Aziz Kocaoğlu’na özür borcunu ödedi... Kim mi?

5.5.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçen günlerden birinde şehrimizde “İzmir'i keşfet” gezisi düzenlendi. Hürriyet Gazetesi mensupları, TÜRSAB Başkanı Ulusoy, İzmir Ticaret Odası Başkanı Sayın Demirtaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kocaoğlu ve gazeteciler, kalabalık bir grupla İzmir’i keşfe çıktılar. İyi de ettiler. Hem tanıdılar, hem de takdir ettiler.

Usta Gazeteci Fikret Bila, gezi intibalarını anlatırken bakın nasıl sözler söyledi: “İzmir Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaştığı son nokta. Ayrıca Büyük Atatürk'ün yolu, çağdaşlığı yakalayan ve geçen Türkiye'ye örnek bir şehir. Ayrıca ekolojiyi dikkate alan insanlarının da birbirine saygılı yaklaştığı medeniyet şehri.”

Bunları kim söylüyor? Saygın ve usta bir gözlemci yazarımız. Bu, kısa ve net bir tanım.

Bu defa yine bu gezide Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu, 2004’ten itibaren çalışmalarında takip ettiği yön ve yöntem ile, işin felsefesini konuşmasında söyle  anlattı: “Adına Yerel Kalkınma dediğimiz bir model oluşturduk. Böylece kenti kalkındırmak ve insanları kazanç sahibi yapmak için hangi sektörü seçersek gerekeni yerine getirerek, kendi kaynaklarımızı harekete geçirerek, Turizmi, Tarımı, Kültür ve Sanatı nasıl geliştireceğimizin cevaplarını aradık. Burada yalnız bürokratlarımızı değil, aklı, bilimi, rehber ettik. Üniversitelerle işbirliği yaparak, sektörlerin mensuplarını da yanımıza alarak katılımcı bir yönetim oluşturduk. Beş yıl sonunda ne mi oldu derseniz? İzmir ortalamanın kat be kat üstünde büyüdü, gelişti. Dünyada en hızlı büyüyen ikinci bir şehir oldu. Bunu da biz değil, yabancılar tespit etti ve takdir ettiler. Ama burada bir mucize daha gerçekleştirdik. ‘Güven.’ İzmir’de yaşayan 4 milyon 230 bin insanımızda bu güven yerleşti. Böylece önümüz açıldı.” İşte bir çalışma ve inanç ifadesi yönetimde.

Kocaoğlu devamla, “Yerelde kalkınma modeli ile hayata geçirdiğimiz bütün projeleri de başardık. Her şehirde bunlar yapılır mı derseniz? İzmir'in yaşam tarzı, yaklaşımı ve sahiplenmesi çok başka oldu. Çünkü İzmir farklı bir kent, İzmir özgürlükçü, İzmir taassuba karşı bir 'vaha.' Çalışan, üreten bir şehir. İzmir vergi ödeme ahlakı ile, aydınlık insanı ile, değerlerine sahip çıkması ile, iş disiplini ile, farklı bir kent. Biz zeybek oyunu ile tek tek oynuyoruz ama, kol kola çalışıp, kol kola üretiyoruz. Kısaca İzmir, yaşayan ve yaşanılacak bir kenttir” dedi.

İşte size bu hafta da Sayın Aziz Kocaoğlu'nun İzmir hakkındaki değerlendirmesinden, anlatımından bir başka kesit. Ve kamuoyu oluşturan medya mensupları ile beraber net ifadeler. Tabi pek çok zaman özlediğimiz gerçekler...

“Aziz Başkana bir özür borcum var”

Bu gezinin bir de hoş itirafı var.  Aziz Başkan 'FUAR İZMİR'i yapacağım  dediğinde ona Sayın TÜRSAB Başkanı inanmamış, “400 milyon sarf edip bu fuarı bitiremez” demiş Başaran Ulusoy. Ama fuar bittiği gibi şakır şakır da çalışınca bu sefer Başaran Ulusoy pişman olmuş ve gezideki itirafını ve özrünü dile getirmiş. Aferin; takdir ve özür mertçe bir vasıftır.  

Ulusoy, “Sayın Başkan, yanlış düşünmüşüm. Ben siz hayalinizi anlatıyorsunuz sanmıştım. Yanılmışım ve herkesin önünde özür diliyorum” demiş.

“İzmir'e sağlık için gelinir, yaşam için de gelinir” diyerek kendisinin de emekliliğinde İzmir'de Urla veya Foça'ya yerleşeceğini anlatarak sözlerini tamamlamış.

İşte size bu hafta da ‘yaşamaktan mutlu olduğum’ İzmir'den birkaç anı ve değerlendirmeler.

Unutmadan bütün okurlarımı da, bu yaz, mutlaka İzmir’de görmekten mutlu olacağımı belirtirken, şimdiden “Hoş Geldiniz” diyorum.

Son olarak da, Ülkemizde böyle çalışmalar yapan herkesi kutluyorum.

Ancak Sayın Kocaoğlu’nu “başarılara devam” diyerek ayrıca kutluyorum.

Sağlıcakla yola devam dileklerimle.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar