Yine mega projeler

26.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçtiğimiz günlerde Kalkınma Bakanlığı, yatırımlar özellikle de “mega proje” diye adlandırılan yapı-işlet-devret yatırımları konusunda dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Bakanlığın raporunda, kamu özel ortaklığıyla yapılan projelerde uzun vadeli fon sıkıntısı yaşanabileceği belirtildi ve kamunun bu nedenle oluşacak yükümlülüklerini iyi analiz etmesi istendi.

Sürekli uzatılan Olağanüstü Hal (OHAL) durumu da, ekonominin geleceğini sıkıntıya sokacak başka bir etken. OHAL’in yarattığı belirsizlikler, yalnızca yabancıları değil yerli yatırımcıları da ürkütüyor. Bunu Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı TÜSİAD toplantısında, Başkan Erol Bilecik de dile getirdi. Güvenilmez bir hukuk sistemi ülkede üretim havasını da olumsuz etkiliyor, bu kesin!            

Mega projeler
Nedir bu “mega projeler”? Örnek olarak yapımı süren şu projeleri sayabiliriz:

Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu, İstanbul Karayolu Boğazı Tüp Geçişi, 3. Köprü dahil Kuzey Marmara Otoyolu, İstanbul’un yeni havaalanı, 6 yerde limanlar, 5 yerde gümrük kapısı tesisleri, 17 yerde sağlık tesisleri ve “Entegre Sağlık Kampüs”leri vb.

34 projenin maliyeti 72.1 milyar dolar tutuyor. Temeli geçtiğimiz aylarda atılan Çanakkale Boğazı Köprüsü bu tutara dâhil değil.

Ayağını yorganına göre uzat
Kalkınma Bakanlığı raporunda İzmir için dikkatimizi çeken bir uyarı da şöyle: “Projelerin başarılı olması için, ön fizibilite etüdü hazırlanmasından, sözleşme metinlerinin değerlendirilmesine kadar geçen süreçte tüm aşamaların yeknesak, belirli kalite düzeyinde ve öngörülen sürede tamamlanması gerekmektedir.”

Bu uyarıya, İzmir’e yeterli etüt çalışması yapılmadan başlanacağından çekindiğim “Körfez Geçişi” projesi nedeniyle dikkat çektim. Kent ve ülke ekonomisine ciddi yansımaları olacak böylesine büyük bir projenin, kamuoyunda her boyutu ile özellikle de körfeze ve karşıdaki sulak bölgeye etkisi boyutunda tartışılması gerekli. Oysa daha ÇED aşamasında bile yangından mal kaçırırcasına bir tutum içine girilmesi çözüm için uygun bir yöntem olamaz.

3 milyar doların üstünde bir maliyeti olan projenin nasıl finanse edileceği iyi irdelenerek açıklanmalı. Karşıdan karşıya geçiş, sayısı ve hızı artırılan “arabalı vapurlar” ile mümkün olabilecekse, bu kadar masraf niye?

Körfezin derinleştirilmesi
Ankara,  bu kadar para harcamayı göze alıyorsa, herşeyden önce İzmir limanını canlandıracak yatırımlara, büyük boyutlu gemilerin geçmesini sağlayacak deniz içi kanalın 14 metreye derinleştirilmesine öncelik vermelidir. İzmir’in önceliği budur. Kentin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacaktır.

Ekonomik getirisi olmamasına rağmen, İzmir Büyükşehir Belediyesinin yapacağı akıntıyı hızlandıracak kanal da önceliklerimiz arasındadır ve ÇED raporunun yıllar sonra gelmesiyle bu yönde yoğun çalışmalara başlanmıştır.

Şimdi sıra Sayın Binali Yıldırım hükümetindedir. İyi etüt edilmemiş projelerle uğraşılacağına, İzmir ekonomisinin canlanmasına hizmet edecek işlere girişilmelidir. Beklentimiz budur.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar