30 Ağustos’u İzmir'de yaşamak...

25.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bu hafta Bayramlar haftası… 26 Ağustos 1071 Türk'ün Anadolu'ya mührünü vurduğu tarih… 30 Ağustos 1922 Anadolu'nun tapusunun Türkiye Cumhuriyeti adına tescil edildiği gün… 

O gün Orta Anadolu'dan, Sakarya'dan kopan askerin İzmir'e ulaşacağı günlerin arifesi... Bu yıl bu müstesna günlere Kurban Bayramı da rast gelince, bu hafta kendiliğinden bir bayramlar haftasına dönüştü. Elbette bu şenlik günlerine İzmir'e mahsus Fuar da eklenince, güzel İzmir bir başka coşkuya, bir başka heyecana ulaştı.

İzmir Fuarı genç Cumhuriyet'in simgesidir. Kurtuluş Savaşının yanık İzmir'inin küllerinden seksen altı yıl önce Zümrüdü Anka kuşu gibi yeniden doğan İzmir Fuarı, genç Cumhuriyetimizin süngüyle oluşan karakterinin ekonomi ve endüstriyle taçlanmasıdır. Dolayısıyla Zafer sonrası İzmir Fuarı o günün şartları içinde Türkiye’mizin uygar yüzüdür.

Genç Cumhuriyetimizin oluşumu ise 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi Zaferi’nin eseridir. 30 Ağustos Türk askerinin, Türk komuta kademesinin ortaya koyduğu bir strateji dehasıdır. Harp tarihi derslerinde dünyada örnek gösterilen ve üzerinde askeri makaleler kaleme alınan 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi Büyük Atatürk'ün Mareşallik rütbesiyle idare ettiği savaşın adı olduğu kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı tarihin de,  tescil edildiği gündür.

Hâsılı 30 Ağustos Zaferi;  26 Ağustos 1071'de Anadolu'ya ayak basan Türkleri,  dokuz asır sonra Küçük Asya'dan atma Projesi’nin yırtılıp çöpe atılmasıdır. Bunu gerçekleştiren ise Mustafa Kemal ve O'nun komutası altındaki Türk Ordusu'dur.

Gençler ve bir takım enteller 30 Ağustos Zaferi'nin farkında değillerdir. Gerçekte ise bugünkü varlık sebebimiz 30 Ağustos' dur.

Dolayısıyla 30 Ağustos'u anlamaları için gençlere önereceğim bazı kitaplar olacaktır.

Ama sözünü edeceğim kitaplardan önce, her aydının Falih Rıfkı Atay'ı tanımasını, okumasını isterim. Yalnız Falih Rıfkı Atay’ı okumak dahi Milli Mücadeleyi,  30 Ağustos' u anlamağa yeter de artar bile...

Falih Rıfkı Atay'ın Çankaya, Zeytindağı, Mustafa Kemal'in Mütareke Defteri ve Babanız Atatürk kitapları, 30 Ağustos' u yaşayan ve yaşatan eserlerdir. Zira Falih Rıfkı Atay Atatürk'ü en iyi kavrayan ve Türkçeyi en güzel şekliyle kullanarak, sağlam ve çekici bir üslupla, yaşananları bize intikal ettiren gerçekçi ve kabul gören bir yazardır. O 1922 yılından 1950 yılına kadar parlamentoda bulunmuş ve Atatürk ile İsmet Paşa'nın başyazarı olmuş bir şahsiyetti. Başta Atatürk olmak üzere Cumhuriyeti kuranlar O'na inanmış ve değer ölçülerine itimat etmişlerdi.

Sözünü edeceğim diğer kitaplara gelince;

-Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun YABAN, ANKARA ve SODOM ve GOMERO kitapları,

-Halide Edip Adıvar'ın VURUN KAHBE’YE ve ATEŞTEN GÖMLEK kitapları,

-Hasan İzzet Dinamo'nun sekiz ciltlik KUTSAL İSYAN kitapları,

-Aka Gündüz'ün DİKMEN YILDIZI kitabı,

-Mithat Cemal Kuntay'ın ÜÇ ISTANBUL kitabı,

-Mehmet Rauf'un HALAS kitabı,

-Esat Mahmut Karakurt'un ALLAHA ISMARLADIK kitabı,

-Samim Kocagöz'ün KALPAKLILAR kitabı

-Turgut Özakman'ın ŞU ÇILGIN TÜRKLER kitaplarıdır.

Elbette Büyük Atatürk'ün NUTUK kitabı bize o günleri aksettiren en önemli eser ve belgedir.

Şairlere gelince Mehmet Akif, Yahya Kemal, Behçet Kemal, Nazım Hikmet, Mehmet Emin Yurdakul, Samih Rifat,  Faruk Nafiz Çamlıbel,  Enis Behiç Koryürek,  İbrahim Alâaddin Gövsa, Aka Gündüz, Orhan Seyfi Orhon,  Yusuf Ziya Ortaç, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Atilla İlhan emsalsiz mısralarıyla Türk'ün ateşle imtihanını bizlere aksettiren mümtaz insanlardır.

Evet, bu büyük Bayram günleri sıradan günler değillerdir.

Ama bugün bu topraklarda başı dik, özgür yaşıyorsak, bunu 30 Ağustos Zaferi'ne borçluyuz. Bu Zafer başta Büyük Atatürk olmak üzere topyekûn Türk askerinin yüksek cesaretinin ve kahramanlığının eseridir. İzmir'in bu Zafer'le ilgisi büyüktür. Zira esaret günlerinden özgürlüğe ilk adımı milletimiz İzmir'de atmıştır.

Her şeye rağmen tarih önünde zikretmeliyim ki;  benzer sözleri bir gün, bir münasebetle Hamdullah Suphi Tanrıöver, Meclis kürsüsünde sarf edince, ön sırada oturan Atatürk elindeki metal parayı önünde duran masaya vurur, tıklama üzerine kürsüdeki Tanrıöver susar ve Atatürk'e bakar. Atatürk gülümsemeyle;"-Hamdullah, biz Milli Mücadeleyi hamasetle değil, matematikle kazandık. Zaferimiz matematikten ibarettir."der.

İzmir Fuarı’nın İzmirlilere, Egelilere nice yıllar aynı coşkuyu yaşatması dileğiyle 26 Ağustos Malazgirt ve 30 Ağustos Başkumandanlık Meydan Muharebesi Zafer'lerini kutluyor ve idrak etmek üzere olduğumuz Kurban Bayramı'nın neşe ve esenlik içinde geçmesini temenni ediyorum.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...