Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Dün dündür, bugün de bugündür...

27.4.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

AKP iktidarı kadar, zigzag çizen, bir dediği diğer dediğine uymayan, sabah “ak” dediğine, öğleden sonra "kara" diyebilen bir iktidar görülmemiştir. Son erken seçim kararı da bunun çok açık bir örneğidir;

1- AKP’nin tüm üst yönetimi, (son iki haftaya kadar) devamlı olarak, erken  seçimin söz konusu olmayacağını; Kasım 2019 tarihinin kesin olduğunu söylemişler,  aksini iddia edenleri de ağır biçimde suçlamışlardır.

a) Cumhurbaşkanı, (tespit edebildiğim kadarı ile) 14 Temmuz 2005, 20 Aralık 2006, 14 Mart 2009, 28 Ekim 2017, 20 Mart 2018 ve (çok kısa bir süre önce) 6 Nisan 2018’de konu ile ilgili açıklamalar yapmış, erken seçimi kesin bir dille yalanlamıştır, kötülemiştir.

b) Devlet Bahçeli 23 Kasım 2017, 4 ve 6 Nisan 2018’de, aynı tepkiyi göstermiştir.

c) Başbakan'ın, Recep Akdağ’ın, Mustafa Şentop'un, Ahmet Sorgun'un, Bekir Bozdağ’ın, Naci Bostancı’nın, Mahir Ünal'ın ve diğerlerinin de, aynı konuda reddiyeleri mevcuttur. (Hepsi de anında çark etmişler, erken seçimin gereğini savunmaya başlamışlardır.)

2- Neticede, seçim tarihi tam 17 ay öne alınmıştır. Güya, baskın yapılmıştır. Niçin:

a) Ekonomi çökmüştür. Kredi notumuz düşmüştür. İşsizlik, enflasyon, bütçe açığı, ödemeler dengesi açığı (sadece bu yıl 205 milyar dolara ihtiyaç vardır), döviz kurları, benzin, mazot, elektrik vb. zamları zirve yapmıştır. Yerli ve yabancı yatırımlar durmuştur. Sermaye kaçışı hızlanmıştır

b) Eğitim sistemi tam anlamı ile çökmüştür.

c) Haksızlıklar, hukuksuzluklar, yolsuzluklar, kıyımlar, zulümler, baskılar, iftiralar, hakaretler, tehditler, yalanlar, Türkiye Cumhuriyeti düşmanlığı, Osmanlı istismarı, sosyal ve ahlaki dejenerasyon, saltanat, kayırma, torpil her gün ve her saat yapılan beyin yıkama operasyonları halkı canından bezdirmiştir. Bıktırmıştır, kızdırmıştır. Ve artık mızrak çuvala sığmamakta, mazeretler kabul edilmemektedir. Sarayın astronomik giderlerine tepkiler artmaktadır.

d) Mahalli idare seçiminde yaşanılması kesin hezimetin sonuçlarından korkulmaktadır. 

e) Satılmadık milli servet, talan edilmedik orman, mera, hazine arazisi, sahil kenarı bırakılmamıştır. Yandaşlar için rant ekonomisi uygulanmıştır. İhalelerin, özelleştirmelerin, hemen hemen tümü şaibeli olmuştur. Milletin mübarek analarına küfredenler zengin edilmiştir. Bu arada din istismarı iyice mide bulandırır hale getirilmiştir. İnsanlarımız dinden soğutulmuştur. Her konuda milletle tam bir inatlaşma içine girilmiştir. Teröre son verilememiştir.

f) Ve iktidar, kendilerini, nasıl bir hezimetin beklediğini görmüştür. Saltanatın devamı için (şartlar, OHAL vb. gerekçelerle) eşit olmasa da, "kapkaç seçime" karar vermiştir. Ve her yola başvurmaya da kararlıdır. Meselâ, bu seçimlerde Devletin tüm kaynakları, örtülü ve açık ödenekleri, kadroları, vasıtaları kullanılacaktır. Ramazan'da din istismarı ve yardım adı altındaki rüşvetler, zirveye çıkarılacaktır. Medyada monopol olmanın avantajı kullanılacaktır. Muhalefete her türlü engelleme yapılacak, her türlü iftira atılacaktır. İYİ Parti’yi engellemek için tüm yollara başvurulacaktır. Bu arada devamlı olarak, yalan haberler servis edilecektir. (Seçimler, nasıl olsa, hileli olacak. Ben niçin oy vereyim?), (Nasıl olsa T. Erdoğan kazanacak. Niye sandığa gideyim? vb.) (Nitekim yandaş ve uydurma anketçiler, şimdiden oy oranı abartmalarına başlamışlardır. Hem de, seçimi ilân etmenin, ertesi günü.) (Halkımız mutlaka sandığa gitmeli ve demokrasiye sahip çıkmalıdır.)

g) Ortaya koydukları gerekçelerin tümü hükümsüzdür. Tek adam istemiş ve karar verilmiştir. Kimseye sorulmamış, danışılmamıştır (her zaman olduğu gibi) Devlet Bahçeli, sadece sözcülük görevini ifa etmiştir. Ortada, tam bir danışıklı dövüş söz konusudur. (Bu arada eğer dostları varsa, Bekir Bozdağ’ı bu kadar saçma konuşmaması için uyarmalıdır.)

3- Şahsen, her şeye tüm baskılara, engellemelere ve kamu kaynaklarının istismarına rağmen, 24 Haziran'da, bu Milletin makûs talihinin düzeleceğine, ülkeyi uçuruma düşüren, demokrasiyi, hukuk düzenini, fikir, ifade, inanç ve teşebbüs hürriyetlerini katleden, bu Tek  Adam rejiminden kurtulacağımıza gönülden inanıyorum. Dua ediyorum. Ve elimden gelen tüm gayreti de sarfedeceğim. Milletimizin vatan sevgisi, basiret, feraset ve ülke geleceği kaygısı ile karar vereceğini düşünüyorum.  Mevcut vahim tabloyu idrak edeceğine inanıyorum. CHP, DP, İYİ Parti, ANAP, SP dayanışmasının galip geleceğine eminim.

Yüce Rabbim(cc) halkımızın ve ülkemizin yardımcısı olsun. Her türlü istismar, yalan ve beyin yıkama operasyonlarından korusun. Demokrasiye kavuştursun.

NOT: CHP’nin İyi Parti’ye kurulan kumpasları bertaraf eden tutumunu kutluyorum. AKP ve MHP’lilerin ateş püsküren açıklamaları, yapılanın doğruluğunu göstermektedir.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

ali

08.05.2018 - 21:49
helal olsun yürekli vicdanlı begefendi varolasın eline yuregıne sağlık
Yazarlar
Website Security Test