Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

İdlip’te son tango!

7.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Emekli Albay Soner Aydın, Gözlem için yorumladı; 3.5 milyon sivil diken üstünde bekliyor; yeni göç dalgası yolda mı?

Rusya'nın İdlib şehrine düzenlediği hava saldırısıyla birlikte gözler Suriye'ye çevrildi. Suriye'de Esad rejimi ve müttefiklerinin (Rusya / İran)  İdlib'e yönelik olası operasyonu kentte yaşayan yaklaşık 3.5 milyon sivil için ciddi riskleri de beraberinde getiriyor. Birçok bölgesel ve uluslararası aktör için askeri ve siyasi açıdan stratejik öneme sahip olan İdlib'de, yaklaşık 1 milyonu çocuk 3 milyondan fazla sivilin yaşadığı tahmin ediliyor. Bu sivillerin yarısına yakın bir bölümü ise, daha önce rejimin ele geçirdiği Hama, Humus ve Dera gibi bölgelerden İdlib'e göç etmiş durumda.

Türkiye – ABD gerilimi sürecinde, Türkiye’nin yanında olan Rusya ve İran, Suriye / İdlib sorununda Esad’ın tarafında görünüyorlar.

Rejim ve müttefiklerinin olası operasyonu sonrasında sivillerin kaçabileceği tek yerin Türkiye olması sebebiyle, bu “riskli sorun” Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor. İdlib'in Türkiye ile 130 kilometre sınırı bulunuyor. Uluslararası toplum kentten yeni bir göç dalgasının başlamasından endişe ederken, Birleşmiş Milletler'e göre İdlib'den göç etmek zorunda kalanların sayısı 800 bine ulaşabilir. Türkiye'de ise hali hazırda 3.6 milyonu Suriyeli 3.9 milyon göçmen bulunuyor. Suriyeli göçmenleri, 169 bin ile Afganistan'dan gelen göçmenler izliyor.

Yayın Kurulu üyemiz “Emekli Albay” Soner Aydın, GÖZLEM için İDLİB  gelişmelerini yazdı.

 

 

“İDLİB’E OPERASYONDA EN ÇOK TÜRKİYE ETKİLENİR”

Soner Aydın (Emekli Albay) -Yerli ve yabancı değişik kaynaklara göre; İdlib’in yüzde 60’na HTŞ ve buna bağlı radikal İslamcı örgütler, yüzde 40’na ise ÖSO ve diğer unsurlar hakimdir. Suriye’de ABD’nin güdümünde olan ve PKK’nın PYD/YPG eliyle başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri ise bu bölgenin dışında, Münbiç ve Fırat’ın doğusunda varlığını ABD şemsiyesi altında devam ettirmektedir. Kısaca; Suriye’deki muhalif grupların büyük bir bölümü (SDG hariç) İdlib’de lokalize edilmişlerdir. Bu durum; askeri açıdan Suriye Yönetimi’ne ve müttefiki olan Rusya ve İran’a önemli avantaj sağlamaktadır. Dar bir bölgeye sıkıştırılmış olan muhaliflerin büyük bir bölümü, ne kadar donanımlı ve eğitimli olurlarsa olsunlar zaman içinde mutlaka yenilgiye uğratılmaları kuvvetle muhtemeldir. Ancak diplomatik görüşmelerin nasıl sonuçlanacağını kestirmek zor olduğundan bugünden askeri sonuçla ilgili bir şeyler söylemek mümkün değildir. Bu aşamada, Rusya’nın bölgeye düzenlediği hava harekatı ile Suriye Yönetimi’nin başlattığı karadan kuşatma harekatını, diplomatik gelişmeleri yönlendirme çabası olarak değerlendirilmek yanlış olmaz kanaatindeyim.

Türkiye bütün bu gelişmelerden en çok etkilenecek ülkelerden birisidir. Çünkü İdlib’de önemli bir çoğunluğa sahip olan ÖSO Türkiye tarafından desteklenmektedir. Hatırlanacaktır; Türkiye’nin ÖSO’yu destekleme gerekçelerinden birisi PKK ile mücadeledir.  Buna karşılık Türkiye’yi ciddi şekilde tehdit eden PKK uzantısı PYD/YPG, ABD himayesinde kendi bölgesinde varlığını sürdürmektedir. Suriye Yönetimi ise İdlib’deki muhaliflerle mücadelesinde PYD’nin desteğini sağlamaya çalışmaktadır. Bu durum, Türkiye açısından sıkıntılı bir süreci işaret etmektedir. Bence süreç Türkiye tarafından çok iyi yönetilemezse; kapsamlı bir çatışmanın çıkması halinde yaşanacak göç dalgası bir tarafa, çok daha büyük tehlikelere ve sıkıntılara hazırlıklı olunmalıdır.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test