Türkiye bazı konularda çok rahatsız...

8.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemiz dünya platformunda 95 yılını idrak etmek üzere. Ancak başlarda iyi giden ve gelişen ülkemizde gittikçe sıkıntılı dönemlere erişmemizde bir terslik olsa gerek. Şu anda adeta bir kuşatma altında. Önüne gelen, özellikle Türk ve Atatürk konularında kötüleme yarışında ve ülke geçmişi ile karalamaların arttığı bir dönemi önümüze sermeye çalışmaktadır.

Bu ise büyük güçlerin oyunundan başka bir şey değildir. Çünkü Türkiye dünyaya açılmış, insanının doğuştan nitelikleri olan, özgürlük ve atılımcılığının meyvalarını etrafa serpiştirerek, dünya ekonomisinde de yerini almaya çalışmaktadır.

Bu ise AB ülkeleri ile Amerika ve stratejik ortaklarına sıkıntı vermenin yanında endişelendirmektedir de.

Peki niçin? Neden bu telaş ve karalamalar?..

Gayet basit. Türkiye kendisine biçilen şablon ve ölçüyü zorlamaktadır. Yani dünya siyasetinde öne çıkmaktadır. Bu arada “İslam” ülkesi olması nedeni ile dünyada mevcut biat kültüründe ve adeta gizli sömürge durumundaki 94 civarındaki İslam ülkesine örnek olması ve uyanmalarında emsal teşkil etmesinden korkulmaktadır.

Bu iş zaten “Atatürk'ün” Türkiye’yi kurması ile başlamış ve bugüne kadar da gizli saklı devam eden bir senaryo halinde derinden işlenmeye devam edilmektedir.

Peki biz ne yapıyoruz?..

Türkiye bu işte Atatürk dönemi hariç pek fazla Batının ve Amerika ile stratejik ortakları olan İngiltere ve İsrail’in orta Doğudaki menfaatlerini ve çok eski tasavvurlarından ve planlarından haberdar olmakta ve onları daima hatırlamakta geç kalmıştır.

Öncelikle siyasetçilerimiz günübirlik yaşamın gerçekleri içinde boğulmuşlar; tarih ve özellikle siyasi tarih ve dinler tarihi hakkında Ortadoğu’nun önemini kavramaktan uzak kalmışlardır.

İstisnalar olmamış mıdır? Tabii ki kıymetli siyasetçilerimiz bunları fark etmiş, ama ne yazık ki sözlerinin öneminin anlaşılmasında başarılı olmaktan uzak kalmışlardır.

Türkiye’nin hudutları değiştirilmek istenmektedir. Özellikle Güneydoğuda mevcut iki nehrin, Dicle ve Fırat’ın sularının gelecekte çok önem kazanacağı ortadadır. İkincisi, Suriye parçalanmış, Irak parçalanmış, Ermenistan Batı güçlerince korunarak genişletilmek istenmektedir.

Ayrıca İsrail’e verilen sözlerle adeta bir küçük İsrail+Kürt kukla devleti yaratılmak istenmektedir Türkiye sınırında.

Bu gerçeklerin oluşumu için de her türlü senaryo hazırlanmakta, dini tarikatlar ve cemaatler kışkırtılmakta, Türk milletini kamplara ayırmanın planları ve çalışmaları yapılmaktadır.

Batı bütün İslam devletlerini din yolu ile tarikatları ve cemaatleri kullanarak parçalamış, geri bırakmıştır.

Cumhurbaşkanımız işin farkına varmış ama maalesef etrafındaki danışmanlar hala uyanmamış gibiler. Kendisine geçmiş tarih ve siyaset gerçeklerinde pek yardımcı olmadıkları hissi uyanmaktadır.

Türkiye hızla toparlanmak durumundadır.

Almanya’nın seçim propagandasındaki maskaralıklar kabak tadı vermiştir.

Peki bizim kabahatimiz yok mu?

Batı siyasetçilerinin psikolojik destekçileri ve yardımcıları Türkiye’nin siyasi liderlerinin karakter ve psikolojik durumlarını çok iyi araştırırlar ve onları tahrikte ustadırlar.

Diplomasi dilinin inceliklerini bildikleri için onları kızdırarak adeta "Sevimsiz" hale gelecekleri sözleri söyletmeye teşvik ederler. Maalesef bu tuzağa düşmekte biraz ihtiyatsızlık ettik gibime gelmektedir.

Dünyada hakaretlerle, meydan okumalarla yapılan hamleler iyi karşılanmaz, biraz daha ince ve her türlü tarafa çekilebilen zarif iğnelemelerle istenen çok iyi söylenebilir

Ne olursa olsun...

Batı, Amerika ve İngiltere gibi usta araştırma ve Think Tank merkezlerine sahip uzun vade planlamaların sonuçlarıyla elde edilen taktikleri ve stratejileri anlamakta biraz daha dikkat sarf etmemiz ve tecrübe kazanmamız şart.

Uzun inci bir yoldayız. Tuzaklar ve her şeyin olabileceğini gösteren ihtimallerin dünyasındayız. Dikkatli olalım diyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...