Ana Sayfa / 

Mobilyada sektörü sarsacaklar

9.2.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Kilim Mobilya CEO'su Mesut Yiğit, Kilim Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Erdoğan Yayla, Kilim Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Yayla,  Kilim Mobilya Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Emin Koçer,  Kilim Mobilya Yönetim Kurulu Bekir Sıddık Erbüşüm,  Kilim Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Ersoy Elkıran, Kilim Mobilya Dış Ticaret Müdürü Osman Tarsusluoğlu ve  Kilim Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Yayla yeni atılım için bir araya geldi.

Yıl 1977 belki de Türkiye’nin ilk mobilya şirketlerinden biri olan Kilim kurulur.  O günden bu yana kendi çizdiği yolda ağır ama emin adımlarla yürüme başarısı gösterir. Ayakta kalır. Her zaman ilk beşin içinde yerini alır.

Kimsenin inovasyonun adını anmadığı yıllarda İsmail Yayla’nın temelini attığı Mehmet Yayla’nın büyüterek yoluna devam ettirdiği Kilim bu konuda adımlar atar.

Kayseri'de patenti Kilim'e ait yay sünger fabrikası kurulur. Türkiye’de ilk kez üretilen aromalı yastıklara imza atılır.

Ve kurulduğu gündem bu yana bir önemli noktaya çok ama çok dikkat edilir.

Satış sonrası hizmet dikkat edilen en önemli konudur. Bu alanda tüketici her zaman haklıdır teması şirket kültürü olarak yerleştirilir.

Ve bu gelişme Kilim ailesini yaratır. Kilim ile evlenen anne-baba, çocuklarına da Kilim tavsiye eder.

Kilim kuşaktan kuşağa geçen bir marka haline gelir. Ve içinde bulunduğumuz yıl Kilim için çok önem bir değişimin başlangıcı olur.

Mehmet Yayla ve yönetim kurulunda yer alan aile üyeleri, kurumsallaşma kararı alırlar… Ve ellerindeki bütün yetkiyi profesyonel yöneticilere emanet ederler.

İşte şirketin yönetime CEO olarak Mesut Yiğit ve ekibi bu süreçte gelir…

Atılan bu adımla eş zamanlı yeni yatırımların da kapısı açılır.

Kilim'in "Endüstri 4.0" uyumlu Mobilya Üssü Yatırımı"na start verilir.

50 milyon dolarlık yatırımla bütün fabrikalar, üretim noktaları yenilenir, bir arada toplanır.

Yeni uygulama ile mobilyada hibrit teknoloji devreye konulur.

Önümüzdeki 5 yıl içinde sektör lideri olma hedefi konur.

ARGE’ye büyük bir yatarım yapılır. Türkiye’nin en büyük ARGE merkezlerinden biri kurulur.

Sektörde tasarımın olmazsa olmaz olduğu sonucundan hareketle bu alanda dünyanın önde gelen isimleri ile temas kurulur.

IKEA gibi dünya devlerine de üretim yapan Kilim Mobilya, Avrupa’da özellikle İtalya, Fransa, Almanya pazarlarındaki ağırlığını artırmak için adımlar atma kararı alır.

Ve kararlar yeni ekibini yol haritasını ortaya koyar. Ayrıca iç pazardaki güçlü yapının daha da güçlenerek büyütülmesi için Kayseri’de dev bir zirve yapıldı.

İşte bu zirvenin açılışında Mehmet Yayla’nın şu sözleri yeni dönemi anlatmak için önemliydi:

. Bayilerimizle, çalışanlarımızla, ailelerimizle, içerde ve dışarda bizi temsil eden her bir kişi ile kocaman bir aileyiz. Ailede de sağlam temel eğitimden geçer.

. Demek ki eğitime çok önem vereceğiz. Sürekli yenileneceğiz, öğreneceğiz, gelişeceğiz ve hep birlikte daha güçlü olacağız.

. Bilindiği gibi 2015 yılından itibaren içeride ve dışarıda yeniden yapılanma sürecine girdik.

