Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Türkiye kendi kendine yetebilir mi?

2.2.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye, tarım üretiminde dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülke arasında anılıyordu. Bugün ise artık kendi kendimize yetme noktasının çok uzağına düştük. Hızla ithalatçı bir ülke konumuna doğru gidiyoruz. Kendi kendine yeter bir konumdan, ithalatçı bir ülke konumuna neden geldik. Yıllardır uygulanan tarım politikaları, bugüne gelişimizin en önemli sonucu.

Anlıyorum, ülke olarak her şeyi yetiştirmek durumunda değiliz ve değişik gıda ve tarım ürünlerini ithal etmek mecburiyetindeyiz. Ancak, geldiğimiz nokta bizde yetişmediği için ithal etmek zorunda kalmıyoruz. Biz topraklarımızda yetiştiği halde üretmiyoruz. Bugün buğdayı, arpayı ve topraklarımızda yetişen neredeyse her türlü sebze ve meyveyi ithal ediyoruz. Nohut, mercimek gibi anavatanı bu topraklar olan ürünleri ithal ediyoruz.

Tarımsal üretimde ülke olarak bırakın yeni türler geliştirmeyi, kendi bitkimizin tohumuna sahip çıkamadık. Anavatanı bizim topraklar olan birçok tarımsal ürünün tohumunu başka ülkeler geliştirip geniş anlamda üretim yapmaya başladılar. Bir yerlerle yanlış yapıyoruz düşüncesinden kendimi alamıyorum.

Anadolu’nun verimli topraklarında üretimi terk ettik. Sanayileşme stratejisi uygularken, tarımı ihmal ettik. Köylü nüfusu şehre göç etti. Bunda yanlış teşviklerin de etkisi var.

Evet, yalnızca tarım ülkesi olmamız doğru değil. Sanayi hamlesi başlatıldığında tarımı da ihmal etmemeliydik. Sanayi üretimine verilen teşviklerin benzeri tarım üretimine de verilmeliydi diye düşünüyorum. Treni kaçırdık galiba…

Geçen yazılarımın birinde Türkiye’nin üretiminde dünya lideri olduğu “fındık”ı yazdım. Biz üretiyorum ama borsası Almanya’da. Bunda bir tuhaflık yok mu?

Devlet Planlama Teşkilatı’nın kaldırılması iyi olmadı. Planlama yapılmadan birçok isabetsiz karar alındı ve uygulandı. Yanlışlar yapıldı, isabetsiz kararlar alındı. Kaybeden ülke oluyor.

 

PEKİ ŞİMDE NE YAPMALI?

 

Türkiye Ortadoğu ile Batı dünyası arasında bir köprü durumundadır. Ortadoğu’da süregelen gerilimli durum bizi de etkiliyor. Büyük devletler, Ortadoğu ülkelerinde hep yönlendirebilecekleri kişilerin iktidarda kalması için çabalarlar. Bu durum, komşularımızın yönetim şekilleri Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Sürekli başımız dertten kurtulmuyor.

Böyle bir coğrafyada, Türkiye’nin adı ve yönü "Akıl Cumhuriyet" olmalıdır. Tarihi gerçekleri göz ardı edemeyiz. Geleceği de geçmişi göz önünde bulundurarak planlamalıyız.

Günübirlik konu ve olaylarla işin götürülmesi mümkün değildir. Bölgede güçlü bir Türkiye olmak zorundayız. Tarımda, sanayide, bilim ve teknolojide, eğitimde güçlü olmalıyız. Demokrasimizin çok güçlü olması, güçler ayrılığı ilkesini çok iyi kullanmalıyız.

Bunun için ülkemizin potansiyeli, insan gücü vardır. Ham madde ve yeraltı zenginliklerimiz yeterlidir.

 

Gelelim “ancak”larımıza

 

Maalesef iç ve dış siyasette sert tavrımız nedeniyle olumlu olabilecek pek çok şeyi olumsuza çevirmekte ustayız. Bunu son dönemde sık sık yapıyoruz. Hem dünya siyasetinde hem de iç politikamızda muhalefet ve iktidar kadroları arasında sürekli bir gerilim durumu var.

Ülke olarak bir “Sulh” ve sükuna ihtiyacımız vardır.

Gelin hepimiz dış siyasette "Kırmızı" çizgileri ortaya koyalım. İç siyasette her partinin yoğurt yemesi başka başkadır.

Bizi birbirimize düşüren gayret ve yanlış anlaşılmalardan kendimizi kurtaralım. Bunun için ne yapmalı derseniz, öncelikle oturup karşılıklı konuşalım ve bir birimizin fikirlerine saygılı olalım. "Ülkenin huzuru" için müştereklerde buluşalım derim.

Peki yapmazsak ne olacak? Ülkede, huzur olmaz, yaşam şartları güçleşir. Karşılıklı blok ve düşmanlıklar artar, Birbirimize gireriz. Toplumun ötekileştirilmesinin sonuçları ise ortada. Birbirinin hayat tarzına saygısız olan milletlerin geleceği fazla parlak olmuyor.

 

SONUÇ; TÜRKİYE BİZİMDİR. TEK BİR VATANIMIZDIR. BAYRAĞIMIZ AYYILDIZDIR. TEK MİLLET OLMALIYIZ. İÇTE VE DIŞTA ÇEKEMEMEZLİKLER VE DÜŞMANLIKLAR VARDIR.

BUNUN DA, ETKİSİNİ AZALTMALIYIZ.

YÜCE YARADAN ALEMDE YANLIZ İNSANOĞLUNA "AKIL" DENEN MEFHUMU VERMİŞTİR.

BUNUN İÇİN BİZDE "AKIL CUMHURİYETİ" OLMANIN BİLEŞKENLERİNİ YARATMAKTA VE YAŞATMAKTA

KARARLI OLALIM.

AKSİNİ DÜŞÜNMEK DAHİ İSTEMİYORUM.

ÇÜNKÜ MİLLETİMİN FERTLERİ BUNA MÜSTAHAK ASLA DEĞİL.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Website Security Test