Ana Sayfa / 

Bir fincan kahve keyfi!

29.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Eski yılın bitmesine birkaç gün kala içimi hep bir hüzün sarar… Biten her şey gibi bitmekte olan yılın son günleri de hüzünlüdür nedense... Belki de acı, tatlı, güzel, çirkin ama hepsi sizin olan yaşanmışlıkları da beraberinde alıp götürdüğü içindir...

Ama bugün hüzünden bahsetmek olmaz. Umutlarla dolu yeni bir yılı beklerken biraz huzur, biraz sükunet ve en çok da sevdiklerimizle tatlı muhabbete ihtiyacımız vardır artık… Bu nedenle bugün sıra sizlerle kahve keyfinde...

Anlatacağım hikayeyi okumaya başlamadan önce, lütfen kendinize bol köpüklü bir Türk kahvesi yapın!

En rahat koltuğunuza geçip oturun… Kahveyle birlikte getirdiğiniz bir bardak sudan bir - iki yudum alıp, damağınızda kahvenin tadı için yeni bir sayfa açın. Şimdi kahvenizi ufak ufak yudumlarken, bir taraftan da sizlere yeni yıl hediyem olan hikayemi okumaya başlayabilirsiniz artık...

Efendim, bir grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş. İşlerinden ve sorunlarından söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra değişik boy, renk ve kalitede kahve fincanlarının bulunduğu tepsiyle dönmüş ve ortadaki sehpanın üstüne koymuş. Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik fincanlarda olan kahvelerini tepsiden almalarını söylemiş.

Öğrencileri, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları onlara şunu söylemiş:

"Farkına vardınız mı bilmem. Zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların hepsi önceden alındı. Sona yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama işte az önce bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin nedeni de bu... Hepinizin istediği fincan değil kahve iken, bilinçli olarak her biriniz, birbirinizin aldığı fincanları gözleyerek daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız. Yaşam kahveyse; iş, para ve mevki fincandır. Bunlar yalnızca yaşamı tutmaya yarayan araçlardır ama yaşamın kalitesi bunlara göre değişmez. Bazen yalnızca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz.!"

Sizi geçmişin derinliğine döndürüp düşündürürken hüzne ve pişmanlıklara fırsat vermemek için anlatmaya devam edeyim.

Bu arada fincandaki kahveniz bittiyse, bırakın kahvenin tadı damağınızda kalsın. Üstüne su içmeyin. Tabii ki telveyi genzinize dilinize kaçırmadıysanız... Şimdi sıra kahve falı kapatmaya geldi. Fincanın üstüne tabağını kapatın, elinizi üstünde tutup "neyse halim o çıksın falım" deyip döndürün ve tabağı ters çevirip masaya bırakın. "İşimiz fala kaldı zaten" deyip gülüyor musunuz yoksa?!

Türk kahvesinin özellikleri anlatılırken içiminden sonra bakılan kahve falından da bahsetmek usuldendir. Kahve telvesinin fincan içinde ve tabağında oluşturduğu çeşitli izler ve işaretleri keyfinize göre yorumlayarak geleceğe dair bir şeyler anlatmakta serbestsiniz artik. Atalarımız "fala inanma ama falsız da kalma" demiş unutmayın... Kim ne derse desin dostlarla birlikte içilen bir fincan kahvenin yerini hiç bir şey tutamaz!..

Bugün sulandırılmış kahvelerin sunulduğu alternatif kahve çeşitlerinin çoğalmasıyla, Türk kahvesinin tahtının sarsıldığını mı düşünüyorsunuz yoksa? Yanılıyorsunuz!... Çünkü geçmiş yıllara göre Türk kahvesine atfedilen önem bugün de az değildir. Üstelik, "Bir fincan kahve olsam…", "Ben bir küçük cezveyim…", "Kahve Yemen’den gelir…", "Kadifeden kesesi, kahveden gelir sesi…" gibi çok sayıda şarkıya, türküye konu olmuş, bu gizemli geleneksel içeceğimizle kim yarışmaya cüret edebilir ki!..

Kaldı ki,"Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane!"

Hem sonra "Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır!" unutmayın!..

Her birinize ve Hepinize Mutlu Bir Yıl Diliyorum!

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...