Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Kışlalı: “Medya muhalefete büyük haksızlık yapıyor!”

1.6.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Duayen gazeteci M. Ali Kışlalı, GÖZLEM’in, ülke gündeminin başında yer alan “seçim ve döviz kurlarındaki artış” konularındaki sorularını cevapladı. İşte görüşleri…

GÖZLEM – Seçime 21 gün kaldı, son üç haftaya girilirken, durumu nasıl görüyorsunuz? Cumhur ve Millet İttifakları arasındaki yarış, sizce Meclis’e nasıl yansıyacak?..

 

El değiştiren CNN televizyon kanalı, evet tabii ki asıl Erdoğan'ın kampanyalarını veriyor ama araya da 3-5 dakika Muharrem İnce'yi de sıkıştırıyor. İnce'nin konuşmalarının etkisi hissediliyor ama, Erdoğan'ı öne çıkaran medyadaki havayı değiştirecek gücü yok gibi. O konuşmaları, mitingleri dinleyen var, giden var, gitmeyen var. Meral Akşener'e ise hiç yer verilmiyor. Bence asıl önemli olan, mitinglerden ziyade medyada yer alan konuşmalar. Orada büyük bir dengesizlik var. Baştan aşağı her yerde Erdoğan yer alıyor. Muharrem İnce çok az var. İyi Parti lideri Meral Akşener'e hiç rastlanmıyor. Bu dengesizlik o kadar ki, tüm kamuoyunca çok merak edilen mesela Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'la muhabirler söyleşi yaparken bile “Erdoğan'ın konuşması başladı” diye bu söyleşiyi kesip Erdoğan'ın konuşmasını verdiler kaç dakika boyunca. Bu dengesiz düzenin hiç şüphesiz kamuoyunu etkileyeceğini düşünüyorum. Bütün medya Erdoğan'ın kontrolü altında. Evet, bu yayınlara rağmen büyük kitlelerin kolay kolay oy değiştireceğini sanmıyorum. Ama yine de böyle bir tarafsız, dengesiz yayıncılık politikalarının illa ki sonuçta dengeleri Erdoğan ve AKP lehine etkileyebileceğini düşünüyorum. İktidar yanlısı bir yayın yapılıyor genelde. Açık seçik iktidarın tutulduğu bir yayın süreci var. Onun için muhalefetten çok büyük bir beklenti içinde olunması zor.

 

GÖZLEM – Seçim yaklaştıkça, AKP – CHP – MHP – HDP – İYİ Parti – Saadet Partisi için “tek tek” bir tahmin yapabilir misiniz; sizce oyları giderek yükseliyor mu, düşüyor mu?..

Erdoğan'ın oyları yükseliyor olabilir ama bunun ne kadarının AKP'ye yansıyacağı muamma. Sonuçta AKP'nin oylarının Erdoğan'dan düşük çıkacağı kesin gibi. Tabii eğer MHP'li seçmen Erdoğan'a oy vermemezlik etmezse. Oylarında ciddi anlamda yükselme olursa CHP'de olur. Bunda hiç kuşkusuz Muharrem İnce'nin payı var. MHP, AKP ile ortaklıktan elde edeceği rant nedeniyle normalde kaybedeceği oyların bir bölümünü elinde tuttu. Eğer AKP'den elde edeceği rant daha da somutlaşırsa, oyları, önceden olan çok daha düşük bir seviyeden biraz olsun artıyor olabilir. Çünkü önceden MHP diye bir parti kalmamışken, Bahçeli çıkışlarıyla ve rant beklentisiyle oylarını arttırmış olabilir. HDP, Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın tutukluluk durumu nedeniyle, normalde bu partiye en mesafeli duran aşırı sağ kesimlerden bile sempati kazanıyor. Cumhurbaşkanlığında CHP'ye hatta İyi Parti'ye oy verip, sırf Meclis'e girsin ve kaybettiği oyları AKP'ye kalmasın diye milletvekili seçimlerinde bu partiye verecek çok seçmen olabileceği görülüyor. Ama bu, yüzde 10 barajını aşmasına katkı sağlasa bile, HDP'nin oylarını yine en fazla 1-2 puan etkiler. İyi Parti, maalesef Akşener'in çok isabetli ve yerinde çıkış ve söylemlerine karşın medyada tamamen engelleniyor. Dolayısıyla İyi Parti'nin potansiyeline ulaşması ve kampanya başlamadan elde edeceği düşünülen oy oranını yakalaması zor gözüküyor. Saadet Partisi'nin de yüzde 1'ler civarında olan genel oy potansiyeli, Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun çabaları ve çıkışları sonucu, en iyi ihtimalle yüzde 3'ü zorlar gözüküyor ama onun üzerine çıkacağını düşünmüyorum.

