Yüzde 49 ve geleceğin cumhurbaşkanı

12.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türkiye’mizde hiç yoktan bir değişim ve birleşim yaşanıyor. Başkanlık sistemi, “referandum” ile hayat buldu. Rejim değişikliği sonucunu veren referandumun sonuçları ise bir hayli soru işaretleriyle dolu...

Milletimiz yüzde 49 ve yüzde 51’li rakamlarla her iki tarafa da ders verdi. Yani hem iktidar ve hem de muhalefetin ana unsurları, partilere geleceğin sarı kartını gösterdi.

Bunun anlamı şudur... Millet AKP’ye “Senin oyun yüzde 42 civarında” ve CHP’ye de “Senin oyun ise yüzde 25 ile 27 arası bir şey” dedi.

Bundan ders çıkartınız. Milletin aklıselimi, bu işin pek sağlıklı olmadığı şüphesi içinde.

Aslında AKP oy kaybetmiş durumda. Bu bir seçim olmadığı için HDP, Vatan Partisi ve bir takım din eksenli partiler, muhafazakarlar ve en önemlisi MHP taraftarlarının çok önemli 3/2’si  “Hayır” oyu tarafındadır. Tablo bu. 

Ana partilerin durumu

Önce AKP ye bakalım... Başkanlık, yani tek adam yönetimi. Çok hassas bir iş. Doğru da yapabilir, ama büyük ihtimal dengeyi de kaçırabilir. Bir defa dünya ilişkilerini çok iyi bilen diplomatlarla, çok iyi bürokratlarla ve devlet işleri ve yönetimi konularında yetenekli insanlarla çalışması ve bunları çok dürüst ve din etkisi ve tarikatların yönlendirmesi olmadan tayin ederek çalıştırması lazım. Ne kadar olabilir dersek; soru işareti...

AKP ilk döneminde, 2007’ye kadar başarılı idi. Neden? Ekonomide tespit edilmiş ve kendisinin tayin etmediği müstakil bürokratlarla çalışıyordu. Sonra ne oldu? “Benim kadrom” dedi, etraftan topladı, muhafazakarları ve dış kaynaklı yetişmişleri danışman yaptı. Yaşadığımız bu günleri, bu tecrübesiz ve taraflı fikirlerin insanları adeta davet etti. Bakınız bugün etrafında bir tane bile “diplomat” kökenli yetişmiş eleman yok...

Bu sadece bir örnek...

O bakımdan Sayın Erdoğan gibi lider vasıflı ve yetenekleri olan bir cumhurbaşkanının bunları ön plana alması elzem ve mutlaka düşünmesi gereken bir husus. Ne için? BAŞARILI BİR GELECEĞİN TÜRKİYESİ İÇİN. İnşallah olur. Çünkü DEVLET GELECEĞİ önceliklidir.

Gelelim CHP ye...

Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP, bu referandumda fevkalade bir performans gösterdi. Partiyi ön plana çıkarmadı. Toplumsal olarak olayları birlikte ele alarak ve kendine yakın düşünenleri davet edici ve birleştirici fikirleri de yayarak “Hayır”da birleşme çağrısı ile işi başardı.

Bugün Türkiye’de CHP’nin oyu 25 iya 30 arasında bir noktada. “Hayır” toplamı içinde de böyle.

Ancak parti içinde bazı kimseler; Selin Sayek Böke, Muharrem İnce, Fikri Sağlar ve birkaç benzer isim, Kurultay olsun şu olsun bu olsun diye bir karmaşayı, yersiz ve zamansız biçimde başlatarak “pek faydalı olmayan” ve Evetçilere yarayacak algıların menfaatine hizmet edecek durumları yarattılar.

Çok yazık ve zamansız atılımlar, söylemler...

CHP’nin yapılacak olağan kurultayından tahminim, Kılıçdaroğlu’nun güçlenerek çıkacağıdır.

Ancak Hayır cephesinin yüzde 49’unu genişletmek, rejimi tekrar rayına oturtmak istenirse... CHP’nin bir cumhurbaşkanı adayını içinden çıkarması halinde, parti olarak başarı sağlamaktan çok uzak olacaktır.

Bundan sonra yaşanacak olan, bir seçimdir, referandum değil... Bu bir...

Ayrıca yüzde 50’nin üzerinde bir oy potansiyelinin mutabakatı elzemdir. Bunun da çaresi, muhalefet kitlesinin kabul edeceği bir “ortak akıl” ile bütün tarafların mutabakatı ile karar verilerek bir cumhurbaşkanı adayı çıkarılmasıdır. Bunun dışında bir adayın başarı şansı ne yazık ki soru işaretidir.

Bugün yapılacak iş, CHP de birliğin sağlanması, gerekirse çıkıntıların temizlenmesi, bu doğrultuda mutabakat ve beraberliklerin tesisi çalışmalarının artırılması ve en önemlisi ekonomide, kültürde, sosyal hayatta, devlet nizamında, dış politikada, iç politikada ve güvenlik çalışmalarında, bilhassa dış politikada, bürokraside bilgili seçimlerle, nelerin yapılması gerektiğinin açık ve net bir planlama ve strateji ile tespitini yaparak ortaya çıkmak ve milleti “geleceğin tablosu” ile tanıştırmaktır...

UNUTMAYIN, MİLLET BIKKIN, ÜMİTSİZ, ENDİŞELİ BİR GELECEK DÜŞÜNCESİ İLE ÜZGÜNDÜR.

Gerisi boş laflarla zaman kaybetmektir.

Gelecek seçimin bir adayı bellidir; AKP’li aday Recep Tayyip Erdoğan, iktidarın nimetleri ve imkanları ile techiz edilmiş durumda.

Diğeri ise mutlaka Lider olacak, dürüst olacak, güven verecek, yetenekli, dışta ve içte üzerinde mutabakat sağlanacak, dil bilen, tecrübeli, ülkenin tarihini ve diplomasiyi çok iyi bilen, Atatürk çizgilerinde olacak...  Bu, bizim “ÖZLEDİĞİMİZ” adayımızın profili...

Uzun ince ve çok kısa iki senelik bir yoldayız... Unutmayalım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 1 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Mahmut ateş

13.05.2017 - 12:49
Sayın mütsteşarım bu günki yazınızı büyük bir zevkle okudum her satırına katılıyorum en bayıldım kısım ise aday konus ortmayöa çıkaçrtılmöayaön ne değerlerimiz var inşallah politikacılarımız içerisindede sizin gibi düşünenlerçoga Lır sevgiler. Mahmut. Ateş