Ana Sayfa / 

2018’e girerken beklentilerimiz

29.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Yoğun gündemi ve bitmeyen tartışmaları ile bir yıl daha geride kaldı. Olumlu gelişmeler de oldu, olumsuz gelişmeler de. Herkes olayları kendi bakış açısına göre değerlendirdi.

Yılın en göze batan gelişmesi büyüme hızında görüldü. Üçüncü çeyrekte kaydedilen % 11,1 lik büyüme başlangıçta öngörülen düzeyin iki katına ulaştı. 2017 yılı sonunda büyüme hızının % 6-7 aralığında gerçekleşebileceği tahmin ediliyor. Ancak bu yüksek büyümeyi oluşturan faktörlere de bakmak durumundayız.

Makine ve teçhizat yatırımları ile ihracatın katkısı bu alanda göz ardı edilemez ama önemli katkılar inşaat ve iç tüketimden geldi. Bu sektörlerdeki yüksek harcamalarda ise vergi indirimleri ile KGF destekli krediler büyük rol oynadı. Bir bakıma tüketim öne alındı. Aynı harcama düzeyinin 2018 yılında da sürmesi,  sıkı para ve maliye politikasından daha fazla taviz verilmediği sürece pek mümkün görünmüyor. 2017 yılında Merkez Bankası’nın fiilen uyguladığı politika faizi ile enflasyon düzeyinin aynı seviyede bulunduğu ve bütçe açıklarının giderek arttığı dikkate alınırsa hem para politikasında hem de maliye politikasında yeterince sıkı uygulamalar görülmediği anlaşılır.

2018 yılında çok yüksek düzeyli bir büyüme politikası benimsendiği takdirde, enflasyonun artacağı, ithalatın büyüyeceği ve cari açığın yükseleceği tahmin edilebilir, cari açığın finansmanı da zorlaşabilir. Dış kaynak finansman maliyeti de yükselebilir. FED bilanço daraltmaya devam etmektedir. 2018 ve 2019 da üçer kez faiz artışına gitmesi beklenmektedir. ABD’de kabul edilen vergi indirim yasası sonucu Hükümetin borçlanacağı ve bu durumun faiz artışına yol açacağı tahmin edilmektedir. ABD de ekonomik göstergeler zaten iyiye gitmektedir. Avrupa Merkez Bankası’nın da parasal genişlemeyi sonlandıracağı konuşulmaktadır. Libor faizleri de yükselmektedir. 2008 krizinden önce 6 aylık libor faizleri % 5 iken bu faiz haddi kriz sırasında % 0,38 e kadar gerilemişken şimdilerde % 1,78-80 civarında seyretmektedir. Türkiye’nin 2018 yılında, 40 milyar dolarlık cari açık beklentisi dahil, 210 milyar dolarlık dış kaynağa ihtiyacı vardır. Bu durum maliyetlerin artacağı anlamındadır.

Enflasyon, 2018 yılında da en önemli sorunlardan biri olmaya devam edecektir. Baz etkisiyle önümüzdeki birkaç ay enflasyonda bir gevşeme söz konusu olabilir ama enflasyonu kalıcı olarak düşürücü önlemler alınmazsa yeniden yükselecektir. Enflasyon seviyesi, para ve maliye politikası uygulamalarına, petrol fiyatlarına, kurlardaki gelişmelere KGF benzeri teşviklere, vergi indirimlerine ve faiz hadlerine bağlı olacaktır. OPEC, petrol üretiminde kısıntı politikasını 2018 yılı Eylül ayına kadar uzatmıştır. Başta Rusya ve S.Arabistan olmak üzere üreticiler ekonomik dengelerini sağlamak için petrol fiyatlarının yükselmesini istemektedir.

İhracatta geçen yılana nazaran bir yükselme olduğu doğrudur. Ancak beklenen 156-157 milyar dolarlık rakam, 2014yılındaki rakamla aynı seviyededir. Artışın bir miktarı da, baz etkisi yanında euro-dolar paritesindeki euro lehine olan değişimden kaynaklanmaktadır, Ucuz mal üretimi devam etmektedir. Yüksek teknoloji içeren ihracatın payı % 4 civarındadır. Bununla beraber, dünya ekonomilerinin büyümeye başlaması ve global ticaretin artması ülkemiz ihracatı için bir fırsattır.

 

 

 

Doğrudan yabancı yatırımlar azalmaya devam etmektedir. Geçmiş yıllarda 20 milyar doları aşan doğrudan yabancı yatırımlar, önemli bir bölümü gayrimenkul alımları olmak üzere 10 milyar dolar civarına düşmüştür.

Her şeye rağmen dış piyasalarda nispi bir sükûnet devam etmektedir. Türkiye yakında sona erebilecek bu ortamdan yararlanmalıdır. Doğrudan yabancı sermayenin teşviki, turizmin hem turist sayısı hem de turizm geliri açısından eski düzeylerine kavuşturulması, ihracatın yapısının değiştirilmesi ithalatın % 70 ini oluşturan ham madde ve ara mallarının rekabetçi düzeyde ülkede üretilmesine öncelik verilmesi, dış politikada uzlaşmacı bir tutum sergilenmesi, teşviklerin genellik ilkesinden seçilmiş niteliğe ve proje bazına dönüştürülmesi, eğitim ve hukuk reformunun gerçekleştirilmesi ve nihayet siyasi alanda normalleşmeye dönülmesi esas olmalıdır.

Not: Yeni yılınızı kutluyor, esenlikler diliyorum.

 

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...