 

GÖZLEM – Benzer bir soruyu Cumhurbaşkanlığı seçimi için soralım; Cumhurbaşkanı ve AKP – MHP adayı ile Millet İttifakı yapan CHP ve İYİ Parti adayları Muharrem İnce ve Meral Akşener’in “ilk tur” şansları sizce nasıl görünüyor?..

Bence Erdoğan ilk turda muhtemelen seçilir. Ama seçilemezse şaşırmam. Muharrem İnce, CHP'nin mevcut yüzde 25 civarındaki oyunun üzerine birkaç puan ekler diye düşünüyorum. Halkın tepkisine ve İnce'nin mitinglerindeki, televizyondaki konuşmalarındaki başarısına bakılacak. MHP, 1 Haziran seçimlerinde yüzde 17 civarında oy almıştı. Bu MHP'nin tepe potansiyeli olsa, AKP ile ortaklık kurmamış olsa yok olmuş olan MHP, AKP ile ittifak ve buna bağlı rant ve çıkar beklentileri sonrası, oylarını biraz olsun arttırmıştır. Yine de bu yüzde 17'lik potansiyelin büyük kısmının İyi Parti'ye ve Meral Akşener'e gideceğini düşünüyorum.

GÖZLEM – Seçim “ikinci tura kalabilir mi”, kalırsa, “son iki kimler” olabilir?..

Önceden de söylediğim gibi, Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, buna pek şaşırmam. Bu takdirde Erdoğan ile ikinci tura Muharrem İnce kalır. Meral Akşener'in, kadınları harekete geçirebilmesi zor. Zaten milletvekili aday listesinde de bu eksiklik ortaya çıktı.

GÖZLEM – İkinci turda, Erdoğan’ın karşısında İnce mi, Akşener mi kalırsa “daha şanslı” olabilir?

 

Akşener'in Erdoğan'a karşı şansı olabileceğini düşünmüyorum. Akşener'in bu kadar büyük, geniş bir kitleyi toplayabilmesi zor. Öyle bir çalışma da yapmadı. Yaptıysa da ben bile hissetmedim. Medyanın bu taraflı ortamında Akşener'in şansı zor gözüküyor. Öte yandan ikinci turda belirleyici olacak HDP seçmeninin, Akşener'den ziyade İnce'ye kayması çok daha büyük ihtimal. Akşener, bildiğimiz ve öngördüğümüz kapasitesini kullanamadı. Kullanacak adımları atamadı. Burada meydanlara çıkıp, kadınları tahrik etmeli, onları canlandıracak bir kampanya yürütmeliydi. Bunu başaramadı. Tabii bunda medyadaki taraflı yayın politikalarının büyük etkisi var.

GÖZLEM –  Sizce, iki ittifaktan hangisinin seçim propagandası “daha etkili” görünüyor?

CHP'de yenilik var. Muharrem İnce'yle bir heyecan yarattı. Dikkat de çekti. Erdoğan ise sıkıcı olmaya başladı. Aynı şeyleri söylüyor. Dolayısıyla medyadaki yandaşlığı ve taraflılığı bir tarafa koyarsanız, CHP'nin propagandası daha etkili. Ama medya etkisiyle Erdoğan bu durumu telafi ediyor.

 

GÖZLEM – “Etkili propaganda” derken, “kişiler olarak” Erdoğan – İnce – Akşener – Demirtaş – Karamollaoğlu arasında nasıl bir sıralama yapabilirsiniz?

 

İnce'nin propagandası bence Erdoğan'a göre daha etkili. Çünkü Erdoğan yeni bir şey söylemiyor. Bu itibarla en etkiliden en etkisize sıralamam gerekirse, sonucu etkileyebilmeleri açısından; İnce; Erdoğan; hapiste tutulması ve mağdur bırakılması nedeniyle Selahattin Demirtaş, Erdoğan'a alternatif olabilme potansiyeli açısından ve ona da yapılan haksızlıklar nedeniyle Meral Akşener ve azımsamamız gereken, Erdoğan'ın dinciliğini ayyuka çıkaran dindar bir lider olarak Temel Karamollaoğlu sırasıyla sonucu etkileyecek en etkili propagandaları yapan liderler olarak gözüküyor. Tüm liderlerin sonuca etki edeceğini düşünüyorum. En iyi tahmin on adet itibarlı kamuoyu anketörü şirket tespit edip, her hafta bu şirketlere telefonla veya başka yöntemlerle anket yaptırarak, tahminini yayımlamak olur. Muntazaman güçlü bir ekiple kamuoyu yoklamaları yapmıyorsan, bu vereceğimiz cevaplar ve tahminler çok da sağlıklı olmaz.

