Ana Sayfa / 

Turizmde hayaller bol…

12.1.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Türk turizmi son iki üç yıldır siyasetin dalgalarının etkisinde, ne yazık ki sektörün durumu pek iç açıcı değil. Sektördeki düşüş, gelen turist sayısında ve döviz gelirlerinde açık görülüyor.

Şimdi yeni bir yılın başındayız. Turizmci, 2018 yılına yeni umutlarla, yeni beklentilerle bakıyor. Sayısal verilere göre rezervasyon taleplerinde bir miktar artış var, ancak bu artış son üç yıldır sürekli kan kaybeden sektöre ilaç olabilecek mi? Bunu zaman içerisinde göreceğiz.

Bu arada yeni Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Numan Kurtulmuş’un, bir takım gayretler içinde olduğunu görüyoruz. Ancak sektörde gereken teşhisin konulmadığı kesin.

Evet, bu gün için bazı pazarlarda bir miktar talep artışı yaşanıyor. Bu arada nedeni bilinmez bir takım kişilerin, Çin ve Hindistan’dan, gelecek milyonun üzerinde turisti bazı bölgeler arasında paylaştırması sektörün ileri gelenleri için tebessümden başka bir şey ifade etmiyor.

Umarım yanılırız. Turizmde Çin istilası başlamasını çok istiyoruz.

 

Gerçek tablo nedir

 

Türkiye’nin coğrafi konumu ve sınırlarındaki karmaşa bitmeden çok iyilere varmak mümkün değildir. Evet, turist sayısında 2018 yılında bir miktar artışlar olabilir, ancak, tatmin edici bir tablonun yaşanması pek kolay değildir.

Avrupalı ve İskandinav ülkelerinin broşürlerini incelerseniz, iyi giden yıllarımızda, Türkiye programları genel programın yüzde 20-25’ini kapsıyordu. Bugün ayni operatörlerin broşürlerinde, Türkiye’ye yüzde 8-12 kadar pay vermişler.

Gelen turist sayısı önemlidir. Ancak gelenlerin yaptığı harcama gücü nedir? Tur fiyatlarında konaklama tesislerinin fiyatları anlaşmalarda nedir? Kişi başı tur operatörlerinin satış fiyatları ile yaptıkları kar kaç dolardır?

Bunlar hesaplanmadan iyi bir yıl beklentisi hayalden öteye gidememektedir.

Ayrıca, otellerin anlaşmalarda verdikleri kişi başı fiyatlar en fazla 25-35 dolar ortalamada çakılıp kalmıştır.

Peki, bu fiyatlarda otellerde hizmet, maliyet, memnuniyet dengesi nasıl kurulacak ve müşteri memnuniyeti nasıl sağlanacaktır.

Eğer tatminsizlik ve şikayet ortamı yaratılırsa, bir sonraki yıl talebe nasıl etki edeceği de ayrı bir araştırma konusu olmalıdır.

Unutulmamalı ki geçen yıl otel maliyetleri yüzde 12,8 oranında artış göstermiştir. TÜİK tarafından açıklanan Aralık 2017 enflasyon (TÜFE) verilerine göre, Türkiye’de fiyat yükselişi 11,1’e çıktı. Otel fiyatlarında ancak yüzde 3,5’lik bir artış sağlandığında bunun hizmet ve kalite anlayışına ne kadar tesir edeceği ortadadır.

 

Peki, çare nedir?

 

Çare, bilinen pazarlarımızda Türkiye algısının en üst seviyeye çıkarmaktır. Türkiye geçmişte her türlü şartlarda talep almıştır. Ancak, sektör yaptığı yatırımları, verdiği hizmetin gerçek karşılığını almış mıdır? Bu sorunun cevabı maalesef eksidir.

Çok kritik bir dönem yaşıyoruz. Yatırımcılarımıza tavsiyemiz, mutlak tasarruf dengelemelerinde, maliyet, servis, hizmet dengesindeki başarıları yakalamak olmalıdır.

2018 pek rahat olmayacaktır. Ancak şu an artışlar kısıtlıda olsa vardır. Ancak Orta Doğunun her an göstereceği sürprizlere de dikkat edelim derim.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...