. Sizlerle birlikte yürüdüğümüz yolda büyümenin kontrollü olması adına, işimizi bizi bir adım öteye taşıyacağına inandığımız profesyonellere ve onlarla birlikte çalışmaya karar verdik.

. Bundan dolayı, hedeflerimizin kontrollü bir şekilde yürütülmesi adına Mesut Yiğit, Kilim Mobilya CEO’su olarak göreve başladı.

. Kendisini 4 ay testten geçirdik tabi. Dedik ki tamam, bu arkadaşımız bize hizmet edebilir. Ve şuanda kendisi ve katılan 15 profesyonelle birlikte ve bizim çalışanlarımızla birlikte Kilim’i başarıya koşturacaklar.

Bugüne kadar başarılı bir grafik çizen Kilim Mobilya yeni markaları, yeni yönetimi ve yeni atakları ile önümüzdeki günlerde çok ses getirecek gibi görünüyor.

Bu arada rakiplerine buradan haber verilim… Yatak üretiminde yeni ve iddialı hedefleri bulunuyor. Bu alanda önemli yenilikler için çalışıyorlar.

 Kilim'in bilinen ve bilinmeyen yönleri

 

Aslında Kilim Mobilya’nın bilinen ve bilinmeyen çok önemli yönleri bulunuyor.

Mesela satış sonrası hizmette bir numara olduğu biliniyor. Ama ABD pazarında bir numara olduğu pek bilinmiyor. Kilim şu anda ABD pazarında bir numaralı mobilya markası..

Kilim Mobilya, 2017 yılını hedeflerini aştığı biliniyor. Ama 2018’de de yüzde 30 büyüme hedefi koyduğu bilinmiyor.

Türkiye genelinde 220 bayisi bulunduğu biliniyor, hatta 50’den fazlaya ülkeye ihracat yaptığı da biliniyor. Ama beş yıl içinde bayi sayısını 400’e çıkarmayı hedeflediği bilinmiyor.

Yurtdışında 130 satış noktası ile temsil edilen Kilim Mobilya, bu yıl içinde franchaising yoluyla açacağı Fransa, Suudi Arabistan, Azerbaycan, Çad, Fas, Kazakistan ve Sudan mağazaları ile yurt dışı satış ağını genişletmeyi sürdüreceği de bilinmiyor.

Yani Kurucu Başkan İsmail Yayla ve kardeşleri Mehmet Yayla, Mahmut Yayla tarafından 150 metrekarelik marangozhanede başlayan serüvenin bilinen ve bilinmeyen yönleri ile bir dünya devine doğru yol aldığının altını çizmek gerekiyor.

Yeni havalimanı ile birlikte 60 milyon yolcuya ulaşırız

Dünyanın en büyük havacılık şirketlerinden biri olan Lufthansa'nın Türkiye Başkanı olan Kemal Geçer yeni havalimanı ile ilgili çok özel açıklamalar yaptı

Dünyanın önde gelen havayollarından biri olan Lufthansa Türkiye’nin başına hep sempatik isimler geliyor.

Son olarak 33 yaşında genç bir isim bu kuruluşun başına getirildi. Onu her toplantıda her aktivitede görüyoruz. Atom karınca gibi herkese ulaşıyor, herkesin derdine koşuyor.

Kemal Geçer 2016 yılında Lufthansa Türkiye Genel Müdürü oldu. Kısa sürede önemli projelere imza attı.

İşte kısa sürede aldığı mesafelere ilişkin Kemal Geçer’in değerlendirmeleri:

. Lufthansa Group olarak müşteri memnuniyetini artırmak için 2016 yılında toplam 2.2 milyar euoru yatırım yaptık.

. Özellikle dijital alanlarda yaptığımız yenilik ve yatırımlar müşterilerimizin seyahat konforunu artırmaya yönelik sürekli geliştirdiğimiz alanlar.

. Yolcularımızın her uçuşunda aynı kalitede hizmet sunmayı hedefliyoruz.

