Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Güven, ‘Aş ve İş’i solladı!..

20.4.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Uzun süredir yazmak istiyordum. “Gazeteci / yazar” meslektaşım, GÖZLEM Yayın Kurulu üyesi Serkan Aksüyek’in Ege Telgraf Gazetesi’nde “manşet olan” araştırması ve o “nefis” araştırmanın başlığı da “benim yazmak istediğim” konuyu anlatıyordu; “Türkiye’nin iyi yetişmiş gençleri ve milyonerleri neden yurt dışına gitmek için yarışıyor?”

Sevgili Serkan’ın araştırmasında “Türkiye’nin geleceği” adına “ürkütücü ve üzücü rakamlar” vardı; “giden ve dönmeyecek gibi görünen” çok iyi eğitim ve öğretim görmüş gençlerimize ve “dolar” milyonerlerimize ait. Ve “bu sayılar” giderek artıyordu.

Gençler “Avrupa başta”, dünyanın dört bir yanında “güvenli bir istikbal”, milyonerler ise “kendileri, aileleri, çocukları için güven ve güvenli bir hayat” arıyorlardı; Malagalardan, Torontolara kadar!..

Ve de, iktidarıyla, muhalefetiyle gece TV’lerde, gündüz gazetelerde “üslubu yerlerde sürünen sözlü sen – ben kavgasını sürdürüp”, ülkeyi “ayrışmış ve gerilimi zirve yapmış” arenalara döndüren siyasetçiler, “Giden gider, kalan oylar bize yeter” vurdumduymazlığı içindeydiler!..

Hadi, “iktidarı bir yana bıraktım”, bu “acı gerçek için” kıyameti koparması gereken muhalefetten “doğru dürüst birkaç cümle, birkaç paragraf duyan” oldu mu, söyleyin bana Allah aşkına?..

Bakın, sevgili Serkan’ın anlattığı “yurt dışına kaçış” furyasına “bir ek” de ben yapayım; “Yurt dışına gitmek istemeyen, gidemeyen milyonerlerimiz de, ‘bundan sonrasını yaşamak için’ İzmir’e akın ediyorlar”. Sadece Urla’da “İstanbullular başta, yurdun dört bir yanından gelen milyonerlerin, milyonlar ödeyerek aldıkları villa sayısını, villa yapılacak arsa sayısını araştırmak bile”, Güney Doğu ve Doğu Anadolu’dan, köylerden, kasabalardan kopup gelen ailelerden, dahası, Anadolu’yu adeta istila eden Suriyeli milyonlarca mülteci ve kaçak göçmenlerden, bitmedi, onlara eklenen yüz binlerde Afganlıdan “nasibini fazla fazla alan” zenginlerin İzmir’e akını “rakamlarla” ortaya koyacaktır!..

“Ailesine, çoluğuna, çocuğuna güvenli ve huzurlu bir gelecek arar” hâle geldi Türk insanı, hatta “bu arayışı, ‘iş ve aş’ sloganının da önüne koydu”; bilmem ki, erken seçim cambazlıkları mı, yoksa “bu acı gerçek” mi daha önemli?..

Sözün Özü

Devlet Bahçeli baktı ki, “Yerel seçimlerde ittifak olmaması yüzünden AKP ve MHP tabanları ‘belediye başkanlıkları için’ birbirini yemeye başladı. Yerel seçim önce yapılırsa, bu kavga, milletvekili / cumhurbaşkanlığı seçim ittifakını bozabilir” ve düşündü ki; “Bu da MHP’yi gene ‘barajı aşamamak’ tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak. Onun için milletvekili / cumhurbaşkanlığı seçiminin yerel seçimden önce yapılması ve MHP’nin Meclis’e girmesinin garantiye alınması gerekiyor”; çıktı dedi ki; “Erken seçim!!!”

Önerisine, “İYİ Parti de seçim dışı kalacak” tartışmalarını başlatacak bir 26 Ağustos tarihini de koyarak, “bir taşla birkaç kuş vurma” hesabı yaptı. Köşeye sıkışan “AKP” de “Evet” deyince, hedefine ulaştı; Seçimler 24 Haziran’da yapılacak ama “Milletvekili seçimini, anketlere göre, ‘barajı aşamama tehlikesiyle karşı karşıya olan’ MHP bugünden kazandı” bile. Alkışlar Bahçeli’ye!..

Haftanın Adamı

 Mahmut Özgener

26 yıldır İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ticaret Odaları Birliği Başkanı / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Danışma Kurulu Üyesi / İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı Başkanı / İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Kurulu Delegesi / Efe Rakı İcra Kurulu Başkanı / İzmir Organize Sanayi Bölgesi ( ITOB ) Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu / İzmir Ekonomik Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi / İzmir Bilim ve Teknoloji Parkı Yönetim Kurulu Kurucusu ve Başkanı / İzmir Kongre ve Ziyaretçiler Bürosu Yönetim Kurulu Başkanı / Ege Serbest Bölgesi İcra Kurulu Üyeliği ( ESBAŞ ) / Anadolu ve Trakya Doğalgaz Üretim Tesisi Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Kurucusu / Cruisehip Platform Yürütme Kurulu Başkanı / İsbirligi Enerji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı.

