TABA’ya başkan oldu, ABD ile ticareti geliştirmek için yola çıktı

25.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bugün olduğu gibi o yıllarda da aynı sıkıntı vardı. Siyasi ve askeri alanda çok yakın ilişki kurduğumuz, birlikte hareket ettiğimiz ABD ile bir türlü ticareti istenen noktaya getiremiyorduk.

Bu konuda mesafe alınması için çok önemli bir adım atıldı ve 1987 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile bir dernek kuruldu.

Türk-Amerikan İşadamları Derneği ya da İngilizce adı ile Turkish American Business Association kuruluş öyküsü böyle başladı.

Bu derneğin aynı zamanda Türkiye’deki Amerikan Ticaret Odası olarak faaliyet göstermesi kararı alınır ve kısa adı TABA-AmCham olarak belirlenir.

Kamu yararına çalışma statüsü verilen derneğin kuruluşuna bizzat dönemin etkili siyasetçisi Turgut Özal önderlik etti ve yolunu açmak için elinde geleni yaptı.

İş dünyasının en sevilen isimlerinden biri Erdal Kabatepe’nin ilk başkanı olmasını bile Özal’ın istediği söylenir.

Kabatepe sonrasında iş dünyasının en güçlü isimlerinden Uğur Terzioğlu, bankacılık sektöründeki efsane olan Bülent Şenver ve bugün derneğin onursal başkanı olan Zeynel Abidin Erdem başkanlık yaptı.

O günlerde bir şeyler yapılmaya çalışıldı ama istenen bir türlü olmuyordu.

Sonra Adnan Nas dönemi ile birlikte tartışmalı süreç başladı. Ekim Alptekin’in ikinci kez başkan olması için yapılan genel kurulda olaylar çıktı.

Bir anda başkan olan Zeynep Dereli bir anda başkanlıktan gitti.

Ve sonrasında genç biri isim Bora Gürçay’ın yönetiminde derneğin gerileme süreci devam etti.

Derneğin internet sitesinin etkinlikler kısmında son çalışmanın 2015 yılında yapıldığı, yeni etkinlik kısmının da boş kaldığı görüldü.

Tam bu dernekten bir şey olmaz derken 2010 yılından bu yana dernek faaliyetleri içinde yer alan ve herkesle barışık bir isim Ali Osman Akat bir ekiple derneğe sahip çıkma, genel kurulda aday olma kararı aldı.

Bakü-Tiflis- Ceyhan Petrol Hattı Projesi’nde aktif çalışan, ABD şirketi Redcom’un Türkiye temsilciliğini yapan, değişik danışmanlık hizmetlerini başarıyla yürüten, savunma alanında önemli projelere imza atan Akat bu dernekten çok iyi sonuçlar alınacak projeler çıkacağına inanıyordu.

İnancını bir grup üye ile paylaştı. Aday oldu. 41 oy alan bir önceki başkan Bora Gürçay’ı geride bırakıp 72 oyla başkanlığa seçildi.

Ayrıca 15’e yakın kendisini destekleyen bazı üyeler farklı gerekçelerle genel kurulda oy kullanamamıştı.

Seçilir seçilmez seçim öncesi ortaya koyduğu projelerin hayata geçmesi için düğmeye bastı.

Genel kurul sonrası değerlendirmelerine ilişkin uzun bir görüşme yapma şansı bulduk kendisi ile…

İlginç tespitleri vardı… Önce birlikte hareket ettiği ekibe yönelik değerlendirmelerini aktaralım:

-         Yeni dönemde iş dünyasının iki önemli kurumunda yer alan isimleri dahil ettik yönetime. İstanbul Ticaret Odası’ndan çok tecrübeli isim Dursun Topçu bizimle olacak. Onun tecrübesi, bilgi birikimi bizim için çok önemli. Yine MÜSİAD’dan bir arkadaşımızda yönetimde. Bu iki isim iş dünyası ile daha geniş ilişki kurma noktasında bizim önümüzü aydınlatacak. Yeni Yüksek İstişare Kurulu’nda çok tecrübeli isimler var. Onların desteği bizim için çok önemli. Bu kurula yeni isimleri dahil edeceğiz.

