Eğitimin geriye evrimi

11.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

AKP iktidara geleli beri yıl geçmiyor ki Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretim programını (müfredatını) değiştirmesin; geriye doğru düzenlemeler yapmasın. 2011-2013 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olan Ömer Dinçer bile Habertürk gazetesindeki köşesinde bu durumdan şikâyet etti (!)

Bu yıl da programlarda özellikle Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleriyle ilgili ‘yeni devletçi’lerin düşüncelerine paralel düzeltmeler (!) yapıldı. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetin devrimci kadroları önemsizleştirilirken, Sevr antlaşmasını imzalayan padişahçı hainlerin rolü gizlenmeye çalışılıyor; Şeyh Sait ve Dersim isyanı, Kubilay olayı gibi kalkışmalar ikinci plana atılıyor. Türk hukukunda mecellenin yeri vurgulanırken, medeni kanunundan nerdeyse söz edilmiyor.

Cihat çığlıkları

Hepsinin ötesinde iki değişiklik var ki, tüm Cumhuriyetçileri gelecek kuşaklar adına kaygılandırdı.  Bunlardan birisi eğitim programına “cihat” tanımının girmesi. AKP’ye yakın çevreler, buna “ulvi” bir nitelik vermeye çalışsa da, “din uğruna savaş” anlamı taşıdığını gündelik yaşamımızdan biliyoruz. “El Kaide”, “Işid”, “El Nusra” gibi Amerikan ve İsrail gericiliğinin gizli ya da açık desteği ile kurulan terör örgütleri, Afganistan’da, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta vb. binlerce masumun canını acımasızca kıyarken, ellerindeki kara bayrağın üzerinde “cihat” yazmıyor muydu? Böyle bir öneriyi getirenler, siyasi iktidarın ülke bütünlüğüne sahip çıkacağına dair inancı iyice karartıyor.

Evrim teorisinin inkarı

Öğretim programındaki en ciddi değişiklik önerisi tüm dünyada üzerine binlerce makale yazılan, binlerce araştırma yapılan “evrim teorisi” ile ilgili; “evrim” konusu müfredattan çıkarılıyor. Gerekçe: “Çocukların zihnini karıştırmamak”. Öyle bir gerekçe ki, bir tek Suudi Arabistan gibi gericiliğin kalesi bir ülkede, belki de Taliban baskısı altındaki Afganistan’da geçerli. Prof. Ali Demirsoy, “evrim” konusunun, İran’da bile ilkokul 5. sınıftan başlayarak okutulduğunu belirtiyor. Evrim okumayan çocuklar, “fosilleri” nasıl kavrayacak? Türleşme, genetik gelişmeler, vb. hep müfredat dışı kalacak, öğrenilemeyecek. Dünyada yılda 75 bin araştırma yapılan “evrimsel biyoloji” yasaklanıyor kısacası. Bu kafayla nereye varacak ülkemizde bilim?

Orhan Bursalı, 7 Ağustos 2017 tarihli, “Harikulade evrimsel devrim... Osmanlı’nınAvrupa’ya hediyesi uygarlık”  başlıklı yazısında verdiği örnek dikkat çekici:

 “Aslında gözümüzün önünde çok hızlı harikulade bir evrimsel biyolojik savaşın tanığıyız. Sirke sineklerinin kısa süre içinde nasıl sürekli evrim geçirdikleri laboratuvar koşullarında izleniyor. Aynı şekilde fareler... Kanser genetiği, evrimsel biyolojinin ana konularından birine hızla dönüştü. Hastalıkların mekanizmalarını açıklamak evrimsel biyolojinin çok hızlı gelişen ana araştırma alanlarından biri oldu.”

Ne diyor Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar, “‘Ben Müslüman’ım ve Allah'a inanıyorum. Evrime inanmak gibi bir şey yoktur, evrim bir gerçektir ve inanç meselesi değildir. Suni kavgalar çıkarıp ülkemizi krizlere sürüklüyoruz. Bence bu suni kavga başka şeylerde olduğu gibi maalesef Amerika'dan ithaldir.”

İran bilim yarışında öne geçiyor

Ülkemiz bu gibi düşünsel açmazlar içinde kıvranıp dururken, “gerici” diye suçlayıp durduğumuz İran, bilim yarışında bizi geçmeye başladı. TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Mehmet Doğan’ın, “Herkese Bilim Teknoloji”dergisinin (www.herkesebilimteknoloji. com) 4 Ağustos 2017 tarihli 71. sayısında yayınlanan araştırmasının başlığı “İki Komşu Arasında Bilim Yarışı”. Yazıdan, matematik, bilgisayar, kimya gibi alanlarda İran’ın, sağlık, kimya ve fizik alanlarında Türkiye’nin önde olduğunu öğreniyoruz. İran’ın, Ar-Ge bütçesini 2030 yılına kadar yüzde 400 artırarak, Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının yüzde 4’ünü hedeflemesi, bu atılımda tayin edici bir rol üstlenecek.

Biz “cihat”ın yüceltilmesi, “evrim teorisi”nin yasaklanması gibi işlerle uğraşırken, “gerici” diye gördüğümüz komşumuz çok önemli hamleler yapmaya hazırlanıyor. AKP yöneticileri, kripto FETÖ’cülerin, Amerika ve İsrail üzerinden ülkemizi parçalamayı planlayan PKK yandaşlarının ve onların yardakçısı liberallerin oyununa geliyor yine. Ensar Vakfı gibi karanlık cemaatçi kurumları devreye sokmaya çalışıyorlar.

Siyasi iktidarın bu yaptıkları çıkar bir yol değil ülkemiz için. Bölgemizdeki kanlı gelişmelere bakarak laik cumhuriyet ilkelerinden ayrılmanın ülkeyi karanlıklara götürdüğünü görmeliler. Yoksa işler daha da kötüye gidecek.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...