. Lufthansa Group olarak Türkiye faaliyetlerimizin 62. yılındayız.  İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya Dalaman ve Bodrum'a Yurtdışından direk seferlerimiz var.

. 57 yıldır Ankara'ya, 32 yıldır İzmir'e uçuyoruz. Frankfurt, Münih, Zürih, Viyana, Köln, Düsseldorf ve Berlin merkezli olarak dünyanın her yerine 600’ün üzerinde noktaya bağlantı veriyoruz.

. Ayrıca Antalya, Dalaman ve Bodrum gibi farklı turistik noktalara uçuyoruz. Lufthansa Grubu olarak, Türkiye'de 10 havalimanında faaliyet gösteriyoruz.

. Kağıthane'de 200 çalışanın çalıştığı bir çağrı merkezimiz var. İzmir'de 60 kişilik bir ekibimiz var.  Kargo sektöründe de faaliyetlerimizle ciddi bir Pazar payına sahibiz.

. Ayrıca İstanbul Atatürk Havalimanı'nda kış aylarında 150, yaz aylarında 250 çalışanın yer aldığı üretim tesisimizden farklı havayollarına İkram hizmetleri sunuyoruz. Türkiye'de teknik ekip de dahil olmak üzere Grup olarak 600’ün üzerinde çalışanımız var.

. Özellikle IGA Yeni havalimanı faaliyete geçtikten sonra İstanbul’da elde edeceğimiz kapasite artışı ile sadece İstanbul’da iç hat ve dış hat da toplam yolcu sayısı 60 milyonun üzerinde olur.

.  Bu sene Türkiye’ de faaliyet gösteren bütün havayollarının gündeminde IGA var. Istanbul Yeni Havalimanı (IGA) projesi kapsamında tüm hazırlıklarımız devam ediyor ve ciddi yatırımlar yapacağız.

Tahkim emin adımlarla ilerliyor

İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ilk 2 faaliyet yılını geride bırakırken emin adımlarla ilerliyor. Son olarak bu alandaki en büyük işbirliği gücü TİM, birlikte sahaya çıktı.

Her iki kurum, küresel ticarette Türkiye’yi temsil eden ihracatçı firmalar arasında tahkim kullanımını yaygınlaştırmak için işbirliği mesajı verdi. İstanbul Tahkim Merkezi’nin (ISTAC) Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile birlikte düzenlediği basın buluşmasında ana gündem, ihracatçı şirketleri tahkim fırsatları ile buluşturmanın yolunu açmaktı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Firmalarımızı yurt dışı tahkim merkezleri yerine ISTAC’ı kullanmaları için yönlendireceğiz, bu yönde çağrı yapacağız” dedi.  ISTAC Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı ise, Başbakanlık Genelgesi ve kamu ihalelerinde mevzuat değişikliği sonrası ISTAC’ın kendi kalesinde güçleneceğini ve bölgenin en önemli tahkim merkezi olacağını vurguladı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, dünya ticaretinin hızla geliştiğini ve bu hızlı ticaretin hukuki işlemlerinde de hızlı çözüme ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Büyükekşi, uluslararası arenada ticaret yapan Türk şirketleri için tahkim hukukunun önemini şöyle değerlendirdi:

