Ana Sayfa / 

Merkez Bankasının algı yönetimi hatalı

17.11.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Merkez Bankası vadeli döviz işlemlerinde “belirlenen döviz kuru ile vade tarihindeki döviz kuru arasındaki farkın Türk lirasıolarak ödeneceği” yeni bir sisteme geçeceğini açıkladı.

İşlem döviz, ödeme Türk lirası. Klasik vadeli döviz işlemlerinden farklı olarak işlem anında veya vade tarihinde anapara değişimi de olmayacak.

Merkez Bankası’nın “faiz artırmama”inadı uğruna türettiği yeni bir yöntem daha.

Önceki hamleyi hatırlayalım; “geç likitide penceresi

Hemen bir bilene sordum “TCMB faiz oranı kaç?”

Google: “Politika faizi yüzde 8”. Devamı var; “Geç likidite penceresi borç verme faiz oranı yüzde 12,25.

Merkez Bankası sözüm ona faiz artırmıyor. Artırmıyor artırmasına da bankalar borç almak isteyince yüzde 8’den değil yüzde 12,25 ‘den borçlanıyor

Sonuç;faiz uğruna feda edilen enflasyon ve döviz.

Soru:Merkez Bankası inat etmeyip zamanında yüzde 1 ya da 2 faiz artırsaydısonuç ne olurdu?

Cevap:Elbette şu an karşı karşıya kaldığımız tablodan daha iyiolurdu.

Merkez Bankasının bu yeni sistem değişikliğinin teknik analizini yapmayacağım. Bu hamlenin nasıl algılandığıve bu algı neticesinde piyasanın vereceği tepkinin daha önemliolduğunu düşünüyorum.

Konuya -basit mantıkla- bakalım. Yeterli döviziniz varsa, dövizle yaptığınız vadeli sözleşmenin ödemesini de dövizle yaparsınız. Türk lirası ödüyorsanız demek ki yeterli döviziniz yok anlamına gelir. Nitekim bir uluslararası yatırım bankacısı, Merkez Bankasının bu hamlesin elinde yeterli döviz rezervi olmadığı, anlamına geldiği yorumunu yaptı. Katılırsınız katılmazsınız ancak, olağan dışı bir uygulamaya giderseniz, her zaman olumsuz bir algı yaratma olasılığı olacaktır.Bu olumsuz algının sonucu da dövizin Türk lirası karşılığında değer kazanması yani Türk lirasının değer kaybetmesiolacaktır.

Aslında algıyı oluşturan mantık çok basit. Siz vadeli dövizli işlemlerinizde, Türk lirası kullanıyorsanız –velev ki öyle olmasa bile- “elinizde yeteri kadar döviz olmadığıalgısı oluşturursunuz.Elinizde döviz yeterli değilse; dövizin değer kazanacağını Ayşe teyzebile bilir, gider emekli maaşıyla dolar alır. Ayşe teyze dolar alır da; fabrikatör Varyemez Beydurur mu? O da dolara yatırım yapar. Ya döviz ile hammadde alan Mülayim Beyne yapsın? Tabi ki, daha pahalı hammadde almamak için erkenden dolar alır. Merkez bankasının yarattığı algı, “kaş yapayım derken göz çıkarmak” sözünü bir kez daha akıllara getirir. Dövize olan talep, kurları daha da yukarı çeker.

Algının önemini kavramakiçin Merkez Bankasına başka bir hamle yaptıralım; faiz artışıHem de öyle böyle değil; 1 puan, hatta 2 puanbirden! Piyasalar şok! Vay be! Merkez Bankası enflasyonu düşürmekte kararlı! Faiz artınca doların düşeceğini bilen Ayşe Teyzehemen koşar yatak odasına, yastığın altına sakladığı dolarları kaptığı gibi döviz büfesinde alır soluğu; kazandığı üç beş kuruş gitmesin diye bozdurur dolarları. Fabrikatör Varyemez Bey, telefona sarıldığı gibi arar bankacısını “hemen sat dövizleri”. Mülayim Bey gayet sakin sakin bekler son güne kadar döviz daha da düşsünde öyle alayım diye.

Döviz satışları ve artan rezervler, kurları aşağı çeker.

İki senaryoda da baş aktör Merkez Bankası; birinde inat eder ve kulağını tersten göstermeye çalışır; diğerinde ne istediğini bilen ve kararlı, atar adımını korkmadan.

Sonuç ortada.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...