Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş

Gözler siyaset sahnesinin yeni gözdelerine çevrildi

8.4.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Anketler, AKP – MHP ittifakının ise “beklenen güçlenmeyi getiremediğini” aksine “oy oranlarında düşüş olduğunu” gösteriyor. GÖZLEM “durumu” uzmanlara sordu, işte yanıtlar…

2019 seçimleri öncesinde hangi partinin ne kadar oy potansiyeli olduğu ve seçimlerde nasıl bir tablonun ortaya çıkacağı herkes tarafından merak ediliyor. Bugünlerde en çok tartışılan konuların başında ise, “Siyasette İYİ Parti ve Saadet Partisi ‘dengeleri değiştirecek’ mi?” sorusu geliyor...

Kamuoyu araştırma şirketleri de bu merakı gidermek, siyasi partilerin isteği ve talebi doğrultusunda anketlerini gerçekleştiriyor.

Son yapılan seçim anketlerinde Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinin oy kaybettiği, İYİ Parti’nin ise oylarının arttığı gözlemleniyor. Öte yandan “muhalefet için en verimli ittifak modelin ise İYİ Parti’nin Saadet Partisi’yle ittifak kurması” olduğu görünüyor.

İktidarı kadınlar belirleyecek

Önümüzdeki seçim sonuçlarında kadın oylarının belirleyici olacağı ifade edilirken, gözler AK Parti ve İYİ Parti cephelerine çevrildi. Buna neden olarak ise 15 yıldır hükümetin başında olan AK Parti'nin kadınlardan aldığı oyların bir hayli fazla olması geliyor. Önümüzdeki seçimlerde bu tablonun değişip değişmeyeceği ise merak konusu... İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener her fırsatta “İYİ Parti bir kadın hareketidir” ifadesine yer verirken, bazı çevrelerden gelen yorumlara göre AKP'yi iktidardan indirecek İYİ Parti yükselişinin, muhtemel olarak “kadınların çoğunluğundan gelecek oylarla gerçekleşebileceği” vurgulanıyor.

Bu arada “yerelde AKP ile MHP’nin kendi adaylarını destekleme” kararının özellikle MHP tabanını “geneldeki ittifakı etkileyebilecek kadar” etkilediğinin de altı çiziliyor.

Bu arada, ülkenin çeşitli yerlerinden “MHP’li belediyelerin destek bakımında İYİ Parti ile tabanda iletişim kurmaya başladıklarının haberleri” de geliyor. AK Parti – MHP ve İYİ Parti cephesinde bunlar tartışılırken, seçimlerde Saadet Partisi'nin de dengeleri değiştireceği vurgulanıyor. Saadet Partisi'nin, anketlerde oyu yüzde 2 – 3 oranında görülse de, AK Parti içerisinde yüzde 6 – 8'lik bir kitleyi etkileyecek güce sahip olduğunun, özellikle “muhafazakar, milli görüşçü ve dindar kesim üzerinde” rahmetli Necmettin Erbakan döneminden bugünlere gelen etkileşimin bulunduğunun da altı çiziliyor.

“Olursa”, İYİ Parti / Saadet Partisi ittifakı ile girilecek bir milletvekili seçiminde “Saadet Partisi’nin de baraja takılma engeli ortadan kalkacağı” için, “AKP’ye emanet verilen oyların” Saadet Partisi’ne dönebileceği üzerinde duruluyor.

Özellikle AK Parti ve MHP tabanını etkilemesi beklenen bu tablo, gerek yerel seçimlerde, gerek milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandık sonuçlarını etkili bir şekilde değiştirebilir mi?... Gözlem, cevabı merak edilen bu soruyu uzmanlara sordu...

