Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Siyasette genel ve erken seçim gerçekleri

27.4.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti Atatürk tarafından kuruldu. Yüce kurucumuz, zannetmiyorum kendisinden sonra milletin Cumhuriyeti bu hale getireceğini hiç mi hiç düşünmüş olacağını. Yine de söylemlerinde bu şüphe ifadeli beyanlar vardır.

Maalesef bu günkü çıkmazların tek sebebi kendisinden sonra ve özellikle 1950 seçimi ile beraber gelen "Demokrasi" dalgasına kapılan ve bunun ne olduğundan bihaber kitlelerin "Demokrat Parti" ile beraber başlayan macerasıdır.

Bunun baş müsebbipleri de maalesef Atatürk ile beraber çalışmış, beraberce Cumhuriyetin kuruluşunda ve sonrasında çalışmış, Celal Bayar ve Atatürk’ün bizzat siyasete sokarak parti müfettişliği ile onurlandırmış olduğu Adnan Menderes’tir.

Türkiye bugün ne yazık ki, Dünyada sorgulanan ve pek dostunun olmadığı bir ülke halindedir.

Zira Demokrat Parti ile beraber Türkiye Cumhuriyeti, Amerika’nın yakın markajı ve sinsi tuzakları ile güya demokrasinin yerleşmesi, iyi eğitim alınması ve fertlerin yetişmesini temin için öncelikle "Eğitim" sistemini adım adım çeşitli düzenler ve sistemlerle milleti cahil ve bölücü akımların ortasında, İslam dinini de kullanarak atmıştır.

Bu gerçekleri, belgeleri ile anlatan Eski Yargıtay Başkanı Vural Savaş’ın kitapları alıp okursanız daha iyi anlarsınız. Bütün bu sabotajları ve buna yardımcı olan siyasetçileri ve aldatılan liderlerin gerçek yüzlerini anlarsınız. Bunan yanında pek çok gerçek de birçok ülkesini sevenler tarafından yazılmıştır. Ama okuyan kim?

Bırakın işleri dünyanın demokrasi gerçeklerine eriştirmeyi, bilakis bunların esamesinden bile haberi olmayan kişiler, milletvekili, bakan ve başbakan oldular. Ülkenin bugünkü hale gelmesinin müsebbipleri bunlardır.

Gelelim günümüze…

Türkiye bir dar boğazdadır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan lider olarak ne yazık ki, bu güne kadar gerçekleri anlamakta ve yönünü yeniden tayinde geç kalmış durumdadır.

Türkiye’yi yönetmek ve gütmek isteyen, yabancı güçler, Amerika, İngiltere ve İsrail üçgeni ile AB, Ortadoğu’da Türkiye’nin biraz kıpırdadığını gördükleri anda engellemek için her türlü oyunu sahneye koymaktan çekinmiyorlar. Ortadoğu’da harita değişiyor. Suriye, Irak ve Suudi Arabistan dahil yeniden sınırlar çizme sevdası ve hevesi var. Irak’ı, parçaladılar, Suriye’yi çıkmaza getirdiler. Bu arada Türkiye, Irak ve Suriye üçgeni ortasında da bir "Kürt Devleti" kurma ve onun sınırlarını da Akdeniz’e uzatma senaryosu hazırlandı. Senaryo adım adım tamamlanmaktadır.

Şimdi, hedef biraz anlaşılmaya başlayınca, iş değişmiş, Türkiye’de yeni bir iktidar çalışmalarının değişim borusu ötmeye başlamıştır.

Bunun içinde tarikatların güçlerinden istifade edilerek, yeni dengeler geliştirmeye çalışılmaktadır. Hedef Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını değil, olmaması kararıdır. Erken seçim kararı alındığı bu günlerde her gün yeni bir "Sürpriz" durum yaratılmaktadır.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ortaya atılmış Saadet Partisi adına adaylığı gündeme sokulmuştur.

AKP ve MHP’nin adayı Sayın Erdoğan’dır. İki parti “Cumhur İttifakı” ile seçime giriyor. Yazıyı yazdığım sırada CHP henüz adayını açıklamamıştı ama çatı aday olarak Gül ismi telaffuz edilince CHP’de isyan ve tepkiler başlamış, sonucunda destek dahi olunmayacağı anlaşılmıştır.

Peki, CHP’nin adayı kim olabilir. Muharrem İnce ve İlhan Kesici’nin ismi öne çıkıyor. Bence en uygun isim Yılmaz Büyükerşen’dir. Çünkü hedef ikinci turdur. Böylece İnce ve Kesici’nin çatışması parti içinde önlenmiş olur.

İYİ Parti Meral Akşener ile sahnededir.

Saadet Partisi, Abdullah Gül’ü ısrarla istemektedir. Ben Sayın Gül’ün bu riski alacağına ihtimal vermiyorum.

HDP aday olarak Selahattin Demirtaş’ı açıkladı. Ancak dikkat ediniz seçim arifesinde bu partiyi ziyaret edecek yabancı ülke büyükelçileri olabilir. Acaba neden?

Özetle Seçime her parti kaçınılmaz bir şekilde kendi adayı ile girecektir. İkinci tur "Mukadder"dir. Kaçınılmazdır.

Ne olur derseniz, son iki aday bence Meral Akşener ve Erdoğan’dir.

Kazanan "Kıl payı" dediğimiz bir sonuçla olacağına inanıyorum. Bu kıl payı her iki aday içinde geçerlidir. Ancak içerde ve dışarıda yapılan hesaplar ve gayretlerin sonucu böyle giderse, galibin Erdoğan olmasının zorluğu ortadadır.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test