Ana Sayfa / 

Deprem riskini azaltmak

1.12.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Değerli dostumuz Sancar Maruflu’nun oğlu Cevat Maruflu babasının izinden giderek İzmir ile ilgili konularda toplantılar düzenliyor. Bunlardan en sonuncusu EBSO toplantı salonunda yapılan “İzmir Kentsel Dönüşüm ve Kentsel Deprem Riski Azaltımı” konulu toplantı idi.

Konuşmacıların yetkinliklerine karşın iyi duyurulmadığından olacak katılımcıların sayısı yetersizdi. Büyükşehir Belediyesi teknik elemanlarının varlığına karşın Valilik ve AFAD yetkililerinin bulunmayışı bir eksiklik olarak göze çarptı.

Konuşmacılar arasında kimler vardı? Türkiye Deprem Vakfı Başkanı Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü eski müdürlerinden Emeritus Prof. Dr. Mustafa Erdik, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Çatal, DEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Gürkan Özden, İSMEP Proje Koordinasyon Birimi (İPKB) Direktörü Gökhan Elgin, İPKB Müşaviri İnş. Yük. Müh. Ali Ataç, Dünya Bankası Türkiye Temsilcisi Ayşe Erkan, Deprem sönümcüleri (izolatörleri) konusunda uzman Dr. Cüneyt Tüzün, zirvede yönlendirici olarak konuşmalara yön verdi.

Prof. Dr. Mustafa Erdik sunuşunda deprem riskinin kent ölçeğinde belirlenmesi çalışmalarından söz etti. Erdik, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından sunulan zorunlu deprem sigortasının uygulama yüzdesinin Türkiye çapında yüzde 45 iken İzmir’de bu oranın yüzde 46’da kalmasını yadırgadığını vurgularken haksız sayılmazdı. Yalnızca hemşerilerimizi değil, İzmirli sigortacıları da bu konuda uyarmak ve eğitmek gerekiyor demek ki.

Radius yolu açtı

İzmir’in, deprem riski çalışmalarında Türkiye’ye öncülük ettiğini daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. İzmir Büyükşehir Belediyesinin (İBB) 1996-1999 yılları arasında İzmir İnşaat Mühendisleri Odası ve Boğaziçi Üniversitesi ile birlikte gerçekleştirdiği RADIUS Projesi ve “İzmir Deprem Master Planı” kentlerde risk analizi konusunda dünya çapında bilim çevrelerine ışık tutmuştu. (Bu konudaki ayrıntılar İBB internet sitesinde bulunabilir)

Prof. Çatal, İnşaat Mühendisleri Odası, İBB ve İzmir Valiliği ile birlikte Alaybey, Manavkuyu ve Basın Sitesi yörelerinde 2009 yılında yürütülen “deprem riski açısından yapı stoğunun değerlendirmesi” çalışmasının sonuçlarını aktardı. 

Prof. Özden ise, “İzmir metropol alanında kentsel dönüşüme taban oluşturacak zemin çalışmaları” başlıklı sunuşunda, İzmir’in kuzey bölgeleri ile Aliağa ve Menemen yöresini kapsayan çalışmaların sonuçlarından söz etti. Bu çalışma, TÜBİTAK 106G159 KAMAG projesi kapsamında DEÜ, DAUM, İBB ve AFAD işbirliği ile 2008-2012 tarihleri arasında yürütüldü. Özden’in İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi zemini ile ilgili analizleri, zamanında açılan 100’ü aşkın su kuyusu nedeniyle bu bölgenin ne kadar kritik bir durumda olduğunu bir kere daha gözler önüne serdi.

İBB’nin İMO İzmir şubesi ve DEÜ ile birlikte Balçova ve Seferihisar’daki 10 bine yakın binanın deprem riskine ilişkin 2013 yılında yürüttüğü envanter çalışmasının sunulmaması toplantının eksik bir yanı olarak kayda geçti.

İSMEP Kapsamı

Bu eksikten söz ederken, İstanbul’da 2006 yılından bu yana İSMEP çerçevesinde yürütülen çalışmaların sunulmasının toplantıya katılanlara önemli bilgiler aktardığını belirtmeden geçmeyeceğim.

Nedir İSMEP? İstanbul Valiliği tarafından oluşturulan “İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi” (İSMEP), İstanbul’u muhtemel bir depreme hazırlayabilmek amacıyla gerekli hazırlıkları ve önleyici uygulamaları ele alan bir girişim. Yine İstanbul Valiliği bünyesinde oluşturulan “Proje Koordinasyon Birimi” tarafından gerçekleştiriliyor ve denetleniyor. Projenin sahibi Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı. Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, Alman Kalkınma Bankası fonları tarafından parasal olarak destekleniyor. 2016 yılı sonunda bütçesi 2 milyar avroyu aşmış.

2006 yılından bu yana yapılanlar oldukça etkileyici: Güçlendirilen/Yeniden yapılan okul sayısı 1059 yani İstanbul’daki riskli okulların yüzde 80’i. Güçlendirilen/Yeniden yapılan yurt, sosyal hizmet binası ve idari bina sayısı 100’ü aşkın. Güçlendirilen/Yeniden yapılan hastane ve poliklinik sayısı 79. hastanelerin kapasitesi 5568 yatak. Hastanelerin bir bölümünde depremlerde oluşan sarsıntıları yok eden sönümcüler (izolatörler) bulunuyor.

Darısı İzmir’imize

İSMEP’in bu çalışmaları özünde can kaybını önlemeye yönelik. Bir de kültürel ve tarihi emanetleri koruyucu çalışmalar var. Bu kapsamda Aya İrini kilisesi, Arkeoloji Müzesi ve Mecidiye Köşkü için güçlendirme projeleri hazırlanmış. Darısı İzmir’imize.

İstanbul’a yapılanlara bakınca, İzmir’in Valilik birimleri, dolayısıyla siyasi iktidar tarafından nasıl ihmal edildiği daha iyi görülüyor. Örneğin, 1999 öncesi güçlendirme projeleri hazırlanmış olan hastanelere ne yapıldığı belirsiz. Kaç tane okulu güçlendirip yeniden iyileştirdiler o da belli değil. Lağvedilen İl Genel Meclisi binasının hukuki olmayan bir şekilde Büyükşehir’e verilmeyerek, İBB binasının güçlendirilmesinin önüne set çekilmesi de en çarpıcı ve üzücü bir durum. Bazı AKP yetkililerinin bu durumu Büyükşehir Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun üstüne yıkma çabaları ise iyice tuhaf kaçıyor. İnsanda söyleyecek söz bırakmıyorlar!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...