Yüzde beş büyümek ne demek

15.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye ekonomisi 2. Çeyrek büyüme rakamları açıklandı, % 5,1 gelen büyüme rakamının beklentileri karşıladığını söylemek mümkün. 1. Çeyrekte gelen % 5 büyüme rakamıyla birlikte 2017 yılsonunda büyümenin  bu civarda gerçekleşme ihtimali oldukça yüksek .

Büyümek demek üretim demek, tüketim demek, istihdam demek, ihracat demek,  mutlu bir Türkiye demek. Her yılbaşına yaklaşıldığında önemli köşeleri tutan ekonomi yazarçizer takımı önümüzdeki yıl beklentilerini yazmaya başlarlar. Geriye dönüp baktım ne yazmışlar? 2017 için ne düşünüyorlardı? İsimlerinin önünde önemli unvanları olan arkadaşlar bunlar, bizim ekonomi dünyasında sözü dinlenir şahsiyetler.

O kadar karamsar kötümser bir tablo ortaya koymuşlar ki anlatılmaz. 2017 kayıp yılların en kayıp yılı olacak, resesyon kaçınılmaz, ihracatta azalma olacak, büyümede 2016 yılını yakalamak zor görünüyor vs. vs.

Nouriel Roubini diye bir adam vardı hatırlayanlarınız vardır, kriz kahini, global krizi yıllar önceden bilen adam diye pazarlandı senelerce. Birçok konferans verdi, Türkiye’ye bile geldi, kitaplar yazdı.

Dünya kriziyle ilgili söyledikleriyle ilgilenmiyorum ancak kendisinin bu kadar kitap satışı ve konferanstan sonra ekonomik krizden çıktığı kesin.

2017 Ocak ayında da Türkiye ekonomisi batar diye kehanette bulunan bu adam duran saat misali senelerce Global kriz olacağını söyledi durdu, kriz çıkınca ortalığa atılıp ben demiştim diye bağırmaya başladı.

Sistem basit, desem ki herşey çok güzel olacak güneşli günler bizi bekliyor. Ekonomi çok iyi olacak, cepler para dolacak zaman derler ki sana ne gerek var, her şey zaten iyi, hastalanmayan adamın doktora selam vermediği gibi, kriz yoksa ekonomiste de gerek yok, deprem yoksa kim takar sismoloji uzmanını.

2001 yılı krizinden sonra, ekranlarda aslen maliyet muhasebesi hocası olup kendini ekonomi profesörü diye yutturan tipler dolaşırdı. Türkiye ekonomisinin düzelmesi için ya konsolidasyon olması(borçların ödenmeyerek uzun vadeye yayılması)yada yüzde bin enflasyon olması gerekirmiş. Daha neler! Çok şükür ki bunlara kulak asan olmadı.

Bunları söyleyenler milyonların kalplerindeki korkuyu, endişeyi ve bu endişenin yaratacağı olumsuz reaksiyonları ve hatta endişeli toplumun ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini hesaba kattıklarını zannetmiyorum. Bu tayfa için tek amaç şahsi reyting ve beka beklentileridir. Maalesef ki toplumlar olumsuzun satın alınması konusunda daha hevesli ve meraklıdır. .

Her ne kadar şahsi reyting kaygıları olsa da bizim ekonomistlerin bir kısmında hala Türkiye’yi yabancı ‘’saygın’’ kuruluşlar üzerinden okumak alışkanlığı var. Haksızlık etmiş olmayalım bu alışkanlık bizim sosyologlarda, tarihçilerde, mühendislerde ve bilcümle meslek guruplarının hepsinde var neden ekonomistlerde olmasın.

2017 yılı başında İMF’nin Türkiye büyüme beklentisi %2,9 idi nisan ayında bu rakamın Türkiye’ye çok olduğuna karar verip %2,5 revize ettiler.

Dünya bankası ise yılbaşında %3 olarak beklentisini açıklamıştı ilk çeyrek  %5 çıkınca  % 0,50 daha lütfederek yılsonu beklentisini % 3,5 olarak revize etti.

Diğer kredi derecelendirme kuruluşlarını ne siz sorun ne ben söyleyeyim hepsi toplanmış rakamlarını revize etmekle uğraşıyorlar.

Ama bütün bunların tek suçlusu Türkiye’dir koca koca dünya ekonomisine yön veren kuruluşlar sana % 2,5 büyü demiş sen kalmış  %5 büyümüşsün, Üstelik sahada çalışıp bilgi üretmek yerine sürekli dışarıyı okuyan profesörleri yanıltıyorsun.

Hadi bakalım yanıltmaya devam.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...