Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Sosyal medya fenomenleri

6.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Ege’de Son Söz” sitesindeki 30 Haziran 2018 tarihli yazısında dostumuz Nedim Atilla, “Sosyal Medya Herkesi Yazar Etti” başlıklı yazısında Alman çağdaş felsefe okulundan Jürgen Habermas’dan şu alıntıyı yapıyor: “Kamusal alan herkesi potansiyel bir okuyucu yapmıştı. Sosyal medya ise herkesi potansiyel bir yazar yapıyor”.
Doğru bir saptama ama insan sormadan edemiyor: Nasıl bir yazar? Nasıl bir içerik? İletişim teknolojilerinin inanılmaz bir hızla gelişimi, özellikle cep telefonlarının ve internetin dünya çapında yaygınlaşması ile kişiler, giderek toplumlar arasındaki iletişim, haberleşme, diyalog müthiş gelişti. Ancak bu gelişme ne yönde gidiyor? Sağlıklı bir yönde mi, toplumsal ve kişisel hastalıkları derinleştiren bir yönde mi, bu soruyu sormanın zamanı geldi.
Seçimler ve Sonrası
“Whatsapp”, “facebook”, “twitter”, “instagram” ve benzeri sosyal medya ortamlarına “takılanlan”lar, geçirdiğimiz seçim sürecinde şaşkına döndüler ortalığa doluşan mesajlardan. Kuşkucu, hastalıklı bir ortam oluştu. “Paranoya” ortalığı kapladı. Nedir paranoya? En basitinden çevreden, insanlardan, gelişmelerden kuşku duymaktır; her olayın arkasında bir “bit yeniği” aramaktır.
Bu kuşkuculuğun en uç öykülerinden bir tanesi seçim gecesi Muharrem İnce’nin eşi üzerinden rehin alındığı, bu nedenle açıklama yapmadığı şeklinde gelişti. Sayın İnce bunların deli saçması olduğunu açıkladı ama toplumsal ölçekte kuşkular ortalığı kapladı. “Troller” bir ölçüde amacına ulaşmıştı…
Baskın seçim, kaygıların ana temeli, bu bir gerçek. Siyasi iktidarın hile yapacağı kuşkusu yaygındı. Bu kuşkuların haklı bir nedene dayandığı da yer yer ortaya çıkmadı değil. Soner Yalçın, seçim sonuçlarının Anadolu Ajansı tarafından Yüksek Seçim Kurulundan daha hızlı verilmesinin arkasındaki gücü sorguluyor bir süredir; polis, jandarma gibi tarafsız kalması gereken devlet güçlerinin, bu “iş”te kullanıldığını ileri sürüyor. Ne Anadolu Ajansı ne de İçişleri Bakanlığı bu iddiayı yalanlamadı bildiğim kadarıyla.
Yerel seçimler öncesi
Önümüzde yeni bir seçim dönemi var. Yerel seçimler. Sosyal medya fenomenleri yine faal. Bakıyorum, herkes her şeyi herkesten fazla biliyor. Habermas, geliştirdiği kamusal alan kavramının, Fransız devrimi öncesi kahvehanelerde, entelektüel salonlarda gelişen burjuva kültürde ifadesini bulduğunu belirtir.
Ülkemizde ise sosyal medya fenomenleri ile yazdıkları mesajlarda tanışıyoruz. Bizdeki kahve ya da içki masası “geyikleri” artık “twitter”da, “whatsapp” mesajlarında gelişiyor.
Kişi ilkokul mezunu ya da tıp profesörü, ulaşım üzerine döktürüyor da döktürüyor, sanki konuyu en iyi bilen o.
Kişi, yapımı sürmekte olan inşaatların fotoğraflarını çekip, “berbat bir iş” diyerek sosyal ortamda paylaşabiliyor.
Kişi, İzmir’in geri kalmışlığı, yerel yönetimin başarısızlığı üzerine hakarete varan sözcükleri döktürüyor da döktürüyor ama Fuar İzmir’i yeni gördüğünü, şaşırdığını da ifade etmekten geri durmuyor.
Ya da, ortalama geliri 10 bin dolar civarında olan İzmir’i, 40-50 bin dolar olan bir Batı kenti ile karşılaştırmak, olağan gelebiliyor bazı insanlara.
Çöken Mantık
Sosyal medya yazışmalarında mantıklı bir yaklaşım bulmak zor. Zaten mantık değil, kişinin kendisini “fasulye gibi nimetten sayması” egemen ortama. Bazı sosyal medya düşkünleri için en zeki kendisi, en temiz kendisi, en doğru kendisi. İster yönetici olsun, ister bürokrat ya da rakip partiden birisi, hedefteki kişi ise, çıkarcı, aptal bir salak.
Ruh ve sinir hastalıklarının yaygınlaştığı bir çağda yaşıyoruz. Siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel alanlarda yaşanan kargaşa, kötüye gidiş, insanları şaşırtıyor, mantıklı davranmaktan, karar almaktan uzaklaştırıyor. İnsanlar bütüne bakmak, ona göre karar vermek yerine, ufak detaylar üzerinde genellemeler yapmayı yeğliyor. Sosyal medyaya yazdığı büyük büyük laflar, kendisini de büyülüyor. Bunun şehvetine kapılıyor.
Bu şaşkınlıktan da en çok egemeler yararlanıyor. En son olarak “facebook” ortamından yararlanarak ABD seçimlerinin nasıl manipüle edildiği açığa çıktı. Ama hemen hazır altı edildi. Siyasi reklam, ticari reklam ile içiçe girmiş durumda. Ne yazık ki, sosyal medya kullanıcılarının büyük çoğunluğu bu “manipülasyon”un farkında değil.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test