Ana Sayfa / 

Hep aynı tablo…

8.9.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çok çalışan Türk Milleti(?) dinlensin diye verilen (?) 10 günlük Bayram tatili bitti. Darısı yeni tatillere…

1- Bu uzun tatillerin ekonomiye, üretime, ihracata verdiği zararlar hiç umursanmıyor. Ne imiş, turizm sektörü canlanacakmış?

a) TL cinsinden gelirin milli ekonomiye ne yararı olabilir? Asıl olan, döviz cinsinden gelirin sağlanmasıdır. Siz, iktidar olarak herkesle kavga ederseniz tabi ki yabancı turistler gelmez.

b) Kaldı ki asıl parayı toplayan Yunanistan olmuştur. Milyonu aşkın vatandaşımız, (son dönemde fazlaca moda olduğu üzere) Yunan adalarına gitmiş, onların esnafını ihya etmiştir. (Elbette, bunda kazıkçı turizm sektörümüzün vebali büyüktür.)

2- Aynı durum dini bir vecibe olan kurban kesimi için de geçerlidir. Yine yurt dışından bol bol hayvan ithal edilmiştir. Buna rağmen fiyatlarda bir azalma söz konusu olmamıştır.

a) AKP döneminde tüm sektörler gibi (hatta daha fazlası ile) tarım ve hayvancılık sektörü de dış talimatların sonucu olarak perişan edilmiştir. Ülkemizin geleceğine ciddi darbeler vurulmuştur. Mesela, çiftçi nüfusumuz yüzde 25’e gerilemiştir. Şehre göç hızlanmıştır. Sömürücü ülkelerin senaryoları gereği, üretken nüfus, tüketici duruma düşürülmüştür. Şehirlerde milyonlarca işsiz ve mutsuz kitle üretilmiştir. Ülkemiz, bu sömürücülerin -tam anlamı ile- istismar altına sokulmuştur. Bu arada gerek özelleştirmeler, gerekse duran yatırımlar sebebiyle işsizlik oranları zirve yapmıştır.

b) TZOB Başkanı, 4,1 milyon hektar araziyi kaybettik diye feryat ediyor. Bu arada su kaynaklarımız kireçleniyor, heba ediliyor. Göllerimiz kuruyor. Her taraf obruklarla doluyor. Ve kendi topraklarımızı ihmal edip Sudan’da toprak kiralıyoruz.

c) GDO ayrı bir afet. Tüm halkımız zehirleniyor, iktidarın umurunda değil. ABD, AB ve İsrail’in talimatlarına uyuluyor.

d) Bu yetmezmiş gibi tarım ürünü ithalatı devamlı teşvik ediliyor. Gümrük vergileri sıfırlanıyor. Sadece 2016’da 12 milyar 208 milyon dolarlık ithalat yapılmış. İhracatımız ise dış firmaların kontrolü altında. (Mesela fındıkçı kan ağlıyor. Zira, tüm sektör bir İtalyan firmasının monopolü altında. Sebze ve meyva üreticilerinin durumu aynı. Üretici perişan, tüketici şaşkın. Kaymağı aracı firmalar yiyor. Ne devlet ne de mahalli idareler parmağını kımıldatmıyor. En azından bizim dönemimizdeki TANSAŞ örneğinden faydalanmıyorlar. Kartellere teslim olduk.)

Gümrük vergilerinin yüzde 130’dan yüzde 20’ye (çoğunda da sıfıra) indirmeyi savunan Ekonomi Bakanı, verdiği zararın farkında değilmidir?

e) Son 15 yılda sadece bakliyat ithalatına 3 milyar dolar verdik. 1980’li yıllarda, 3 ortak olarak “Ege Tarım Ltd” şirketimiz vardı. Gece gündüz bakliyat elemesine ve ambalajlamasına yetişemezdik. İhracatçı firmalara hizmet verirdik. İzmir Limanı’ndan devamlı olarak nohut, mercimek, kuru fasulye vb. ihraç edilirdi. Şimdi ise düştüğümüz duruma bakınız.

3- İktidarın hiçbir konuda ciddi, milli, bağımsız, orta ve uzun vadeli planı yoktur. Uzman kişilerden yararlanılmamaktadır. Her şey sarayın talimatı ile yürütülmektedir. Sarayda da doğruları dile getirebilecek cesarette danışman mevcut değildir.

a) Sanayi dahil, her konu ithalata dayandırılmıştır.

b) Girdi fiyatları (özellikle astronomik KDV ve ÖTV yüzünden) dünya ile rekabet etmekten çok uzaktır. Bu arada istihdam üzerindeki vergi ve primler de çok yüksektir. Ulaşım maliyetleri de ağırdır.

c) Bankacılık sektörü yabancıların eline geçmiştir. Bunlar da kısa vadeli yüksek faizli tüketici kredilerine ağırlık vermektedirler.

d) Özelleştirme ile tüm stratejik kurumlar yabancılara satılmıştır. Bunların da Türkiye çıkarlarına göre hareket etmesi hayaldir.

e) Eğitim, kalitesiz ve amaçsızdır. Reel sektöre vasıflı eleman yetiştirmekten çok uzaktır. Diplomalı işsizler ordusu üretilmektedir.

f) Kaçakçılık her sahada başını alıp gitmiştir.

Velhasıl, çiftçisi, işçisi, işsizi, esnafı, sanayicisi, memuru, emeklisi vs. ile tüm Türk Halkı (Kamu Kaynaklarını sömüren yandaşlar dışında) mutsuzdur, perişandır, sıkıntı içindedir. Ve bu trajik tablo, iktidarın hiç umurunda değildir. Onların tek derdi, Sarayın saltanatını sürdürmesidir. Rabbim (cc) yardımcımız olsun. Gerçek anlamda bayramlar nasip etsin…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...