 

 

'TÜRKİYE'NİN SİYASİ DENGESİ ETKİLENECEK'

Ali Naili Erdem ( Eski Milli Eğitim Bakanı):AKP ile MHP ittifak ettiler. Bu ittifak birbirlerine ihtiyaç duyduklarının ifadesidir. Bir siyasi parti tek başına iktidr olacağını tespit ettiği an bir diğerine itibar etmez. Birbirleri ile ittifak yaptıklarına göre AKP, MHP'ye ihtiyaç duyuyor demektir. Bu uzun yıllardır iktidarda olanın yıpranma payıdır, normaldir. Bütün dünyada da böyledir. Vatandaş yeni bir arayışın içerisindedir. Merkez sağ, Türkiye'de boşluktadır.  Bu büyük boşluğu iki büyük parti İYİ Parti ile Saadet Partisi dolduracak niteliktedir. Bana sorarsanız bu yapılan iş doğrudur. Türkiye'nin hayrına bir iştir ve Türkiye'nin siyasi dengesini elbette etkileyecektir. Bu etkileme çok önemli ölçüde olacaktır. Bunu da Türkiye'nin selametine, demokrasinin sağlıklı yürümesine ve vatandaşın huzurlu ve mutlu bir ortama ulaşmasında büyük bir etken olarak görüyorum ve tarafları şimdiden kutlarım...

“SİYASİ YELPAZE DEĞİŞİME AÇIK”

