Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

24 Haziran’ın ekonomi politiği

8.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

24 Haziran tarihi yaklaştıkça seçim heyecanı artıyor. Önümüzdeki bayram günleri seçim gündemini etkileyecek gibi görünse de, öyle anlaşılıyor ki bu bayram ziyaretlerinin temel sohbet konusu seçimler ve adaylar olacak.

Başta iki turlu seçim ve seçim ittifakı olmak üzere farklı kurallarla gidilecek bu seçimin kaderini, öncelikle gençler ve kadınlar belirleyecek gibi görünüyor. Sosyal medyada ve seçim mitinglerinde, şimdiye kadar pek olmadığı ölçüde gençlerin konuya ilgileri ve duyarlılıkları dikkat çekiyor. Bu da bir dip dalgasının habercisi gibi yorumlanıyor. Hele Fenerbahçe spor kulübünün seçiminde yaşanan dip dalgası ve değişimden sonra, bir dip dalgası ve değişim de ülke yönetiminde yaşanır mı? Bunu 24 Haziran seçiminde hep birlikte göreceğiz.

Bugünden görülen gerçek, bu seçimin temel belirleyicisi ekonomide yaşananlar olacak. Ekonomi, bir anlamda iktidarın ve ülkenin kaderini de belirleyecek.

Ekonominin dermanı, hukuk ve demokrasi

Ekonomide yaşanan gelişmeler ve ortaya çıkan rakamsal veriler, siyasal yaşamda ciddi anlamda alarm zillerinin çalmasına neden oluyor. Enflasyonda son 15 yılın rekoru kırıldı. Adeta yeniden başa döndük. Tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) yüzde 12, Üretici fiyat endeksinde (ÜFE) yüzde 20 oranları aşıldı. Üretici endeksindeki artış, önümüzdeki aylarda daha ağır bir enflasyon sarmalı ile karşılaşacağımızı gösteriyor.

Hukuk ve demokrasi alanında yaşanan gerilemeler, çağdaş dünyadan hızla uzaklaşmamız, ekonomide belirsizlik ve güvensizlik yaratıyor. OHAL (Olağanüstü hal) süreci, bu durumu daha da ağırlaştırıyor. Merkez Bankası yönetimi ve kararları üzerindeki tartışmalar da, ekonomideki olumsuzlukların üstüne adeta tuz biber ekiyor!..

Ekonomideki bu tehlikeli gidişatı önlemenin yolu, ülkede siyasal anlamda yeni ve olumlu bir değişim yaratmaktan geçiyor. Bu değişimin ilk adımları da, hukuk ve demokrasinin, çağdaş, evrensel kurum ve kuralları ile ülkede etkin kılınmasıdır. Öncelikle de OHAL’in kaldırılmasıdır.

Muhalefetin ortak zemini, parlamenter sistem

Ekonomide yaşanan sıkıntıların bir diğer önemli nedeni de, ‘tek adamlık’ olarak tanımlanan başkanlık sisteminin ülkemize getirdiği ağır travmadır. 16 Nisan anayasa referandumu öncesinde başkanlık sistemine getirilen eleştiriler, daha sistem meşrulaşmadan, fiilen yaratılan durumla, hayatın içinde test edilip denendi. Vatandaş bu sistemin faturasını, kendi günlük yaşamında bizzat görüp hissetmeye başladı. İşte muhalefeti ‘parlamenter demokrasi’ çevresinde bir araya getirip buluşturan da bu gerçekler oldu. ‘Millet İttifakı’ bu ihtiyaçtan doğdu. Son olarak, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in bir araya gelip, parlamenter sisteme geçiş amaçlı bir yol haritası oluşturma çalışması başlatmalarını önemsiyor ve olumlu buluyoruz.

Ancak bu mücadeleyi daha da güçlendirmek için, ‘Millet İttifakı’nı pratikte genişletip büyütmek, ‘tek adam düzeni’ne karşı olan herkesi, güçlendirilmiş parlamenter demokrasi temelinde buluşturmak gerekiyor.

Muhalefetin anti-kriz amaçlı ekonomi programı oluşturması

Muhalefetin parlamenter demokrasiye geçiş çalışmalarını ve bu amaçla yeni anayasa hazırlığını önemseyip kıymetli bulmakla birlikte, bir gerçeğe daha dikkat çekmek istiyoruz. Muhalefetin, öncelikle, ortaklaşa oluşturacağı, anti-kriz amaçlı bir ekonomi programına ve eylem planına ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz.

Sonuçları nasıl olursa olsun, 24 Haziran sonrası, ülkemizi, ekonomide oldukça zorlu bir dönem beklemektedir. Eğer seçim sonuçları mevcut siyasal yapının devamından yana olursa, bizce bu tablo daha da ağırlaşacak ve iyice içinden çıkılmaz hale gelecektir. Çünkü 16 yıldır işbaşında olanların ve tablonun sorumluluğunu taşıyanların, yapabilecekleri farklı ve yeni bir şey yoktur.

Ancak umut ettiğimiz ve dilediğimiz gibi, seçimler muhalefetin başarısıyla sonuçlanırsa; 24 Haziran sonrası, ekonomi alanında muhalefet bileşenlerini önemli bir sınav beklemektedir. Devralınacak ağır mali tabloyu halktan yana değiştirmek ve alarm sesleri duyulan ekonomik krizi göğüsleyebilmek. İşte bunun için, şimdiden ciddi bir mutfak çalışmasına ihtiyaç vardır.

Muhalefet, parlamenter sisteme geçiş için olduğu kadar, anti-kriz amaçlı ekonomi programı için de hazırlanmalı ve bu konuda ciddi bir yol haritası oluşturmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test