Bunlar, “internette bulup, arşivime koyduğum” unvanlar. “Benim bulamadığım ya da atladığım” dahaları da vardır sanırım. Kim mi “bunca unvana sahip” iş alemi imparatoru; Ekrem Demirtaş…

İşte ona “pes” dedirtti Mahmut Özgener, sütunumun “Haftanın Adamı” bölümüne de oturmayı bir kere değil, bin kere hak etti; kolay mı, Ekrem Demirtaş’a “pes ettirmek”, kimler geldi, kimler geçti, ettiremedi!..

İş Aleminin meslek kuruluşlarında başkanlıklar ve başkan vekillikleri yapan 55 yaşındaki Özgener, Altay Kulübü ve Futbol Federasyonu Başkanlıkları sırasında “bütün Türkiye’nin tanıdığı ve sevdiği İzmirliler” galerisinde yerini almıştı.

“Dünya çapında ses getirecek projeleri konuşalım” diyerek “adaylık turuna başlayan” Özgener ve arkadaşları sonunda “bu projeleri yapacak ve hayata geçirecek koltuklara oturdular”; yaşayıp göreceğiz; başaracaklar da!..

İZTO’ya “yeni ve uzun soluklu bir nefes getirecek olan” Mahmut Özgener’i ve arkadaşlarını kutlarım; yolları açık ve Allah yardımcıları olsun!..

Demirtaş’a teşekkür!..

26 Yıl İzmir Ticaret Odası imparatorluğunu yöneten Ekrem Demirtaş, “Gene kazanacağım” diyerek aday oldu, ama genel kurula 12 saat kala, “çekildi”; anlamıştı ki; “seçimi kaybedecek!..”

Aslında “Ben bunca yıl görevimi yaptım, artık gençlerin yolunu açacağım” diyerek, “aday olmayacağını açıklaması”, çok daha iyi olacaktı kendisi için ve de “kendisi durumunda olanlara da, örnek olacak”, ders verecekti!..

Demirtaş “büyük işler yaptı”; İzmir için de, Oda için de. “Çok iş yapan”, çok da eleştirilir; nitekim öyle oldu. Gün geldi, “yerden yere vuruldu”, çok örneğine rastladım; “önünde el pençe divan duranlar”, kapının önüne çıkınca aleyhine konuştular!..

Onun, İzmir’e ve Oda’ya yaptığı hizmetler unutulmayacaktır. İzmir’de yaşayan bir insan olarak ona teşekkür etmek görevim; hayatının yeni döneminde ona ailesiyle beraber mutluluk ve huzur dilerim.

Artık “duayen olarak” yol gösterecek ve öğütler verecektir. Bunca yılın tecrübesinden, gençlerin, yeni gelenlerin yararlanması, onun “İzmir’e ve Oda’ya hizmete devam etmesi” demektir ve bu görevden kaçamaz, inanıyorum ki, kaçmayacaktır!..

Kim kazandı, kim kaybetti?..

Suriye’ye düşen “ABD / İngiltere / Fransa füzelerinin kazançlısı” kim; “Zafer (!) ilan eden ABD / İngiltere / Fransa mı, yoksa…

“Füzeler”, Rusya ve İran’ı Suriye’de kalıcı kıldı. “Füze saldırısı sonrası” Suriye’nin dört bir yanında Suriyeliler “Rus bayrakları ile sokaklara döküldü”; ABD / İngiltere / Fransa aleyhine beddualar okundu!..

Suriye halkı, “bir avuç muhalif toplama savaşçı dışında” Esad’ın etrafında kenetlendi ve Esad, “bin defa seçim yapılsa” kazanacak hâle geldi!..

Dahası, ABD, “Orta Doğu’da da ‘en nefret edilen’ devletler içinde İngiltere ve Fransa’yı geçti.

Üzülerek yazmam gerekiyor ki; “yanlış bir strateji ve hatalı taktikler”, hele hele “füze saldırılarını memnuniyet ile karşılamak” açıklaması yüzünden Türkiye de, hem Arap Dünyası , hem İslam Dünyası nezdinde “ağır bir yara aldı!..”

ABD’nin ve CIA’nın üzerinde kalacağına dair haberlerin yaygınlaştığı “kimyasal saldırı masalının ne olduğu” da yavaş yavaş ortaya çıkıyor; beraberinde “bizle ilgili” bir soru da  var; “Neden bulaştık bu çirkefe?..”

Yarın sırayla İngiltere, Fransa, ABD gidecek “buralardan”, biz kalacağız, onlarla; hiç mi düşünen yok, bu “görünen köy” için, “Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de durmadan bize kazık atan” ABD’yi “kılavuz seçtik?..”

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test