Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Af mı barış mı?

25.5.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ters algı yaratmakta AKP’nin üstüne yok. Benzine, elektriğe zam mı yapılacak. AKP sözcülerine göre bu zam değil “fiyat ayarlaması”. CHP’li Belediyeler, aşırı yağış dolayısıyla yaşanan olumsuzluklar nedeniyle keskin bir dille suçlanırken, benzer bir olay İstanbul, Ankara gibi illerde yaşandığında bunun adı “afet”, “kaçınılmaz kader” oluyor. Her yıl yüzlerce emekçinin hayatını kaybettiği iş kazaları da öyle; mağdurlar “iş kazası kurbanları” değil “kader kurbanı”.

Erken seçim öncesi benzer bir gelişmeye tanık oluyoruz. Vergi ve prim borçları “affedilmiyor”;son 10 yıldır kaçıncı kez olduğu gibi “yapılandırılıyor”!“Af” değil “barış” getiriliyor.

Binaların yarısı mevzuata uymuyor

Baldan tatlı şu sözler Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’ye ait: “Bu bir af değil, bir barış nihayetinde. Burada vatandaş devletiyle helalleşiyor, rızalaşıyor ve barışıyor. Düşünebiliyor musunuz, Türkiye'de 26 milyon bağımsız birim var; dükkan, iş yeri, fabrika, evin neredeyse 15 milyonu devletle itilaflı.”

TBMM’nin 11 Mayıs 2018 tarihinde kabul ettiği 7143 sayılı kanuna göre, “ruhsatsız; ruhsata, eklerine, imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla 31 Aralık 2017'den önce inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek; Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili alınan yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecek.” Yapının kullanım amacına yönelik olan Yapı Kayıt Belgesini alan yapılara, talep halinde geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilecek.

Yapı Kayıt Belgesi almak için, emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında kayıt bedeli alınacak. Kat mülkiyetine geçilirken de bu bedelin 2 katı ödenecek. (Bunlar satır aralarında gizli bedeller)

 “İmar Barışı”ndan en çok yararlanacak il İstanbul. Bakanlığın tespitlerine göre, Güngören, Esenler, Üsküdar ilçelerinin her birinde yaklaşık 300 bin ruhsatsız yapı var. Sultanbeyli ilçesi ise baştan aşağı ruhsatsız. Tamamlanmış ancak eksiklerden ya da kaçaklardan dolayı kullanım, ruhsat ve imar izni alamamış tahminen 12-13 milyon civarında konut bulunuyor Türkiye’de. Hükümet bu “barış”tan (!) 150 milyar toplamayı umuyor.

Kanuna göre bu bedel güya dönüşümde kullanılacak. Yersen!

Vatandaşların sıkıntılarının giderilmesine laf etmek mümkün değil. Ancak, kurallara uyan, devlete borcunu zamanında ödeyen, kaçaklara eğilim göstermeyen vatandaşların hakları da çiğnenmiyor mu bu kadar sık çıkan aflarla? Siyasi iktidar satacak mal kalmayınca para kaynağı olarak sık sık çıkarılan afları görüyor. Yeteri kadar inceleme yapılmadığından uygulamada vatandaşın karşılaşacağı sıkıntılar da çabası.

Yönetmelikler hazır değil

İmar affı konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı esas sorumlu gösterilse de işin yükünün yerel yönetimlere kalacağını şimdiden söyleyebiliriz. Zaten yetersiz kadrolarla çalışan, taşeron yasasının büyük sorunlar yarattığı yerel yönetimlerde kaçınılmaz olarak sıkışma olacak. Bu durum da ister istemez vatandaşa yansıyacak.

Yasa aceleyle çıkarıldığından uygulama yönetmelikleri baskın seçime yetişmedi. Bu da vatandaşlarımız için ayrı bir açmaz. Örneğin yapının kaydının sahibinin beyanına göre yapılacağı belirtiliyor. Ancak, ayrı bir maddede tespitten söz ediliyor. Bunun gibi uygulamanın başlangıç tarihi de açık değil. Bakanın yıllardır üzerinde çalışıldığını ileri sürdüğü yasa, uygulama yönetmelikleri ile birlikte çıksaydı bilinmezler en aza inebilirdi.

Büyük depremden ders alınmamış

1999 yılındaki büyük Marmara Depreminden sonra, yapı denetiminin sıkılaştırılması, mühendislik hizmeti görmemiş yapıların engellenmesi gerektiği üzerinde durmuştuk. Ne yazık ki gerçekleşmedi bu dileğimiz. Siyasi iktidarlar ve bazı yerel yönetimler, halk kuyrukçuluğu ile göz yumdular imar kaçaklarına, hazine arazilerinin yağmalanmasına. Doğal ve kültürel sit alanlarını, orman, mera gibi yeşil alanları inşaata açarak, kamuya ait yerleri satarak, geleceği karanlık bir Türkiye’ye doğru yelken açtılar.

İnsanlar, af beklentisiyle otoyol geçiş ücretlerini bile ödemiyorsa, bazı değerlerimiz çürümüş demektir. Keşke insani değerlerimizle barışabilsek!

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test