“TİM 70 bin ihracatçımızla Türkiye’nin bayrağını dünyanın her köşesinde dalgalandırıyor. 250’ye yakın ülke ve bölgede ürünlerimiz kullanılıyor. Son yıllarda katma değeri yüksek ihracata önem veriyoruz. İhracatçılarımız küresel ticarette güçlü bir şekilde yol alıyor. 2018 yılında küresel ticaretin 19,2 ilâ 19,5 trilyon dolar olması bekleniyor. Demek ki tüm dünyada daha fazla dış ticaret olacak. Dünya ticareti hızla gelişirken, bu ticarete konu hukuki işlemlerin de hızlı çözülmesi gerekiyor. İşte ‘savaşı muharebede kazanıp masada kaybetmek” lafı ticarette de geçerli… İhracatçı için gerek üründe gerek teslimde gerekse ödemede, her aşamada sorunlar olabilir. Firmalarımız bu konuda farkındalık sahibi olmalı… Bunun en güzel örneği 1999 İstanbul depremidir. ‘Depremden korkma tedbir almamaktan kork’ mesajını konumuza getirelim; ‘Ticarette sıkıntı yaşamaktan korkma ama tedbirini al.’ TİM çatısı altındaki ihracatçılarımızın da o tedbirleri almaları için firmalara ISTAC’ı çok iyi anlatmayı hedefliyoruz. İşadamları herhangi bir sözleşme yaparken hemen akıllarına ISTAC gelmeli…  Ticarette, turizmde, lojistikte nasıl ki ülkemizi bir merkez yapmak için çalışıyorsak, tahkim hukukunda da İstanbul’u bölgenin parlayan yıldızı yapmalıyız. Şirketlerimizi yurt dışı tahkim merkezleri yerine ISTAC’ı kullanmaları için yönlendireceğiz, üyelerimize bu yönde çağrıda bulunacağız.”

İstanbul Tahkim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı ise, TİM’in temsil ettiği ihracatçılar için de ISTAC’ın uyuşmazlık çözüm adresi olmasını hedeflediklerini vurguladı. ISTAC’ın 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren kendi adresinde faaliyete başladığını hatırlatan Akıncı, geride kalan 25 aylık dönemde alınan mesafeyi şöyle anlattı;

“ISTAC Genel Kurulu tarafından yönetime seçildiğimizde elimizde sadece Resmî Gazetede yayımlanan kuruluş kanunu vardı. Çok kısa sürede merkezimize dava gelmeye başladı. Şu anda 15’inci davadayız. Almanya, Fransa, Hindistan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’dan davalar geldi ve önemli bir bölümü uluslararası nitelikteki bu davalardan 9’u sonuçlandı. Kamu da özel sektör de merkezimizi desteklediği için çok şanslıyız. Özellikle Başbakanlık Genelgesi ve bunu takiben kamu ihale mevzuatında değişiklik yapılmasıyla birlikte, ISTAC şartı ihalelerin tip sözleşmelerine girdi. ISTAC için bu gelişme, bölgenin en önemli tahkim merkezi olacağını müjdeliyor. Bu alanda bizim bölgemizde en aktif merkezi Dubai… Bunun sebebi, Dubai’de iş yapacak olanlara hükümetin sözleşmelere ‘Dubai Tahkim Merkezi’ni yazacaksın’ demesi... Ancak Dubai’deki tahkim merkezi yakın zamanda çok müşteri kaybetti, ISTAC sahayı tutmaya başlıyor. Şimdi Başbakanlık Genelgesi ve Kamu İhale Kurumu mevzuat değişikliği sonrası ISTAC kendi kalesinde güçlenecek. Gerçek ISTAC henüz gelmedi, bu daha buz dağının görünen yüzü… Bu sebeple önümüzdeki yıllarda bu sayı hızla artacak ve gerçek ISTAC’ı göreceğiz. En batılı doğu, en doğulu batı ülkesi olarak Türkiye gerçekten bu alanda biçilmiş kaftan…”

İstanbul Tahkim Merkezi’ne gelen davalar yoğunlaştıkça ülke ekonomisine katkısının da artacağını belirten Akıncı, “Bu da başlı başına bir endüstridir. Hakemlere, hukukçulara, otellere, ulaşıma yönelik masraflarla büyük davalarda tahkim harcamaları ciddi rakamlara ulaşabilir. Finans milletlerarası standartlarda adalet ister. Yabancı yatırımcılar açısından çok önemli bir artısı vardır. ‘Bizde çok iyi mahkemeler var’ demeniz yeterli değildir. Tüm dünyadaki büyük finans merkezlerine bakın, hepsinin kendi tahkim kurumları bulunuyor. İstanbul’un adalet dağıtan bir merkez olarak anılmasının da ayrı bir değeri ve anlamı olacak.”

