Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

CHP’nin bütünlüğü

6.7.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

“Önceki haftaki yazımızda, 24 Haziran seçimlerinin genel bir değerlendirmesini yapmış ve CHP ile ilgili değerlendirmeyi ise bu haftaya bırakmıştık. İsterseniz, gelin, 24 Haziran sürecindeki CHP’yi, birlikte irdelemeye çalışalım.

İttifak politikası, koşulların getirdiği zorunluluktu
İktidar bloğunun hızlandırılmış seçim hamlesi ve Cumhur ittifakını oluşturması, başta ana muhalefet CHP olmak üzere, muhalefet partilerini yeni arayışlara yöneltti. Bu arayışın başını da CHP çekti. Millet ittifakı, işte böylesi bir arayışın ve hamlenin sonucuydu.
Aslında iktidar, muhalefetin ittifak oluşturabileceğini düşünmüyordu. Yeni kurulan İyi Parti’yi de (İYİP) seçime sokmamak istiyordu. İşte CHP, önce 15 milletvekilini İYİP’e göndererek ve ardından Millet ittifakını oluşturarak, iktidarın oyunlarını bozdu. Burada, hakkını teslim etmek gerekir ki, belirleyici olan CHP ve onun genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumuydu. Sonra, Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi de, CHP’ye ve muhalefete yeni bir ufuk açtı. Bunlar olumlu ve başarılı hamlelerdi.

Ayrışma değil, bütünleşme
‘Hepimizin Cumhurbaşkanı’ sloganıyla yola çıkan CHP’nin adayı İnce, kısa zamanda başarılı ve etkili bir kampanya yürüttü. Çok sayıda genç ve yeni seçmeni alanlara çekti. İlgi odağı oldu. Elde edilen sonuçla hedefe ulaşılamamış olsa da, yine de küçümsenecek bir sonuç değildir. Cumhurbaşkanı adayı ile partinin oyları arasındaki makas ise, izlenen seçim stratejisinin doğal sonucudur. Buradan hareketle, partide ayrışmayı körüklemek doğru bir yaklaşım olmaz.
Üstelik olağanüstü dönemin getirdiği zorlu koşullar nedeniyle, CHP seçmeni, ister istemez stratejik oy kullanmak zorunda kalmış ve bir bölüm CHP oyu, özellikle büyük kentlerde HDP ile İYİP’e gitmiştir. Ana muhalefet partisi, ister istemez, diğer muhalefet paydaşlarını da gözetmek ve taşımak durumunda kalmıştır. Aslında iktidarın cumhurbaşkanı adayının yüzde 2,5’luk bir oranla ilk turda seçildiği ve partisinin oyunun da yüzde 41’lere gerilediği göz ardı edilmemelidir. Eğer diğer muhalif adaylar, beklendiği gibi biraz daha yüksek oranlarda oy alsalardı, cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalabilirdi.

Oyuna gelinmemelidir
Her seçim sonrasında CHP’nin içinde bir dalgalanma yaratılması, neredeyse seçimlerin ayrılmaz parçası haline gelmiştir. 24 Haziran’ın sonuçlarından yine en çok etkilenen CHP olmuştur. Elbette bir partide, özellikle de sol ve sosyal demokrat bir partide, eleştiri ve özeleştiri yöntemleri doğru biçimde çalıştırılmalıdır. Örneğin, seçim gecesi iletişiminin doğru ve etkin bir şekilde yönetilememesi sorgulanmalıdır. Bu konuda hatalar ve eksikler varsa, bir daha aynı duruma düşülmemesi için, bu bir zorunluluktur.
Ancak bu yaklaşımlar, parti içi bir çatışmaya ve ayrışmaya yol açmamalıdır. Günümüzün zorlu koşullarında, CHP’nin ve CHP’lilerin böyle bir lüksü olmadığını düşünüyoruz. Üstelik tam da yerel seçimler öncesinde…

Yerel seçimler zamanında yapılmalıdır
Muhalefet ve ana muhalefet için gündemde olan bir başka konu, yerel seçimlerin öne çekilmesi söylentileridir. İktidar çevrelerinden yükseltilen bu yoklamalara, kesinlikle karşı çıkılmalıdır.
Muhalif seçmen yorgun ve bezgindir. Böylesi bir ortamda yapılacak seçimler, muhalefeti daha zor durumlara düşürür ve muhalefetin aleyhine olur. Anayasa değişikliği gerektiren böylesi bir zorlamaya kesinlikle boyun eğilmemelidir. Dokuz aydan daha kısa bir süre kalan zamanındaki yerel seçimler için şimdiden çalışmalar başlatılmalıdır.

CHP özgücünü yükseltmelidir
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin seçimde gösterdiği performans ve elde ettiği sonuç, CHP’nin kendi içindeki insanlarının, fırsat verildiğinde neler yapabileceklerinin de somut bir göstergesidir. Aslında CHP, kadro zengini bir partidir ve pek çok değeri içinde barındırmaktadır.
Bu bağlamda, CHP’nin kendi içindeki değerleri öne çıkarması gerektiğini düşünüyoruz. Parti, örgütüne ve değerlerine sahip çıkmalıdır. İttifak politikasının, siyasal koşulların getirdiği bir zorunluluk olduğunu ve genişletilerek sürdürülmesi gerektiğini kabul etmekle birlikte; partinin kendi özgücünü yükseltmesinin gereğine de yürekten inanıyoruz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test