GÖZLEM – TRT başta TV’lerin ve elbette yazılı basının da, “haber / konuşma / propaganda çizgisinde” Erdoğan ve rakipleri, iktidar ve rakipleri arasında “eşitliği yok eden adaletsiz bir yayın politikası izlediklerine dair” yaygın bir kanaat var, siz ne diyorsunuz?

Muhakkak. Tamamıyla katılıyorum. Tüm televizyonları izlemiyorum ama izlediklerimin ve yakın bir geçmişe kadar nispeten tarafsız görünenlerin bile yayın politikalarında bunu görüyorum. Bir büyük kanal gerçekten seçim sürecini objektif ve dikkatli izlese sonuca etki yapar ama bu büyük kanallardan hiçbirinin gücü buna yetmez.

GÖZLEM – Erdoğan’ın, Londra’da fon ve uluslararası iş alemi temsilcileriyle yaptığı konuşmada “Merkez Bankası kararlarına müdahale edeceğini” söylemesinden sonra, dolardaki “çılgın artış” için görüşünüz?

Türkiye'nin yüksek dış borcu ve ödeme sıkıntısı dikkate alındığında buna cevap vermek için ekonomiyi de çok iyi bilmenize gerek yok. Kurların ve piyasalarının dengesinin para uzmanlarının ölçmesi biçmesiyle değil de kendi kişisel istek ve arzularınla ayarlanacağını düşünüyorsan doğal olarak kurlarda böyle bir artışın olması kaçınılmazdı. Tabii ki sonradan bunu düzelttiler.

GÖZLEM – Erdoğan, “böyle bir açıklamanın, hem döviz kurlarında, hem uluslararası iş alemi ve kuruluşlarında sert tepki ile karşılanacağını” bilmiyor muydu? Bilmiyor ve tahmin edemiyorsa, Hükümet’in “ekonomi ve maliye ile ilgili” bakanları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde görev yapan o kadar uzman / danışman kendisini neden uyarmadılar?

Cesaret ister. Erdoğan eğer bir konuda benim bildiğim en doğru diye düşünüyorsa, bunun karşısına, hele hele danışmanları olarak çıkmak cesaret ister.

GÖZLEM – Merkez Bankası’nın “gecikmeli de olsa” faiz artırımı yaparak döviz kurlarındaki artışa müdahalesinin “neredeyse 5 Türk Lirasını test etmek üzere olan dolardaki artışı durdurduğu ve 4.56’lar seviyesine çektiği” görülürken, Erdoğan’ın hâlâ “Faizleri düşüreceğiz” demesinin sebebi ne olabilir?

 

Faizlerin nasıl düşeceği uluslararası ölçülerle belli olmasına rağmen Erdoğan'ın hala faizleri düşüreceğiz demesi tabii ki iç siyasetle ilgili. Halka ne diyecek? "Uzmanlar uyarmıştı, dolar kuru arttı, biz yanılmışız, artık faizleri yükseltmeye karar verdik" mi diyecek? Hayır tabii ki eski dediğini demeye, kendine oy veren nispeten az bilgili seçmene karşı dik durmaya devam edecek. Ama bence dersini aldı.

GÖZLEM – “Döviz kurlarındaki bu istikrarsız tablonun, “büyük ölçüde ithalata dayalı” bir ekonomide, önce enflasyonda, sonra da seçim sandığında etkili olacağı” iddiaları var, ne diyorsunuz?

Dolar yükselmeye devam etseydi, tabii ki bu durum seçim sonuçlarını etkilerdi. Ama bu günkü haliyle ne kadar etkiler bilemiyorum. Ödleri patladı, bozulan durumu nispeten düzelttiler.

GÖZLEM – Seçim yarışında, “tam bir vaat yarışı” da var; ekonominin kriz içinde olduğu bir dönemde, “bu vaatler tutulabilecek” mi? Bu vaatler seçim sandığını ne kadar etkileyebilir?

Muhalefetin yaptığı vaatlerin, iktidara gelmeyeceklerine göre, tutulamayacağı belli. İktidarın verdiği vaatler ise seçmeni etkiler. İktidar, emeklilere 2 bin TL maaş vadedip bunu tutmazsa bu tabii iktidara oy veren bazı seçmeni etkiler. Ama ancak bir sonraki seçimler için etkiler. Çok vaatte bulundular. Bu vaatleri tutup tutmayacaklarından çok, iktidarın seçimlerden sonra tekrar iktidar olursa alacağı önlemler de halk için çok önemli olacak.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test