Darbe mi, çıkar kavgası mı?

07.03.2014
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır



17 Aralık operasyonu iktidara yapılmış bir darbedir ya da değildir. Bence bunun hiç önemi yok. Zaten darbe olsaydı hükümet düşerdi. Yarım kaldı veya iktidar uyanık davranıp engelledi deniyorsa, aradan 81 gün geçmesine rağmen, darbecilerden bir kişinin bile yakalanmamış olması tuhaf değil mi? Herhangi bir dava da açılmadı. Böyle darbe mi olur? Bunun adı ortaklar arasında patlayan çıkar kavgasıdır.

Başbakan, olayın başlangıcı dershaneler diyor ama bence Hakan Fidan olayıdır. Anlaşılan odur ki Başbakan “Ne istedilerse verdik” demesine rağmen hoca efendinin bir ricasını geri çevirmiştir. Cemaatin yargısı da Hakan Fidan üzerinden sopa göstermiştir. 17 Aralık operasyonu belki de o tarihte planlanmıştır. Netice itibariyle halkın gözünü açması anlamında çok faydalı bir operasyon olmuştur. 

Gerek Cemaat ve gerekse iktidar birbirlerine söylemediklerini bırakmıyorlar. Hakaretamiz sıfat konusunda Başbakanın kelime haznesinin daha zengin olduğunu da görüyoruz. Tarafların birbirleri hakkında söylediklerini doğru, kendileri hakkında söylediklerini ise yanlış kabul etmek mantıksız olmaz.

İktidar operasyonun izlerini tam silmeye başlamıştı ki kaset yağmuru başladı ve iddialar Başbakana, evine ve ailesine kadar ulaştı. Milli irade Bilal ile tanıştı. Her taşın altında Başbakanın iradesinin yattığını gördü.

Bu husus bizzat başbakan tarafından normal bulundu ve kasetlerin içerikleri de bir nevi onaylanmış oldu. Malum, camdan okunmayınca gerçekler ortaya çıkabiliyor.

Bilal evdeki avroları sıfırladı mı bilmiyoruz ama Başbakan, Cemaate karşı istiklal savaşı verirken, icraatları ile Türkiye’nin itibarını sıfırlamış oldu. Cari açığı dengede tutabilmek için kredi bulmak zorlaşacak, bulunsa bile daha pahalıya mal olacak. Sıcak paranın gelmeye devam etmesi bir tarafa eldekini tutmak dahi mümkün olmayabilecek. Ancak faizleri yukarı çekerek bir bölümünün çıkışı engellenebilecek. İthalat imkânları azalacağı için ihracat düşecek. 

Yukarıda anlatmaya çalıştığım hal ve şerait içinde dahi iktidardan beslenen medya canla ve başla savunma yapıyor. Ancak başarılı oldukları söylenemez. Tek söyleyebildikleri kasetlerin yasal olmadığıydı onu da Başbakan çürüttü. Kasetlerin içeriklerini doğruladı ve “Ne var bunda benim vazifem” gibi komik laflar etti. 

En komik savunma da “Günah işleme özgürlüğümüzü kısıtlayamazsınız, bu dinimize de aykırıdır” diyerek saçmalayan zata ait oldu. Böylece şampiyonluğu hak ederek tarihe geçmesi sürpriz olmaz. Başbakanı da böylelerini bulup milletvekili yaptığı için tebrik etmek lazım.

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Yorum yazmak için üye girişi yapınız! Üye Girişi

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...