Muhalefetten beklenen

21.7.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

16 Nisan Anayasa Referandumu’nda bir araya gelen muhalefet bileşenleri, ‘Hayır’da buluşarak, önemli bir birlikteliği hayata geçirdiler. Ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önderliğinde yapılan ‘Adalet Yürüyüşü’ ve sonrasında gerçekleştirilen ‘Maltepe Buluşması’, muhalefet hareketini yeni bir boyuta taşıdı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve ana muhalefet CHP’nin, farklı kesimleri kucaklayıcı tutumu, kapsayıcı söylemi başarıya ulaştı. Muhalefet için yeni bir siyaset çizgisi ve dili oluştu.

İktidar çevrelerinin, 15 Temmuz’un yıldönümü etkinliklerinden hareketle, ‘Adalet Yürüyüşü’nün toplumsal etkilerinin ve yansımalarının zayıflayacağı beklentisi de boş çıktı. Tam tersine, gelişmeler muhalefetin söylemini doğruladı. Üstelik ‘Adalet Yürüyüşü’nün haklılığının yeni bir göstergesi oldu.

Bu bağlamda, şimdi muhalefete düşen temel görev; ‘Hayır’ı ve ‘Adalet Yürüyüşü’nü kalıcılaştırıp daha da büyüterek, yeni hedeflere taşımaktır. Tabii bu iki büyük ve başarılı etkinlik sürecinden alınan güçle ve çıkarılan derslerle…

‘Hayır’ ı ve ‘Adalet’i, ‘Demokrasi’ ile yoğurmak

Referandumda ‘Hayır’ seçeneğinde buluşan güçlerin ortak temel hedefi, ‘tek adam rejimi’ olarak nitelendirilen başkanlık sistemine karşı çıkmak ve parlamenter sistemi savunmaktı.

Aslında bu hedef, ister istemez demokrasi talebi ile de örtüşuyordu. Bugün için gelinen durumda, bu hedefleri demokrasi talebiyle de buluşturup yoğurmak daha büyük önem taşıyor. Muhalefet, artık koruma ve savunma refleksinden sıyrılıp, mücadelesini yeni bir aşamaya taşımalıdır. Bu da toplumun önüne yeni bir hedef ve program koymakla olur. ‘Hayır’la doğan ve ‘Adalet’le gelişen umudu, şimdi daha da büyütmek gerekiyor.

Cumhuriyet ve demokrasi programı

Bir bakıma, 16 Nisan referandumunun rövanşı olacağı düşünülen 2019 seçimlerine muhalefetin hazırlanmasının yolu da buradan geçmektedir. Cumhuriyet ve demokrasi değerleriyle örtüşen, çağdaş demokratik parlamenter sistemi hedefleyen bir program, muhalefet güçlerinin işbirliğiyle oluşturulabilir. Bu program, cumhuriyeti ve demokrasiyi yeniden inşa etmelidir. Ülkenin ve halkın can alıcı sorunlarına çözümler getirmelidir.

Kısaca ‘Cumhuriyet ve Demokrasi Programı’ olarak adlandırılabilecek bu temel belge; mutlaka yeni ve çağdaş bir anayasa ile siyasi partiler ve seçim yasası taslaklarını da içermelidir. 2019’da, muhalefet, halkın önüne; yeni bir anayasa, siyasi partiler yasası ve seçim yasası taahhüdünü içeren, üçayaklı bir ‘toplumsal sözleşme’ ile çıkmalıdır.

Bu yeni toplumsal sözleşme, referandumda ‘Hayır’ı savunan ve ‘Adalet Yürüyüşü’ne destek veren siyasal çevrelerin ve toplum kesimlerinin ortaklaşmasıyla hazırlanmalıdır. Bu amaca uygun olarak oluşturulacak çalışma gruplarında, farklı kesimlerden siyasiler, uzmanlar, akademisyenler yan yana birlikte çalışmalıdır. Bir takvim ve yol haritası bağlamında hayata geçirilebilecek bu çalışma, muhalefet bileşenleri arasındaki iş ve güç birliğinin kalıcılaşıp kurumsallaşmasına da hizmet edecektir. Aynı zamanda somut bir hedef ortaya koyacaktır.

Ekonomi ve siyaset atölyeleri

Tabii bu arada hayat devam etmektedir. Hemen her gün ülkemizi ve halkımızı doğrudan ilgilendiren sıcak gelişmeler yaşanmaktadır. ‘Hayır’ ve ‘Adalet’ bileşenleri, güncel konularla ilgili olarak da ortak tutum ve davranış geliştirebilirler. En başta da, en ivedi ihtiyaç olarak görülen ve bu çalışmaya en uygun olabilecek dış politika ve ekonomi alanlarında…

Böylesi çalışmalar, muhalefet bileşenleri arasındaki uyumu artırır, söylem birliğini güçlendirir ve karşılıklı güveni pekiştirir. Aynı zamanda, güçlü bir siyasal ve teknik mutfak işlevi görür.

Farklı kesimlerden siyasilerin ve uzmanların katılımıyla, öncelikle ekonomi ve dış politika alanlarında oluşturulacak ‘ekonomi ve siyaset atölyeleri’, zamanla çoğaltılıp farklı alanlara da taşınabilir.

Toplumsal kampanyalar

Muhalefetin iş ve güç birliği, elbette yalnızca düşünsel mutfak çalışmaları ile sınırlı kalmamalı, eylemselliği de içermelidir. Parlamento içi ve dışı, hayatın tüm alanlarını kapsamalıdır. Anayasa ve iç tüzük değişiklikleri ile daraltılmaya çalışılan siyaset alanının genişletilmesi amaçlanmalıdır.

Bu kapsamda, toplumsal kampanyalar düzenlenebilir. Örneğin, geniş bir kitleyi ilgilendiren ‘kıdem tazminatı’ gibi ekonomi temelli ya da OHAL’in kaldırılması gibi siyasal içerikli kampanyalar hayata geçirilebilir. Ülke çapında düzenlenecek bu kampanyalar, muhalefetin her daim diri kalmasını sağlayacak ve eylemliliğini güçlendirecektir.

2019 sürecinde çok önemli bir dönemeç olacağını öngördüğümüz ve muhalefet için bir kaldıraç işlevi görebileceğini düşündüğümüz 2019 Mart yerel seçimleri ile ilgili düşüncelerimizi ve önerilerimizi; bir başka yazıda ayrıntılı olarak ele alacağız.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...