Hem ISTAC’ın hem de TİM’in Başkan Vekili Mustafa Çıkrıkçıoğlu ise, tahkim merkezlerinde ilk yılların zorluklarına dikkat çekti; “Dükkânı açınca bize hemen müşteri gelmiyor. Sözleşmeye tahkim şartı yazılır yazılmaz da hemen müşteri gelmiş olmuyor. Önce sözleşmelere ISTAC girecek, sonra ihtilaf olursa dava gelecek. Bu açıdan bakınca 25 aylık faaliyet döneminde 15 dava önemlidir. Bu sayıyı hızla artırabilmek için sadece ISTAC’ı tanıtmakla kalmıyor, aynı zamanda tahkimi de gündeme taşıyıp farkındalık yaratmaya çalışıyoruz” dedi.

ISTAC Yönetim Kurulu Üyesi Müjdat Keçeci de bölgesel açıdan tahkim liginde İstanbul’un şansının arttığına dikkat çekti. Keçeci “Bölgede en çok tahkim yapan merkez Dubai… Ancak orada yabancı avukatlara yönelik yasaklar olumsuz etki yaratacak. İran tahkiminden de çekiniliyor. Dolayısıyla bu coğrafyada en ideal tahkim yeri ne Tahran ne Dubai, İstanbul… Bizim tahkim mevzuatımız, hukuki altyapımız, hukuk mahkemelerimiz var. Biz tahkimi objektiviteyi bozmadan, güveni sarsmadan uygulayabilir durumdayız ve zamanla İstanbul Tahkiminin daha çok tercih edileceğine inanıyoruz.”

Anadolu her yerine dokunmayı hedefliyor

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği ( ASKON) adına uygun adımlar atıyor.

Yeni başkan Hasan Ali Cesur ile birlikte başmayan Anadolu çıkarmalarında son durak Kayseri oldu.

Toplantının açılışında söz alan ASKON Başkanı Hasan Ali Cesur şu noktaların altını çizdi:

. ASKON olarak biz de her daim vatan için çalışmayı, milletimiz için üretmeyi ilke edindik.

. Bu üretim bazen katma değeri yüksek ürünler şeklinde, bazen de fikirlerimiz sayesinde oluyor.

. Bugün burada ilkini gerçekleştireceğimiz ‘’Kültepe Ekonomi Zirvesi’’ ile yerli ve milli bir zirveye ev sahipliği yapacağız. Evet, Kültepe ismini önemsiyoruz.

. Zira Kültepe iki ilke sahip: Anadolu’daki ilk yazılı tabletler, dünyanın ilk organize ticaret merkezi olan Kültepe’de bulundu.

. Asur çivi yazısı ile bu tabletler arasında, zamanın tüccarlarının, halkının ve yöneticilerinin siyasi ve hukuki ilişkilerini gözler önüne seren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinleri var.

. Ticaret yolu üstünde stratejik öneme sahip Kültepe bu özelliğini yüzlerce yıl sürdürmüş. Kayseri’nin Selçuklu ve Osmanlı Döneminde İpek Yolu’nun bir parçası, günümüzde de Türkiye’nin ticaret alanında en aktif şehirlerinden olması da Kültepe ile başlayan bu ticari hareketliliğin devamı olmuştur.

. Bugün burada Türkiye ekonomisinin genel görünümü ve sürdürülebilir büyümenin önemi, Milli Savunma Sanayinde yaşanan gelişmeleri ve Perakende Sektörünün mevcut durumu ile geleceğini ele alacağız.

. Yani Büyüyen ve gelişen Türkiye’yi konuşacağız. Bu yıl ilkini gerçekleştireceğimiz Kültepe Ekonomi Zirvesi ile hem Kültepe ismini yaşatmak, hem de bu isim adı altında milli ve yerli bir organizasyonu bir marka olarak Uluslararası ekonomi çevrelerine kazandırmak istiyoruz.

 

 

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...