Ana Sayfa / 

Türkler Balkanlara geri mi dönüyor?

1.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Balkan ülkelerine her gidişimde dikkatimi çeken ve bir o kadar da düşündüren bir olguyu sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim.

Farkında mısınız bilmiyorum ama ülkesinde beklediğini bulamayan, geleceğini belirsiz gören gençlerimiz birer ikişer yurt dışına gitmeye başladı. Öncelikleri Amerika, Avrupa gibi ülkeler olsa da, henüz bakir bir alan görülen Balkan ülkeleri, adeta komşu kapısı yapılmış durumda.

Geçen hafta eşimle birlikte Karadağ'daydık. Karadağ'ın önemli turizm ve zeytincilik kenti olan Bar Belediyesi'nin tertip ettiği "Zeytin Günü" ve "Bar'ın Kurtuluşu" şenliklerine davetliydik.

Hem gidişte hem de dönüşte, hava alanında ve uçakta birkaç genç grupla karşılaştık. İçlerinde tesadüfen yakın çevremizden tanıdığımız gençler de vardı. Oturduk konuştuk. Genelde istekleri o ülkelerdeki iş imkanlarını araştırmak, oralarda şirketler kurup oturma ve çalışma izni alabilmekti. Biliyorlardı ki Türkiye için artık uzak bir hayal olan Avrupa Birliği, Balkan ülkeleri için çok yakın bir ihtimal.

Avrupa Birliği'nden ve değerlerinden gittikçe uzaklaşan, NATO'dan kopmayı tartışan, eğitim, bilim, teknoloji, sanata yatırım yapmayarak beşeri sermayesinin kalitesini yükseltmesini bilemeyen, üretmeden tüketen bir ülke, gençlerine nasıl bir gelecek vaat edebilir?

Böyle ülkelerin dünya piyasalarında durmadan değer kaybeden paraları, küreselleşen dünyada kaybedilen itibarlarının göstergesi gibidir. Bütün bunlarla birlikte ama bunlardan çok daha önemli olan, popülist politikaların topluma "yozlaşmış elitler" olarak sunduğu kaliteli beşeri sermayemizin, toplumsal barıştan gittikçe uzaklaşan bu ortamda, kendine yaşam alanı bulamamasıdır.

Kısacası esas sorun, içeride görülen tablodur. Demokrasinin, eşitliğin, adaletin gerilemesidir.

Ülkenin yönetim şekli konusunda var olan toplumsal uzlaşmayı kaybetmiş olmamızdır. Değerlerimizin içinin boşaltılmış olmasıdır.

Avrupa üst düzey finans yöneticileri anketine katılan Türkiye'deki finans yöneticilerinin yüzde yetmiş biri Türkiye'de belirsizliği yüksek, yeni yatırımları riskli görüp temkinli ilerlemeyi tercih ettiğini söylüyorsa, elbette Balkanlar bugün bir fırsattır.

Görülen o ki: Türkler Balkanlara geri dönüyor!

Atalarımızın yüzyıl önce kan ve gözyaşı ile terk ettikleri bu topraklar, bugün eğitimli ve girişimci gençlerimiz için "fırsat" görülüp tekrar geri dönülüyorsa, sadece "kadere bak!" diyorum içimden… Ne diyeyim? Eğitimli gençlerimizi kaybetmenin hüznünü yaşasam da, insanların "yaşam hakkı" kutsaldır ve her hakkın üstünde bir haktır diye düşünüyorum. Farklı nedenlerle de olsa bu, yüzyıl önce de öyleydi, şimdi de öyle... Bu nedenle onlara söyleyecek söz bulamıyorum. "Hayırlısı olsun!" demekten başka...

Refah artışı ancak özgür düşünce, eşit şartlarda rekabet, bilim, teknoloji ve eğitimle birlikte gerçekleşebiliyor. Yüksek büyüme rakamları ne yazık ki her zaman kalkınmışlık göstergesi ile eş anlamlı olmuyor. Yüzyıl öncesinde söylenmiş olan "insani sermayenin kalitesi yükselmedikçe, fiziki sermayenin kalitesi yükselse de verim düşer" sözü hâlâ geçerliliğini koruyor.

Bu gerçeği ciddiye almayan plan, programla yola devam edenler, halkı popülizmle avutacağını zanneden ülkeler, kendi yatırımcısı için bile cazibesini kaybediyor...

 

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...