Yine, mahzun bir Ramazan...

2.6.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kudüs’ün; Siyonist çete tarafından işgal edildiği günden bu yana, Ramazanlarımız, hep hüzünlü olmaktadır. Bu hüznümüz, her yıl, daha da katmerleşmektedir. Zira;

1- İslam Alemi; 1 milyar 700 milyonluk nüfusuna, Cenabı Hakk’ın lütfettiği zenginliklere rağmen; tam anlamı ile cehalet, perişanlık, dağınıklık, bağımlılık, demokrasiden nasipsizlik halindedir. Sömürücü ülkelerin emri altındadırlar. Bilimden, araştırmadan, yüksek teknolojiden bihaberdirler. 500 yıldır, tek bir ciddi keşif yapmamışlardır. Diktatörlerin kölesidirler. Sapık inançlarla; Kabala’ya dayanan uygulamalarla; haham ve papazların uydurmaları ile; sahte hadislerle ve fetvalarla; ne olduğu belirsiz tarikat ve cemaatlerle; yollarını şaşırmış, İslam’ın özünü kaybetmiş, durumdadırlar. Bidatlar, paganizm, misyonerlik faaliyetleri, her tarafa hakim olmuştur. Siyonist/Evangelist çetenin (İsrail, ABD, Vatikan, İngiltere, Almanya vb. şer odaklarının) oyuncağı haline gelmişlerdir. Ve devamlı olarak, birbirleri ile didişmekte; Birleşmiş Milletler denen sahtekar teşkilatın, Beşli çetesine, devamlı olarak, silah alımı için, yüz milyarlarca dolar akıtmaktadırlar. (Buna rağmen, insan yerine konulmamakta, devamlı aşağılanmaktadırlar.)

2- Peki; Türkiye’nin durumu, çok mu farklıdır? Ne yazık ki, hayır... Aynı cehalet, aynı bağımlılık, aynı hastalıklar, bizde de, fazlasıyla mevcuttur. Bu arada; tam bir baskı dönemi yaşanmaktadır. Yüz binlerce kişi işten atılmış, açlığa mahkum edilmiş ve tutuklanmıştır. Hak arayacak, bir merci kalmamıştır. İşsizlik, pahalılık, terör, kadın cinayetleri, herkesi canından bezdirmiştir. Tüm; dini, ahlaki, milli değerler dejenere edilmiştir. Okumayan, araştırmayan, tefekkür etmeyen, (Kuranı Kerim’de 700 defa emredilmesine rağmen) aklını kullanmayan, haksızlıklara karşı suskun kalan, Dünya çıkarlarını ahrete tercih eden, lafta Müslüman, bir toplum inşa edilmiştir.

3- Şimdi, yıllardır olduğu gibi, yine hutbe ve vaazlarda, suya sabuna dokunmayan, konuşmayan yapılıyor. Din adamları, Cenabı Hakk’tan ziyade, saraydan korkuyor. Cemaatlere, gerçek İslam anlatılmıyor. Bir şuur aşılanmıyor. Heyecan verilmiyor.

  1. a) Camiye gelen insana, “orucun faydalarını” anlatsan ne olur, anlatmasan ne fark eder? Basit ilmihal bilgilerini, okuyarak da öğrenebilirler. Siz;
  2. b) İslam’ın güzel ahlakı ön plana aldığını; Sevgili Peygamberimizin (SAV) “Ben güzel ahlakı tamamlamak için geldim” sözünü;
  3. c) İlmin, araştırmanın önemini; bu konuyla ilgili çok sayıdaki Hadis – i Şerifleri;
  4. d) Kul hakkını, yalan, iftira, hakareti, rüşvet, yolsuzluk, haram, faiz, kula kul olma (şirk), muta nikahı, zina, alkol, uyuşturucu, kadına şiddet, tecavüz, öldürme vb. konuları;
  5. e) Sevgili Peygamberimizin (SAV) özelliklerini; ihlas, samimiyet, dürüstlük, adalet, hoşgörü, tevazu, sevgi vb. sayısız hasletlerini;
  6. f) Ülkemizi işgal eden, Şia ve Vahhabiliğin iç yüzünü; Siyonist/Evangelist çetesinin senaryolarını ve tuzaklarını; BOP projesini; Rekonkista (Müslümanlarca fethedilen toprakların geri alınması) çalışmalarını; misyonerlik faaliyetlerini, tüm terör örgütlerinin bunlar tarafından kuruldup yönetildiğini; Hilafet konusunun ABD tarafından yürütüldüğünü, en kısa sürede (görünüşte Türk, aslında Sabatayist) bir kişinin halife olarak düşünüldüğünü; aslında dört halifeden sonra dinimiz açısından, halifeliğin bir öneminin kalmadığını; zaten bu perişan İslam topluluğunun kimseye biat etmeyeceğini; “Dinler arası diyalog” projesinin, ne tür tuzaklar ihtiva ettiğini; bunların uydurduğu hadis ve fetvaları; (Mesela Mesih konusunu. Ki bu konuda, Kuranı Kerim’de tek cümle yoktur.)
  7. g) Milli, manevi ve dini değerlerimizi kaybetmenin getireceği felaketleri; din istismarının kötü sonuçlarını; sadece İstanbul polis kayıtlarında 8.500 şeyhin bulunduğunu (?) ve bunların çoğunun (haşa) Seyitlik iddiasında olduklarını; Epistemolojik Savaşın (Algı yönetimleri ile zihin kontrolü) ne olduğunu; HAARP uygulamalı ile (1999 İstanbul depremi dahil) ne tür kötülüklerin yapılabileceğini;

