Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kentsel dönüşümde İzmir modeli

8.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm için iki önemli temel atma töreni düzenledi. İlkin Karabağlar - Uzundere’de 2. etap, ardından da Karşıyaka -Örnekköy’de 1. etap kapsamındaki binaların inşaatları başladı böylece.

Ülkemizde yapıların yüzde 60’ı sorunlu. Bunu Çevre ve Şehircilik Bakanı da itiraf ediyor. Bu nedenle kentsel dönüşüm uygulanması bir zorunluluk. Ancak bazı AKP’li yöneticiler kentsel dönüşümü hep bazılarını zengin etmekte bir rant kapısı olarak gördü. Olaya, bu işten ceplerini nasıl dolduracaklarını düşünerek yaklaştılar. Bunun en tipik örneği İstanbul’da Fikirtepe’de mülk sahiplerinin içine düştüğü durumdur. Yörede oturanlar hem evlerinden hem de tapularından oldu. Devlet onları iflas eden yüklenicilerle baş başa bıraktı.

Ankara’da, AKP’nin çok öğündüğü protokol yoluna paralel gecekonduların sahipleri hala konutlarına doğru dürüst yerleşemedi. Oranın da rantını TOKİ ile hasılatı paylaşanlar yiyor. Halk yine açıkta.

Kuyumcu terazisi           

İzmir’de ise durum farklı. Ne diyor Başkan Aziz Kocaoğlu: “Kentsel dönüşümde kuyumcu terazisinden daha hassas davranıyoruz”. Doğru söze ne denir?

İzmir’in diğer uygulamalardan farkı, çözümü Belediye Yasasında aramasında yatıyor.  6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”a göre yapılan uygulamalarda ise konutlarının “riskli olduğu gerekçesiyle” vatandaşlar yaşadıkları yerlerden uzaklaştırılıyor. Devlete ait ya da para verilip kamulaştırılan arazilerde yapılan yapılara taşınmaya zorlanıyor hak sahipleri. Oysa İzmir Büyükşehir (İBB) uygulamalarında, hak sahiplerinin neredeyse tamamın oluru alındıktan sonra işe girişiliyor. Dönüşüm hak sahiplerinin yaşadıkları yerde gerçekleşiyor. Bu ak ile kara arasındaki fark gibi bir şey!

AKP sözcüleri bu farkı gizlemekte ısrar ederek anlamsız polemikler yaratıyorlar. Farkı anlamayan yalnızca onlar değil. Nedendir bilinmez, İzmirli yükleniciler de bu farkı anlamadıklarından, kentsel dönüşüm ihalelerine girmekten sakınıyorlar. Oysa “İzmir çözümü”nün birçok avantajı var.

Avantajlar Listesi

İBB, her şeyden önce, dönüşüm alanında kentsel tasarım ve mimari ön projeleri hazırlayarak alan içinde açmış olduğu iletişim ofisinde hak sahipleri ile uzlaşma görüşmelerini kendi personeli ile yürütüyor. Yüzde yüze yakın uzlaşma sağlanan dönüşüm alanında vatandaşlar, haciz, şerh, ipotek vb. den arındırdıktan sonra tapularını İBB’ye teslim ediyor. Belediye de imar planına göre uygulama yaparak tapu tescilini kendi adına gerçekleştiriyor. Bu, hem vatandaş hem de yüklenici için önemli bir güvence. Yüklenici işini güvence altına alırken, vatandaşlar da yüklenicinin işlerinin bozulması durumunda İstanbul’da olduğu gibi mağdur duruma düşmüyor. Yüklenici ayrıca, vatandaşları ikna etmek için çaba göstermiyor ki bu çok zaman alan aşama kolaylıkla aşılmış oluyor. İBB’nin hakem rolü burada çok önemli.

İhale konusu alanda bulunan yapıları Belediye boşaltıp yıkıyor. Tahliye sorumluluğu Belediyede. Bu süreçte gecikme olması durumunda gecikilen süre, yüklenicilere iş süresinde uzatma olarak veriliyor.

Altyapı Belediyeden    

Bundan sonra hak sahipleri kuralarını çekiyor. Yükleniciye ait bağımsız bölümler ise ihale belgelerinde belirleniyor. Özetle, yüklenicinin inşa ettiği konutlardaki bağımsız birimler, ihalede belirlenen paylaşım oranına göre, hak sahipleri ve yükleniciler arasında paylaşılıyor.

Bu arada, İBB, dönüşüm alanlarındaki parklar, sosyal tesisler, yollar, su, elektrik, doğalgaz, kanalizasyon gibi alt yapı yatırımlarını da gerçekleştiriyor; inşaatların kaliteli yapılması için yüklenicileri denetliyor. Belediyenin müdahalesi, hem vatandaşın daha çağdaş bir ortamda yaşamasının yolunu açıyor hem de yüklenicinin daha rahat ve hızlı çalışmasını sağlıyor. Tüm altyapı imalatları İBB tarafından yapıldığı için yüklenici firmalar şantiye aboneliklerinde altyapı katılım bedeli ödemiyor. Bu da bir avantaj.

Bürokratik işlemlerin ve mevzuat gereği alınması zorunlu her türlü izin, inşaat ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tapu işlemlerinin de İBB tarafından yürütüldüğünü belirtmekte de yarar var. Yüklenici İBB tarafından hazırlanan ve ihale ekinde yer alan projelerde ihale belgelerinde belirtilen esaslar dahilinde kendi proje ve satış stratejisine uygun proje değişiklikleri yapabiliyor. Bunların proje onay işlemleri sahadaki imalata engel olmamak için İBB tarafından hızla sonuçlandırılıyor.

Görüldüğü gibi kentsel dönüşümdeki İzmir modelinin, hem hak sahipleri hem de yükleniciler açısından birçok avantajı var. Bunu vatandaşlar anlıyor ama anlamamakta direnenlerin de zamanla aynı noktaya geleceğinden eminim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Kıvanç AKOĞLU

08.06.2018 - 23:00
Güzel İzmirim için bu projelerde yer almak için sabırsızlanıyorum.
Yazarlar
Website Security Test