Yeni çalışma ekibi ile ilgili bu bilgileri verdikten sonra derneğin etkinliği anlatmak için şu bilgileri aktardı:

-         Bu dernekte ABD Başkanının ticaretle ilgili en etkili isimleri yer alıyor. ABD’nin resmen tanıdığı bir örgüt. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi, ABD’nin İstanbul Başkonsolosu, Ticaret Müsteşarları ve Ateşeleri ile ABD Ticaret Odası’nın resmi temsilcisi, Merkez Yönetim Kurulu’nun Onur (fahri) üyesi… Böyle etkin bir derneğin daha çok işler yapması gerekiyor…

Merkezi İstanbul’da bulunan ABD’nin resmen içinde yer aldığı, Ankara, İzmir ve Çukurova’da şubeleri bulunan TABA –AmCham Başkanı olarak neler yapacak… İşte Ali Osman Akat’a bunları sorduk… Cevap çok uzundu. Özetle aktaralım:

. ABD ile ticaret bizim lehimize istediğimiz seviyede değil. Dünyanın en büyük ekonomi ile Türkiye’nin ticaretini daha üst noktalara çekmeliyiz.

. Bu noktada biz köprü olacağız. Sadece genel kuruldan genel kurula bir araya gelen değil, dinamik, proje üreten işadamlarının önünü açan bir anlayışla hareket edeceğiz.

.  Amerika’daki ekonomik girişimlerimizin önünü kapatan engellerin ortadan kaldırılması için lobi faaliyeti yürüteceğiz. Ticaretin artması için yıllardır yılan hikayesine dönen serbest bölgenin hayata geçmesi için çalışacağız.

. 2023 hedefi 500 milyar dolar ihracatı gerçekleştirmek için ABD’ye daha çok ürün ve hizmet satmalıyız.

. ABD firmalarının Türkiye’de yatırım yapmasını sağlamak için Amerikan Eximbank’ın daha aktif hale gelmesini sağlamalıyız.

.Türkiye’de yerleşik Amerikan firmalarının sorunlarının çözülmesi ve yatırıma teşvik edilmesi için Amerikan firmalarına özel TABA bünyesindeki Yatırım Ajansı’nın geliştirilmesi gerekli olduğuna inanıyoruz.

. Dünyada siyasi ve ekonomik alanda birçok değişim yaşanıyor. Her geçen gün zorlaşan rekabet koşulları firmalarımızın da yeni stratejiler belirlemesini zorunlu kılıyor.

. Biz bu düşünceden yola çıkarak bireysel uğraşı yerine bilinçli, bilgili ve tecrübeleri ortaya koyarak bir yöntem topyekün  bir çalışma yapacağız.

. Bu kurum birlikte hareket etmenin yolunu açacak. Bu beceriyi ortaya koyacak. Biz üyelerimizin önünü açacak çalışmalar yapacağız.

. Biz yeni TABA yönetimi olarak bunu yapmaya talip olduk. Biz bunu görev olarak benimsedik. Bunu yapacağız.

. Türkiye ve Amerika arasında ilişkileri geliştirmek için yapılacak çok işimiz var. Bu bilinç ve düşünceyle göreve talip olan ben ve değerli yönetim kurulu üyeleri ile yüksek istişare heyetimiz bunu başaracak.

 

İşte yeni yönetim kurulu
Ali Osman Akat.....ATALLONE A.Ş.