ANLATIN. Camiye politika sokmayın. Binleştirici olun. Amentü’ye gerçekten inanın. Sadece Allah’tan (cc) korkun.

4- Elbette; bu düzeyde konuşmalar yapabilmek için, önce kendinizi yetiştirin. Bol bol okuyun, araştırın. Genel kültür düzeyinde de olsa; kuantum fiziği, kozmoloji (gök bilimi), fizik, kimya, matematik, genetik vb. konuları öğrenin. (Hiç olmazsa; Taşkın Tuna, Ramazan Kurdoğlu, Michio Kaku’nun kitaplarını okuyun.) Gençlere ve eğitimli kesimlere, aktüel ve ilmi örneklerle, çok daha etkili olursunuz. Yüce Rabbimin (cc): Mikro kozmos, (insan) ve makro kozmos (evren) konusundaki, akıl almaz mucizelerini dile getirin. Hz. Mevlana’nın, “Konya’da, bir kelebek kanadını çırpsa, uzayda kim bilir ne fırtınalar kopar” sözünün ve “kainatta her şey, Allah’ı tespih eder” ayetinin; Sicim Teorisi ve “Kelebek Etkisi” kuramı ile, nasıl ispatlandığını anlatın. Her şeyde, ne kadar mükemmel bir matematiksel düzenin (altın oranın) var olduğunu ifade edin. Kara delikleri, paralel evrenleri, Mevcut Alemleri (Mülk, Nasut, Melekutiyet, Lahutiyet), 13,7 milyar yıl önceki Büyük Patlama’yı (Kün Feyekün), Kainatın altı günde (aslında altı dönemde; Planck Dönemi / Kozmik Çorba / Elektron Dönemi / Radyasyon Dönemi / Maddenin Yaratılışı / Yıldızlar ve Galaksiler Dönemi) NASIL YARATILDIĞINI ÖĞRETİN.

  • İnsan beyninde, aynı anda çalışan, 100 milyar nöron olduğunu; her birinin, 10 bin başka nörona bağlı olduğunu; beynin saniyede 10 milyar hesaplama yaptığını; bunu yapmak için New York büyüklüğünde bir bilgisayar gerektiğini;
  • Tek bir insan hücresinde 10 milyar bit’lik bilgi yükü olduğunu; vücudumuzda, 10 trilyon hücre bulunduğunu; (Küçücük bir meyva sineğinin beyninde 1 trilyon bit’lik bilgi olduğunu);
  • Her insanın parmak izinin, nefesinin, retinasının, irisinin, ses izinin, damar geometrisinin, terinin, DNA yapısının, farklı olduğunu;
  • Samanyolu’nda 200 milyar güneşin, evrende de sayılabilen 200 milyar galaksinin bulunduğunu;
  • Kainatta, her şeyin canlı olduğunu; dışının enerji, içinin de bilgi olduğunu;
  • İnsandaki DNA zincirinin, Dünya’dan güneşe kadar uzun olduğunu;

Ve sonsuz sayıda mucizeyi öğrenen bir kişinin imanı güçlenmez, inancı artmaz mı?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar