Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İzmir’in Kumaşı: Üniversite Kenti İzmir (1)

14.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İzmir bilim kurumlarından daha çok kazanabilir!

Bilgi teknolojisinin hızlı gelişimi küresel öğrenme ihtiyacındaki patlamayı tetikledi. Her yıl 3,5-4 milyon uluslararası öğrenci ve öğretici ülkeler arasında yer değiştiriyor. Pazarının uluslararası ekonomik değeri 100 milyar dolar. Sektörün cazibesini arttıran bu kaynak, bilim arzı güçlü ülkelerin Üniversite Kentlerine akıyor.

İzmir’in bugün 10 olan yükseköğretim kurum sayısı 2020 yılına kadar 15’e; 180.000 olan öğrenci sayısı ve 8.000 akademik kadrosu, en az iki katına çıkabilir. İzmir’de yerleşik eğitimli insan nüfusu ve metrekareye düşen eğitim kurumu sayısı yüksek. İnsanları İzmir’e çeken kültür ve sanat duyarlılığı bundan zirvede.

İzmir artık bir sanayi kenti değil; tarım daha çok bir tüketim alanı. Deniz ve güneş turizmi yetmiyor, çeşitlenmeli. İzmir’e, deniz dahil olmak üzere, her yoldan ulaşım kolay. Dil, din, ulus, kültür zenginliği bilim ekonomisine yatkınlığını arttırıyor. Katma değeri yüksek bilim turizmi, bilgi ekonomisi ve bilim endüstrisi, İzmir kent kültürü ve sosyal dokusuyla uyumlu. Uluslararası yatırımcıyı çeken bilim ekonomisi Üniversite Kenti kimliğiyle örtüşürse, emekliler kenti olmak, aile yanında konaklama seçeneği nedeniyle, katma değer yaratan bir ekonomik avantaja dönüşür. Çünkü İzmir’deki yurt kapasitesi öğrenci konaklama ihtiyacının % 8’ini karşılayabiliyor.

Uluslararası öğrenci ve bilim insanlarına açılım, İzmir’e çok kültürlü genç nüfus enerjisi akademik rekabete dayalı dinamizm getirir. Her uluslararası öğrencinin en az beş İzmirli aileyi besleyeceğini unutmayalım; konaklama, kent-içi ulaşım, giyim, gıda ve sağlık…

Türk yüksek öğretiminde iç pazar talep hareketliliğini artık İstanbul ve Ankara değil İzmir yönlendiriyor. İzmir, uluslararası öğrenci için de, diğer iki metropole göre daha çekici.

Cambridge, Oxford, Boston vb. üniversite kentlerini, İzmir’e benzer potansiyelleri ekonomik değere dönüştürerek Üniversite Kenti olmuşlardı. İzmir’in, Üniversite Kenti potansiyelinin bilicine varan kent üniversiteleri 2008’de İzmir Üniversiteleri Platformu (İÜP)’nu kurdular. Bu işbirliği tekrar yeşertilip sürdürülebilirse Üniversite Kenti İzmir Türk Silikon Vadisi’ne de ev sahipliği yapar.

İstanbul, Ankara vb. büyük kentlerin bünyesindeki bilim kurumları, entelektüel sermaye üretimine elverişli işbirlikleri oluşturamadıkları için, Üniversite Kenti olamıyor, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan bilim turizminden yararlanamıyor. İzmir, sahip olduğu toplumsal dayanışma ve çabuk harekete geçme becerisini bu amaçla yineleyebilirse, Üniversiteler Kenti olmaya en yatkın kenttir.

İzmir, sanat ve tasarımı, katma değeri yüksek üretim aracına dönüştüren bir bilim kurumlarıyla bu boşluğu doldurabilir. İzmir yaratıcı, yenilikçi, tasarımcı ve girişimci kimliği ile sanat, Ar-Ge ve proje üretim kabiliyetini kentin diğer üniversiteleri Üniversite Kenti İzmir birleştiren, kent avantajlarını somut sonuçlara dönüştürecek tema zenginliği ile idealine yönelik çalışmalara yoğunlaşmalı.

Bir liman kenti olan Tel Aviv’e gidenler İzmir’in Kemeraltı semtine neredeyse birebir benzeyen tarihi Yafa limanını gezmiş ve dünyanın en ünlü tasarımcılarının restore edilmiş tarihi mekânları, astronomik kiralar ödeyerek atölye olarak değerlendirdiğini görmüş olabilirler.

İzmir’deki gelinlik ve deri başta olmak üzere moda, tekstil, gastronomi, mutfak sanatları, mobilya, takı, mücevher ve kültürel ürün tasarım potansiyelinin bilim ekonomisi ve endüstrisi ile Kemeraltı’nda buluştuğunu bir düşünelim.

Kent merkezinde konuşlu, metruk Sümerbank ile Alsancak Şark Sanayi Kumpanyası kampüsü ve Elektrik İdaresi Fabrikası, restore edilerek kullanılabilir durumda olan Alsancak Tütün (Tekel) Fabrikası ve Tuzakoğlu Un Fabrikası (DGM) binaları da Üniversite Kentinin Müze Kampüsleri olarak geri kazanıldığında İzmirli, bu kronik sorunu çözenlere müteşekkir kalmaz mı? İzmir’i ve ekonomisini doğduğu yerden yeniden yüceltenler kent tarihine kalıcı bir imza atmış olmazlar mı?

Üniversite Kenti, bu mutsuzluk kaynağını mutluluğa, ölü tarih kaynağını yaşayan ve artan bir değere dönüşmez mi?

Ne dersiniz?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test