Mustafa Necati Işık.....VERA

Serdar Kılıç…..KILIÇ HUKUK

Gökyar Karşı…..ITISE

Süleyman Sanlı…..NARİN

Hamit Mücellit…..SARKUYSAN

Hakan Orduhan…..TURSAN

Şansal Turline…..KOZMETİK A.Ş

Özgür Rodoplu…..BAB GROUP

Coşkun İnce…..BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ

Hakan Avdan…..İNVESTAZ

İzzet Serhat Demir…..TURKCELL

Ali Rıza Arslan…..EMSAŞ

İbrahim Uyarin…..TRECYCLİNG

Dursun Topçu…..REİS MAKİNE A.Ş.

 

 

Yüksek İstişare Kurulu şu isimlerden oluştu

 

Bayram Ali Bayramoğlu

İsmet Güral

Necat Gülseven

Hüseyin Erkan Selah

Gül Hatice Cebeci

Eniz Akdağ

Atilla Kuruçayırlı

Şenay Türk

Leon Mayorkas

Tolga Kaan Değirmenci

Gökçe Bengisu

Eytan Levi

Uğur Akkuş

 

Gıda sektörü Almanyaçıkarmasına hazırlanıyor
Türkiye dünyanın önemli gıda ve içecek üreticileri arısında yer alıyor. Ancak bu alanda markalaştırmayı başardığı bir etkinliği henüz yok. Bu konuda bazı çalışmalar var. Özellikle Antalya’da ANFAŞ Genel Müdürü Murat Özer bu konuda önemli adımlar atıyor.

Ama 7-11 Ekim tarihlerinde Almanya’nın Köln kentinde yapılacak olan Anuga Fuarı’nın etkinliğine ulaşmak için daha çok yol almamız gerekiyor.

Dünya gıda sektörünün kalbi bu fuarda atacak. Yiyecek ve içecek, fırınlanmış ürünler, tatlılar, pastalar, süt ürünleri, dondurma ve hazır yiyeceklerdeki son gelişmeler bu fuarda sergilenecek.

Bu yıl ki fuara biraz da sosyal boyut katılacak. Sağlıklı ya da güvenilir ürünler damgasını vuracak.

Gıda ve içecek sektörümüz tam kadro burada olacak. İstanbul  Ticaret Odası bir önceki fuarda olduğu gibi bu defa da Türkiye’nin ağırlığını ortaya koyması için çalışmalara başladı.

İstanbul Ticaret Odası Anuga 2015’e ağırlığını koymuştu. 108 ülkeden 7 bin 63 firma katıldığı fuara Türkiye 230’u İstanbul Ticaret Odası organizasyonuyla, 50’si ise bireysel katılım olmak üzere toplam 280 firmayla katılmıştı.

Bu katılımla Almanya (769 firma), İtalya (993 firma), İspanya (485 firma) ve Çin (432 firma) ilk dört sırayı paylaşmış, Türkiye ise beşinci sırada yer almıştı.

Anuga Gıda ve İçecek Fuarı (7e bu etin katılımla ilgili İTO Başkan Yardımcısı Dursun Topçu şu sözlerle değerlendirmişti:

. Bu etkinlik yeni ve uzak pazarlara ihracat şansı yakaladığı dev bir pazar…

. Katılım sayısı açısından 5. sıradayız. Türkiye’deki gıda üreticilerinin son senelerde sağladığı gelişme çok önemli.

. Türk firmaları Avrupa’da artık ciddi bir potansiyel buluyor. Anuga da bunun en önemli pazar sunucusu.

. Bu fuar sektörün en önemli fuarı diyebiliriz” dedi. 10 ana bölümden oluşan fuara Türkiye; genel gıda, unlu mamuller, dondurulmuş gıda ve içecek olmak üzere 4 ana bölümde iştirak etti.

O günden bu yana Türkiye’nin gıda sektörü önemli adımlar attı. Özellikle güvenilir ürün konusunda başarılı çalışmalar imza attı. Önümüzdeki günlerde yapılacak etkinliğe katılım bu yüzden çok önemli… Tam da İstanbul Ticaret Odası’nda seçimlere odaklanıldığı o günlerde bakalım bu defa katılım konusunda aynı başarı sağlanacak mı?

