Türkiye’nin siyasi seçenekleri neler?

9.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Ülkemiz adeta bir cendere içinde bulunmaktadır. Çünkü coğrafyamızın bize sormadan verdiği konum, ne yazık ki bizi rahat bırakmayacak bir yaşam tarzına zorlamaktadır. Etrafımızdaki ülkelere bir bakalım; Yunanistan, Bulgaristan, Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Irak, İran, Suriye ve deniz ötesi olarak da Kıbrıs Rum Kesimi... Bu isimler bile içimizi karartmak için yeter de artar...

Bunların yanında İsrail’in emniyeti için Amerika’nın ve İngilizlerin, bir ölçüde de Almanya’nın söz verdiği bir Yeni Kürdistan hevesini de işin içine katarsak, tam bir hengame silsilesi ortaya çıkıyor. Peki, bunu değiştirebilir miyiz? Kocaman bir “Hayır”...

Öyleyse ne yapmamız gerek? Oturup düşünüp taşınmak, kırmızı çizgilerimizi ve olmazsa olmazlarımızı sıralayarak yaşamamız için gerekli icapları yerine getirmek gerek.

Bunu kim olursa olsun tek başına bir iktidar yapabilir mi? Yapması mümkün değil... Öyleyse GEREKEN NE OLABİLİR?

Öncelikle, dünya olaylarının sebep ve sonuçlarını iyice oturup düşünmek gerek. Sonra da güçlü, ekonomisi kuvvetli, askeri alanda tedariklerini kendi yapabilecek, teknolojik ve sanal dijital dünyanın ileri teknolojisine hakim ve bunlar içinde eğitim ve ehil eleman  altyapısına sahip bir Türkiye Cumhuriyeti...

Daha da önemlisi tarihi iyi bilen, diplomasinin inceliklerine hakim, ekonomi ve dış ilişkiler bilgilerine sahip, tam anlamı ile yetişmiş ve “Önce Devlet ve gelecek” düşünceli, sağlıklı düşünen çalışanları ile beraber.

Türkiye Cumhuriyetimizde iktidar ve muhalefet ise artık bir arada çalışmayı, karşılıklı görüşüp birbirini dinlemeyi ve sorgulamanın yanında asgari müştereklerde birleşerek, “dünyanın var olma veya yok olma stratejilerinin” gaye ve sonuçlarını hesaplayarak, bir anlaşma zemininde bir araya gelmeyi öğrenmelidir.

Gelişmiş ülkelere bakıyorsunuz, yaşam kalitelerini muhafaza etmek kadar önem verdiği hiçbir şey yok...

Bunun için de her şeyi bir tarafa bırakıp anlaşmada kimseye pabuç bırakmamaktadırlar.

Bizim de etrafımız ateş çemberi iken başka yapacağımız bir şey kaldı mı?

Bunun için gereken husus, başkanlık düzenimize geçtiğimiz veya fiilen olmakla beraber, yine de Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bir araya gelmek zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’ne bütün okların çevrildiği bu günlerde her şey, medyanın yayınlarında herkes tarafından görülmektedir.

Ne yazık ki üzüntü ve endişeler, toplumun moral yapısını da etkilemektedir.

Cumhurbaşkanımıza görev

Türkiye’nin, “MUHALEFET VE İKTİDARIMIZIN YETKİLİLERİNİN” acilen ve herkesin iştiraki ile toplanarak şartları konuşup, gereklerini de bir “Genel Anlaşma”da birleştirmekten başka çaresi yoktur.

Cumhurbaşkanımızın böyle birliktelik çağrısı etrafında toplanmak fikrini, eğer kendisi benimser ve bu gerçeği anlatabilirse, Türkiye’nin önünde kimsenin durması mümkün olamayacaktır.

Böylece tam mutabakatla alınacak kararlar herkesi bağlayacak ve “Tek Kabahatli” olmayacaktır.

Türkiye eğer bunu başarırsa ve Sayın Cumhurbaşkanı bu durumu yaratabilirse, Tarih kendisini adeta ikinci bir Fatih yapacaktır.

Muhalefete gelince, onların da koşulsuz buna rıza göstermekten başka çareleri olmadığı gibi bu şerefi de paylaşmaktan başka şansları olamaz.

Bu teklif ve düşüncemiz “Ütopik” değil, gerçeğin ta kendisidir.

Milletimizin kurtuluşu da buna bağlıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar