Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Merkez Partisi geliyorrrr, mu?..

7.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

24 Haziran seçimlerinden sonra, “umut” sayılan CHP’de ve İYİ Parti’de ortaya çıkan “tablo”, ne yazık ki, onlarca milyon insanın “umutlarını söndürdü” ve…

“O partilere oy veren” milyonlarca insanı, “Bunlardan ne köy olur, ne kasaba” deme durumuna getirdi.

24 Haziran’dan çok önce, “seve seve oy verebilecekleri kendi partilerini yeniden bulma umudu ile bekleyen” Doğru Yolculara, ANAP’lılara, CHP küskünlerine, MHP’den umudunu kesenlere, AKP bıkkınlarına şemsiye olacak bir “Merkez Partisi kurulması” için toplantılar, çalışmalar başlamıştı.

Ancak, “Meral Akşener’in ortaya çıkması ve ‘gerçekten’ hem de kadın ağırlıklı büyük bir kitlenin onu umutla kucaklaması” üzerine, “o çalışmalar durdurulmuş” ve Akşener’in “İYİ Parti adımı” için “bekle gör” sürecine girilmişti.

Ne var ki ve ne yazık ki, Akşener, “karargahına, değil en önemli görevleri vermek, hatta yakınına bile sokmaması gereken” bazı “geçmişte ne yaptıkları bilinen, görünen, denenmiş ve başarısız olmuş” bazı “eski” siyasetçileri alınca, parti 24 Haziran seçimlerinden “beklenene göre ‘hezimet’ denilecek bir sonuç” ile çıkmıştı. Dahası, Akşener, seçimlerden sonra yapılan “zorunlu” Kurultayda da “onlardan vazgeçmeyince”, umutlar iyice sönmüş ve “Merkez Parti’nin kurulması için” yeniden toplantılar ve çalışmalar başlatılmıştı!..

Anadolu’dan gelen haberler iyi idi, “mali desteğin bulunabileceği” belli olmuştu. Parti kurucularında aranan “ilk vasıf” siyasi hayatlarında “temiz kalmış olmaları” idi. “Yeni gelecekler için” de “bu vasıf” aranacaktı.

Duyduğum; “kurulacak partiyi yasal kurultayına götürecek ‘toparlayıcı, halkın kabul edeceği, seveceği’ saygın bir Başkan üzerinde görüş birliğinin sağlanmak üzere olduğu” idi!..
Türk siyaseti, “ülkede de, sandıkta da, Meclis’te de dengeyi sağlayacak” bir Merkez Parti’yi bekliyor, vatandaş da bekliyor; biz de bekleyip, göreceğiz!..

 

Haftanın Adamı

Bizde “olmayan” adam!..

Yanı başımızda, “dudak büktüğümüz, hatta küçümsediğimiz, 400 yıl Osmanlı’nın yönetiminde kalan” Bulgaristan’da bir trafik kazası oluyor, 17 kişi ölüyor. Ve…

İçişleri, Ulaştırma, Bölgesel Geliştirme Bakanları istifa ediyor. Bakanlar “İstifalarının sorunlara çözüm getirmeyeceğini biliyoruz, ama siyasi sorumluluğun gereğini yapmamız gerekiyordu” diyorlar, Başbakan da istifaları kabul ediyor!..

Bizde, trafikte, “her yıl sınır dışı harekatlarda, terör mücadelesinde şehit olanların” kaç misli insan ölüyor, binlerce yararlı var, sonuç; “Olur böyle vakalar, bizim yöneticilerimiz yan bakar”; işte o kadar!..

Devletin, hem de “son yıllarda en hassas olunması gereken” Bankasında “gece yarısı ucuz Dolar, Euro satışı yapılıyor”; tam bir skandal, rezalet; “odacı bile istifa etmiyor”; olan ortadadır; “Olur böyle vakalar, bizim yöneticilerimiz üstünü örtecek yorgan arar”, siyasetçilerimiz de “istifa etmek, ettirmek” bir yana, bulunan yorgana sarılıp yatar!..

İşte onun için “Bizde olmayan adamlar, sadece haftanın değil, haftaların, ayların, yılların adamları olurlar”; helal olsun, pardon pardon, “Helal olsun” sözünün tam tersi bir sözümüz vardı, neydi o; bir türlü hatırlayamıyorum, işte “o” olsun!..

Kuzenlerimizden hepimize ders!..

Kim ne derse desin, ben “binlerce yıl önce, Orta Asya’daki büyük kuraklıktan sonra Dünyaya dağılan “Türk dili şemsiyesi altında yaşamış halklardan birinin devamı olan” Kızılderililerin “kuzenlerimiz olduğuna ve Bering Boğazı’ndan Amerika kıtasına geçtiğine” inanırım. Buna dair izler, bilgiler, araştırmalar ve belgeler vardır!..
İşte, onlardan, Cherokee kabilesinden bir bilge şeften, bugünlere kadar kalan bir insanlık dersi:
Bilge Şef, kabilenin gençleri ile sohbet ederken, der ki; “İçimizde iki kurt var ve bunların arasında da korkunç bir savaş var. Kurtlardan biri; Korkuyu / Öfkeyi / Kıskançlığı / Pişmanlığı / Açgözlülüğü / Kibri / Aşağılık duygusunu / Yalanları / Üstünlük taslamayı / Bencilliği temsil ediyor.
Diğer kurt ise; Zevki / Huzuru / Sevgiyi / Umudu / Paylaşmayı / Cömertliği / Dinginliği / Alçak gönüllülüğü, / Nezaketi / Yardımseverliği / Dostluğu / Anlayışı / Merhameti / İnancı.”
Gençlerden biri sorar; “Peki, savaşı hangi kurt kazanacak?”
Bilge şef cevaplar; “Beslediğiniz!..”
Öncelikle siyasetçilerin, yöneticilerin, iş adamlarının ve gazetecilerin “ders alacağı bir kıssa”; herkes “hissesini” hesaplamalı!.. (Teşekkürlerimle, Mahmut Tolon Hocam)

Sözün Özü

Söyler misiniz bana; CHP’de İsmet Paşa, Bülent Ecevit, Deniz Baykal dahil, “omuzlarda taşınarak getirilen, ama arabasının kuyruğuna teneke bağlanarak gönderilmeyen” bir genel başkan var mı; işte Kemal Kılıçdaroğlu’nun da “bu sona mahkum edilmesi için” her türlü hazırlık yapılmıyor mu?..

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test