Hüsnü Erkan (Prof. Dr.):Genelde toplumsal sistemler üzerine yapmış olduğum bilimsel çalışmaların ışığında, siyaset yelpazemizin henüz temel dengelerine oturmadığını düşünüyorum. Konuya tarihi süreç ve demokratik işleyiş ve işlevler yelpazesinden baktığımda, görünen manzara şudur: Henüz makineleşmemiş, ilkel bir tarım toplumu olan Osmanlı’nın çözülme döneminde çok sayıda ideolojik arayışlar gündeme geldi. Bunlardan geleneksel kökenlere dönüşü öne çıkaran İslamcılık ve Turancılık gibi ideolojilere karşı, Atatürk anti-tez olarak Çağdaşlaşma ve Batılılaşma ideolojisini getirdi. Köklerini bu çizgilerden alan siyasi yaklaşım ve ideolojiler yeni bir sentez arama ve yaratma yerine bir birine kapalı kutuplaşma ve karşıtlık genelde korundu. Böylece, yerli geleneksel kültür ile batılılaşma yanlısı kültür karşı karşıya geldi. Tek raylı ideolojik çizgisel hat üzerinde kutuplaşma ve karşıtlık yaşandı. Oysa yaklaşık bizimle birlikte Batılılaşma sürecine giren Japonya, yerli kültürü ile batının teknolojisini, çoğul vizyon içinde, iki raylı hat olarak sentez etti ve Japon hızlı trenine kimse yetişemedi. Bu senteze belli ölçüde yatkın olan, Demirel ve Ecevit köklü sanayi dönüşümün yapısal reformlarını zamanlama, içerik, yeterli doz ve hızda getiremediler. Özal ise sanayileşme üzerine gelen bilişim teknolojileri ve bilgi çağının gerektirdiği yapısal dönüşümün çoklu boyutlarında yetersiz kaldı. Sonuçta Türkiye 1990’ların buhranlı yıllarını yaşadı. Ancak bu arada bilgi ve bilişim teknolojilerinin tetiklediği küreselleşme tüm Dünya ülkelerini köklü bir dönüşüme taşıdı. Teknoloji ve bilime ağırlık veren ülkeler bilgi toplumu ve akıllı makinalar çağı ile bir üst platforma taşındı. Aksine, teknolojinin meydan okuyuşuna karşı, korunma güdüsü ile muhafazakar ideolojilere yönelen ülkelerde ; kültürel kırılmalar daha çok ön plana çıktı. Türkiye bu son gruba dahil bir örnektir. Çoğu ülke teknoloji yarışı içinde iken; AKP içinde önceleri, FETÖ’cüler devlet kurumlarını kontrol için toplumu yıllarca düzmece mahkemelerle kutuplaştırdılar. Şimdi de , parlamenter demokrasi- başkanlık sistemi ; dini ideoloji olarak kullanma ve Atatürk ve devrimlerini önemsizleştirip Osmanlıcılık ve gelenekçi yaklaşımları öne çıkarma konularında toplumun gerilmesine ve kutuplaşmasına yol veriliyor. Oysa Türkiye’nin geleceği, daha geniş yelpazeden toplumu kavrayacak kültür ve ideolojilere sahip sentezler içinde, çoğul vizyonlu yaklaşımlara ihtiyaç gösteriyor. Başarılı siyasi gelecek için, geniş yelpazeden bakan, çoğul vizyonlu ideolojideki partiler sayesinde; kapalı kutuplaşma ve çatışmacı siyaset yerine; her kesimi kapsayacak, kapalı inanç ve ideolojiler yerine çoğulcu açık toplumu yaratacak yaklaşımlar gerekli. Böylesi bir parti, siyasi yelpazenin uçlarında değil daha çok merkezde veya merkeze yakın bir yerine konumlanması, çağın değerleri olarak, kadınların toplumdaki yeri, çevre sorunları ile bilim ve bilişime ağırlık veren değer ve yaklaşımlara odaklanmalıdır. Bu analiz içinde konuya baktığımızda, muhafazakar AKP-MHP ittifakı ile CHP; yeni bir yaklaşım ve sentez yerine hep aynı çizgide kaldılar. Böylece meydan ve merkezdeki büyük boşluk İYİ Partiye kalmış gözüküyor. İYİ Parti bu gerçeği görüp; çağın yükselen değerlerini, toplumun beklentileri ile birleştiren kapsayıcı bir yaklaşımı topluma etkin olarak sunması durumunda, hem Türkiye siyasetini, hem de siyasi yelpazeyi değiştirecek bir potansiyele sahip olabilir. Ayrıca, AKP’nin siyasetteki FETÖ kamburu ile yandaşları kayırma politikası elini zayıflatıyor. Artan ekonomik sıkıntılar, işsizlik ve pahalılık halkın tercihinde etkili olacaktır. Afrin başarısı, bu kayıpları ancak kısmen kapatabilir. Ayrıca Türkiye’nin rotasının Batı’dan çok Doğuya çevirmesi bazı seçmen gözünde sorgulanacaktır. Bu gelişmelere ek olarak, AKP’nin kaynak bulmak için, yapancı sermaye tercihli özelleştirme yaklaşımı, tabanındaki Milli Görüşten gelen seçmenin bir bölümünü, daha ulusalcı olan Saadet Partisine kaptırma riskini arttırıyor. Sonuç: önümüzdeki seçimler bir yol ayrımı: Kapalı ve tek yönlü ve tek yolcu platformlarda siyaset veya kapsayıcı, çoğul vizyonlu ve uzlaşmacı ideolojilere yer açan yeni bir platform. Ucu açık. Sonuç ise tarafların gayretine bağlı.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Diğer Haberler

Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘garip senaryo’ dediği ihtimal, Anayasa’nın 101. maddesinde gizli. İddiaya göre İkinci tura kalan muhalefet adayı yarıştan çekilecek ve başka b...

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Abdullah Gül tartışmaları ile ilgili olarak, hem Gül'ü hem de cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan çok sert bir tweet attı .

Sosyal medya hesabından açıklama yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul, Gazi ve İnönü üniversitelerini ikiye bölen tasarıya tepki gösterdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na iade-i ziyarette bulundu. İki lider, CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmenin ardından orta...

Geçen hafta Meclis’e sunulan ve 10 köklü üniversitenin bölünmesi, 15 yeni üniversitenin kurulmasına ilişkin yasa tasarısı TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülmeye b...

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel Twitter'dan açıklama yaptı. Özel, "CHP’nin gündeminde Abdullah Gül diye bir isim olmadı, şimdi de yok, olmayacak" dedi.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, YSK'ya çağrıda bulundu. Balbay YSK'dan, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girecek olan her adayın üniversite diplomalarını yayınlamas...

Yazarlar
Website Security Test