Türkiye’miz ve KKTC turizminin dertleri ambargo

29.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’nin AB ülkeleri ile arası bir müddettir açık. Özellikle Almanya ile başlayan soğukluklar açıkça olmasa bile gizli gizli AB’nin diğer ülkeleri İngiltere, Hollanda, Avusturya ve İskandinav ülkelerince  desteklenmektedir. Açık ve kapalı olarak...

Peki bunun anlamı nedir? Ekonomide, turizm kısmı da dahil “ambargo” durumu... Rusya ile düzelen ilişkiler gelişirken AB ve Amerika ile ilişkilerin gerilemesi… Sonuç sıkıntılar ve sınırlardaki hareketliliklerin, Kürtler lehine gayretlerle ihyası… Burada ise İngiltere geride ve perde arkasında iken, İsrail alenen desteklemekte, ikinci İsrail + Kürt devletinin kurulması gündeme gelmekte… Tabii “referandum” ile başlayan süreç…

Dertler bitmiyor ve bitmeyecek. Bundan zarar görecek ise Türkiye’miz olacaktır. Özellikle turizmin gelişmesinin ve düzelmesinin, en azından şartlar düzelse bile üç ila beş senesi var…

Bunu bilelim…

Bu arada “Referandum yapılır, yapılmaz” tartışmaları da bitti. Çünkü Barzani Amerika ve İsrail’in desteğini almadan zaten ortaya çıkmazdı… Ve geri adım atmadı… Bunun anlamı, TÜRKİYE, İRAN, SURİYE VE IRAK  DÖRTGENİNDE SIKINTILARIN GELİŞEREK DEVAM EDECEĞİDİR.

Bekleyip göreceğiz.

2018’de turizmde ne olabilir?

Şimdi gelelim Türkiye turizminin gelecek yılına... Yeni Turizm Bakanı boyuna cevaplar veriyor, formüller söylüyor, ancak turizmde lafların tatbikatın uyuşması ve sonuçlanması pek kolay değildir.

Türkiye’nin yapacağı şey, dünya haritasını önüne alması ve düzenli turizm yapabileceği ülkelerin tespiti ve onlar üzerlerine yoğunlaşmasıdır.

Bunlar ise Arap ülkeleri, Rusya ve Türki devletler ile Avrupa’dan ve Afrika’dan  bu sene gelebilenlerdir.

Seneye AB’den beklentiler pek hayırlı olmayacaktır. 

Tabii bu arada gelir yönünden daha aşağı rakamlarda olunabileceği de unutulmamalıdır. 

Türkiye “ekonomik ambargo” ve “turizm ambargosu” ile karşı karşıyadır.  KKTC ise aynı ambargonun başka bir boyutundadır.

Kıbrıs’ta anlaşma hiç bir zaman olmaz. Zira Güney Kıbrıs AB ülkesidir. Alacağını almıştır. Ayrıca İngilizler, oradaki “üslerin” sahibidir. Anlaşmaları hiç istemez. Amerika ve İsrail ise Güney Kıbrıs ile dosttur. Rusya ise iyi ilişkiler içindedir.

Bunların hepsinin sonucu, KKTC ile Güney Kıbrıs’ın hiç bir zaman anlaşamayacaklardır. 

Güney Kıbrıs ise müsait zamanı beklemekte ve kuzeyi ilhak hazırlıkları içindedir. Bu, dış siyasetlerinin ana hedefidir. 

KKTC otelleri ambargosu

Güney Kıbrıs, güneyden girip kuzeye geçecek turistlere (ki geçen sene sayı 300 bine yakındır) “Bu sene Türk otellerine geçemezsiniz” demektedir. “206 tane Türk oteli Rum malıdır” saçmalığı ile geçişe müsaade etmemektedir. 

Uzatmayalım, özellikle İsrail’den gelen turistleri de sınırda etmedik zorluklarla perişan ettiler geçen sene. 

KKTC, işi Birleşmiş Milletler’e götürdü. Ama sonuç beklemeyiniz. Yunanlılar ve Rumlar yalnızca bir şeyden anlarlar: Ekonomik ambargo.

Bunun için Türkiye derhal bir karar almalıdır.

Türkiye, kendi vatandaşlarına Yunan adalarına gidişi bir müddet için yasaklamalıdır. Görün bakın bu iş nasıl düzelecektir… 48 saatte… Zira adaların geçimi, Türklerin adalara ziyarete gelmesine bağlıdır. 

Bir örnek vereceğim… Geçen yıllarda Çeşme’den Sakız’a gitmek, fırtına nedeni ile mümkün olamadı birkaç gün… Sakız halkı kiliselere koştu ve “Fırtına dursun ve Ertürk Feribotu adaya Türkleri getirsin” diye dua etti.

Türkiye’nin siyasetçileri, laf üretmeyi bırakmalı ve sonuca ve gerçeklere dönelim…

Meşhur meseldir… Sana ne yapılıyorsa, ona da sen aynisi ile iadesini yaparsın. Hem de beklemeden, gecikmeden anında...

Gerisi boş laflardır, ey milletimin tarih okumakta özürlü insanları...

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...