Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Şimdi Popülist Politikaların Sırası mı?

8.5.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Önce, Başbakan Binali Yıldırım'ın dün açıkladığı, konut kredisi faizlerinde yapılacak olan kampanya haberi.

Ve sonrasında, hükümete yakın 5 gazetede bu faiz oranının 0,99 olacağının deklare edilmesinin ardından, medyada bu hamlenin konut satışlarındaki durgunluğu azaltabileceği ve ekonomiyi canlandırabileceği haberleri. 

Gönül ister ki konut kredisi faiz oranları keşke bu faiz oranlarının bile altında olsa.

Fakat bunlar seçim öncesi popülist politikalarla değil kalıcı politikalarla olmalı.

İnsanları konut sahibi yapmak önemli bir adım .

Ayrıca bu hükümetin belki de en önemli kalkınma planı sayılabilecek olan inşaat sektörüne dayalı kalkınma planında, AKP Hükümetinin lokomotif sektörü olan inşaat sektörünü hareketlendirmek adına da kuşkusuz ki önemli bir adım.

Ancak aklımıza hemen gelen sorular; bu faizin maliyeti nedir ve aradaki fark kamu zararı olarak bütçeden mi karşılanacaktır?

Kamu Bankaları, Merkez Bankasından yüzde 13,5 faiz oranı ile borçlanırlarken, vatandaştan mevduatı yüzde 14 ile toplarlarken, aylık 0,99 yani yıllık yaklaşık % 12 ile konut kredisi verdiklerinde arada oluşacak olan zarar kimin cebinden karşılanacaktır?

Seçim öncesi oy toplamak adına yapılan bu hareketin ekonomiye getireceği yük ne boyutta olacaktır?

Oysa ki, zaten kırılgan bir süreçte olan ekonomimizin sağlamlaştırılması için kalıcı düzenlemelerin yapılması lazım. Ekonomik refomların yapılması, 2007 öncesi gibi tekrar mali disipline geri dönülmesi lazım.

Oy almanın en kolay yöntemi vatandaşa seçim rüşveti vermek olduğu için gerek muhalefet gerekse iktidar bu popülist ve kolaycı politikayı izliyor.

Oysa ki 2007'ye kadar izlenen politikalara bakınca hükümetin en önemli çıpası mali disiplin ve Avrupa Birliği uyum adımları idi.

Günümüzde ise teşvikler, aflar, ötelemeler, yapılandırmalar ve Avrupa Birliği ile kopma noktasına gelen ilişkiler, önce ekonomiye sonra da iktidarın oy oranlarına negatif olarak yansıdı.

Hükümet 2007 öncesi uyguladığı mali disipline geri dönmek yerine
oy almak uğruna popülist politikalara geri dönmeyi tercih etti.

Muhalefet de benzer popülist söylemler içerisinde fakat muhalefetin elinde bir güç yok.

Ancak iktidar, elindeki gücü kullanarak popülist ve bütçe açığına neden olabilecek politikalar izlemeye başladı.

Merkez Bankasının müdahelelerine rağmen Dolar rekor üzerine rekor kırarken, şimdi popülist politikaların sırası mı?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test