Toprak insanları

4.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çocukluğum, ilk gençlik yıllarım, toprak insanlarının arasında geçti… Üç kuşaktır üzüm üreticisi ve Tariş ortağı olan bir ailenin çocuğu olarak; hayatımın her döneminde, kırsal kesimin sorunlarına ilgi gösterdim, hiç onlardan kopmadım. Hayat hikâyemi ve o yıllarda hem üniversitede okuyup hem de Tariş’te çalıştığımı öğrenen, Ekonomi Bölümü Başkanımız rahmetli hocam Prof. Dr. Oğuz Çataloğlu, İktisat Fakültesi’ni bitirme tezi olarak ‘Çekirdeksiz Kuru Üzümde Üretim ve İhracat İlişkileri’ konusunu vermişti. Hazırladığım tezle, Hocamızdan iyi bir not almıştım…

Rahmetli annem ve babam, tam bir toprak insanıydılar. İlkokul mezunu olmalarına karşın, hayatın örsünde kendilerini yetiştirmişlerdi. Toprağa, üretime ve emeğe büyük değer verirlerdi. O dönemlerin dar olanaklarında, dünyada ve ülkede olup biteni yakından takip etmeye çalışırlardı. Gazete ve kitap hiç ellerinden düşmezdi. İkisi de CHP’de aktif olarak politikayla uğraşırlardı. Daha çocukluk yıllarımda, babamın elimden tutarak, CHP’nin, TİP’in toplantılarına götürdüğünü anımsıyorum…

İzmir, Ege ve tarım

Babam, Ege Bağcılar Birliği’nin kurucularından ve Ege’deki ilk üretici eylemlerinin örgütleyicilerindendi (1960’ların sonu ve 70’lerin ilk yılları). Benim elime mikrofonu ve megafonu tutuşturduğunda, henüz ortaokul öğrencisiydim. İlk ajitatörlük deneyimlerimi, köyleri dolaşıp üreticileri mitinge, yürüyüşe çağırarak yaşadım. Daha o yıllarda başlayan mücadelemiz, kırsal kesimin sorunlarına olan ilgimiz ve duyarlılığımız hiç tükenmedi. Sonraki yıllarda, Tariş’te ve basında yaptığım çalışmalarda da, her daim, toprak insanlarının sorunları ile hemhal oldum. Yaşamı boyunca toprak insanlarının kavgasını veren rahmetli babamız Asım Örs’ün anısına ithaf ettiğim, 30 yıl önce yayımlanan ilk kitabımın adı da ‘Toprak İnsanları’ydı (Dönemeç Yayınları, 1987)…

Yıllar sonra, bütün bu yaşanmışlıkları anımsamamız, yüreğimizde duyumsamamız, elbette tesadüfü değil. İçinde bulunduğumuz dönem, Ege bölgesinde hasat dönemidir. Önce Gediz ovasında ‘sarı sultaniye’ üzümün hasadı başlayacak; ardından, Küçük ve Büyük Menderes ovalarının balı, incir toplanacaktır. Güz döneminde de, daha geniş bir coğrafyada, üreticinin ‘beyaz altın’ı pamuğa sıra gelecektir. Sonra mevsim kışa yöneldiğinde, Ege’nin bir başka simgesi zeytin devreye girecektir. Bir zamanlar Ege’nin beşinci simge ürünü sayılan tütünden ise, artık pek iz kalmamıştır günümüzde!..

Kırsal kesimde sorunlar

Yakın zamana kadar, tarımda kendine yetebilen sayılı ülke arasında yer alan Türkiye, bu önemli özelliğini maalesef yitirdi. Onca tarımsal zenginliğe sahip ülkemizde, artık pek çok ürünü dışarıdan ithal eder hale geldik. Üreticiyi yalnız ve desteksiz bıraktık. Üreticinin en önemli dayanağı Tariş’i ve benzeri kooperatif birliklerini yok ettik. Bütün bunlar, yanlış tarım politikalarının sonucuydu.

Bizce, siyasal iktidarın, milli eğitimden sonra en başarısız olduğu alan tarım ve hayvancılık oldu. Bunun farkında olmalılar ki yeniden bakan değişikliğine gittiler. Bakalım bu yeni bakan döneminde, tarım sektörüne ve kırsal kesime yönelik ne gibi gelişmeler yaşanacak?

Üretime değil, ithalata destek

Tarım alanındaki yanlış politikalar, yalnız üreticiyi değil tüketiciyi de vuruyor. Gıda alanındaki kriz derinleşiyor. Başta buğday ve hububat olmak üzere, tarım ve hayvancılıkta ithalat gümrük vergilerinin düşürülmesi, üreticiyi küstürüyor ve üretimden uzaklaştırıyor. Sözde gıda fiyatlarının aşağıya çekilmesi için yapılan düzenlemeler, sonuçta hem üreticiyi, hem de uzun erimde tüketiciyi vuruyor. Kriz büyüyor, sorunlar ağırlaşıyor.

İçinde bulunduğumuz dönem, kırsal kesimde hasat dönemidir. Aslında hasat, üretici için düğün bayram demektir. Öyle ya, 12 ay boyunca verilen emeğin uğraşının sonucu alınacak, üreticinin cebine para girecektir… Ancak son yıllarda işin rengi değişmiş, hasat dönemi, üreticinin karalar bağladığı dönem haline gelmiştir. Öyle ki, artık üreticiyi, bir yıl boyunca ürününü üretmek değil, hasatta satıp değerlendirebilmek daha çok düşündürmekte ve yormaktadır!..

Toprak insanları yeni bir hasat dönemini yaşarken; ürünlerinin bol ve bereketli olmasını diliyoruz. Önümüzdeki süreçte, üreticilerin beklentileri, talepleri dikkate alınsın diyoruz. Bu arada, başta siyasetçiler ve kanaat önderleri olmak üzere, ülke ve bölge sorunlarına duyarlı herkesin dikkatini tarıma, kırsal kesime çekmek istiyoruz.

Toprak insanlarını unutmayalım, unutturmayalım!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...