 

 

Mahiroğlu e-ticarettemaharetini konuşturacak
Birkaç yıl önceydi… İstanbul’da iş dünyasının kalbinin attığı Maslak’ta çok önemli bir kuleyi başarıyla hayata geçiren bir işadamı ile sohbet ediyoruz… İlginç bir tespit yaptı:

-         Sürekli tırlar geliyor… Gündüz girişlerini engellemek zorunda kaldık.

İlginçti… Ne tırları geliyordu… Şaşırdık… Şaşkınlığımızı görünce devam etti:

-         Özellikle Markafoni’den geliyor. Bizim iş merkezimizde çalışanlar binlerce sipariş veriyor. Onlar da tırlarla gönderiyor bu siparişleri…

O zaman e-ticaretin Türkiye’de en azından Maslak’ta geldiği noktaya şaşırmıştık.

Sonra işler ters gitti… Tam ne olduğun anlamadık. Haziran ayında Markafoni faaliyeti durdurdu.

Yine şaşırmıştık… Nasıl oldu diye düşündüğümüz sırada Avrupa’da özellikle de İngiltere’de çok başarılı olan Türk işadamı Cafer Mahiroğlu’nun şirketi Select, Markafoni’yi satın aldı.

Mahiroğlu’nu hep yurtdışında başarılı olmuş Türk futbolcularına benzetirim… Uygun şartlar, uygun altyapı olduğunda onlar nasıl dünya çapında futbolcu oluyorsa Cafer Mahiroğlu da yurtdışında başarıyı yakalamış bir işadamıydı.

Uzun süredir Türkiye’de yatırım fırsatlarını araştırıyordu. Hatta birkaç yıl önce yaptığımız bir televizyon programında “Sektör çok önemli değil, uygun fırsat arıyoruz” demişti.

Uygun fırsatı e-ticarette yakalamış olacak ki Markafoni’yi satın alınca şunları söylemişti:

-         Türkiye'deki ve dünyadaki e-ticaret sektörünü çok yakından takip ediyoruz. Markofoni bu sektörde önemli markalardan biri… Markafoni, Türkiye'de bir hikayenin üzerine oturmuş, Türkiye'de e-ticaretin ilk çıktığı yıllarda kendini konumlandırmış, doğru pozisyon almış, insanlara doğru mesaj vermiş ve ulaşmış bir marka. En önemli kısım, markayı insanların kafasına kazıyabilmek. Önümüzdeki bir kaç yılda dünya, e-ticaretin kaybolan şirketlerinin çöplüğüne dönecek. Birçok şirket açılıyor, aradan geçen belli sürede sektörden diskalifiye oluyor. Oysa bazı isimler kafaya kazınıyor, Markafoni'de bunlardan biri. Markanın bilinirliğinin, akıllara kazınmış olmasının bir değeri yok, bunlar parayla satın alınabilen şeyler değil. Diğer yandan dünyanın her yerinde bu yatırımı yapabilirdik, dünyanın 5 ülkesinde işletmelerimiz var ama bizim Türkiye'ye karşı sorumluluğumuz var, Türkiye'nin geleceğine güveniyoruz. Burada kendi ülkemde de var olmak istiyordum. Bu benim için çok önemli bir imkan oldu ve değerlendirdim.

İşte böyle dedi ve 4 yıl önce 270 milyon dolara el değiştiren Markafoni’yi 15 milyon dolara satın aldı. 30 milyon doları yakın bir yatırım hedeflediğini ve kısa süre içinde yeniden faaliyete geçileceğini söyledi.

Söylediğini yaptı da…

Ve en etkili internet alışveriş sitesi Markafoni yeniden açıldı. Bakalım yeniden tırlar yola çıkacak mı?

Avrupa’ya açılmayı hedefleyen Cafer Mahiroğlu tüketiciyle yeniden ilişki kurup, Markafoni’yi nerelere taşıyacak yakından izleyeceğiz.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...