sonraki yıllarda maalesef AKP bu kadroları tasfiye ederek, dini kökenli ve tarikat düşünceli kadroları göreve getirdi. Özellikle Maliye, Dışişleri, Eğitim ve askeri kadrolaşmada ciddi hatalar yaptı.

Göreve atanan tarikat ve din kökenli tecrübesiz kişilerin, zihinlerindeki doğmaların etkisinde kalmaları “başarısız” bugünleri hazırladı.

Gelinen bugünde ekonomik göstergelerde tablo olumsuz. Dış borç arttı. Cari açık büyüdü. Faizler yükseldi, döviz rekor seviyede yükseldi. Güney sınırımızda adeta harp durumu yaşanıyor.

Ayrıca ülke içinde de ciddi huzursuzluklar yaşanıyor. Doğuda Kürt meselesi bambaşka bir sorun olarak karşımızda duruyor. Böyle bir tabloda seçime gidiyoruz. Benim derdim, seçimi kimin kazanacağından ziyade gelecek veya devam edecek kadroların nasıl bir yol izleyecekleridir.

Türkiye bugün bir yol ayrımındadır. AKP yeniden kazanırsa nasıl bir yol izleyecek. Her tarafa meydan okuyarak mı? Meydan okumanın sonu yok. Muharrem İnce başkan olursa nasıl bir yol haritası izleyecek. Ülkeyi girdiği ekonomik girdaptan nasıl çıkaracak? Güney sınırımızda konfederal bir yapı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu konuda çalışan ülkeleri nasıl vazgeçirecek ve selamete kavuşacağız. Nereden bakarsanız bakın, kim gelirse gelsin tablo iyi değildir.

Gönlümden geçeni de yazayım. Refah içinde, huzurlu, bağımsız ve adil yargı, ekonomisi güçlü bir Türkiye özlemi içindeyim.

Sonuç ne olur. Bir defa sandığa milli iradenin tam olarak yansıması arzusu içindeyim. Türkiye’de değişim rüzgarları hiç bir dönemde görülmeyen şiddetle esmektedir. Gelen kim olursa olsun, bir devri sabık tutumu Türkiye kaldıramaz. Sandıktan değişim çıkarsa, gelen heyecana ve zafer sarhoşluğuna kapılmaması gerekir. Mevcut iktidarın devamı yönünde karar çıkarsa tarikat ve din kökenli tercihleri bir tarafa bırakmalı, medeni dünya ile kol kola olan güçlü bir devletin prensipleriyle yola devam etmelidir. Yani bugünkü tutumlarla iktidar devam edemez.

Bugünkü tabloda ve şartlarda kim kazanırsa kazansın “Koalisyon hükümetini” bile kurtuluş formülü olarak düşünmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti 2023’te 100. kuruluş yılını kutlayacaktır. İçte ve dışta ülkemizin düşmanları pek çoktur. Seçilen cumhurbaşkanının gündeminde egolar, hırslar, çekememezlik, rekabet olmamalıdır. Tüm insanımızı kucaklayan bir yönetim anlayışı sergilemelidir.

Ben devletimi payidar, insanlarının mutlu yaşadığı topraklar olmasını istiyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test