Ana Sayfa / 

Düşük memur zammı piyasaları da üzecek

25.8.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Hükümet’in memur maaşları için öngördüğü ve muhatap sendika tarafından şaşırtıcı şekilde hızla kabul gören zam oranları daha uzun süre tartışılacak. Memur ve memur emeklisi maaş zam oranı, zaten tartışmalı ve inandırıcılıktan uzak olan TÜİK enflasyon oranlarının bile gerisinde. Çalışan kitleler elbette böyle bir hayal kırıklığını ilk defa yaşamıyor. Geçmiş yıllarda da benzerleri yaşanmış ve çalışanların umutları kırılmıştı. Ancak bu son zam oranı geçmiş yıllardan farklı bir şekilde çok net bir dengesizliği içinde barındırıyor. Çarşı, pazar enflasyonunun çok gerisinde açıklanan TÜİK enflasyon oranlarını dahi karşılamayan zam oranı bu defa sadece memur ve memur emeklilerini değil tüm ekonomi bileşenlerini olumsuz etkileyecek.

Gelir kalitesi ile tasarruf kabiliyeti arasında doğrudan ilişki vardır. Çalışan kesim elde ettiği gelir oranında harcama ve tasarruf yapar. Gelir anlamında sorunlu ve eli zayıf olan Türk çalışanının reel gelirini azaltmak sadece onu sınırlamak ile kalmaz, çalışanların harcama ve tasarrufu üzerinde planlama yapan ekonominin tüm aktörlerini güç duruma sokar.

Bireysel borçlanma özellikle de kredi kartı borçlarında denizin sonu görülmekle birlikte önümüzdeki dönemde mevcut yüksek borçluluğun yeni harcamaların önünü kesmesi sürpriz olmayacak. Üstüne bir de memur ve memur emeklilerinin oluşturduğu asgari beş milyonluk dev kitlenin reel gelirindeki azalmayı ekleyin, gelecek aylarda tüketim eğiliminde dramatik gerilemeler olacağını göreceksiniz. Oysa biliyoruz ki yatırım ortamına yönelik kuşkuların arttığı bir ortada piyasaların, motive bir tüketici kitlesine ihtiyacı, yarın bugünden fazla olacaktır.

Piyasalar memur zammı ile en az memur kadar ilgili

Beyaz eşya ve mobilya sektörüne özel geçici vergi imtiyazları tanıyan ekonomi yönetiminin tek amacı tüketimi canlı, piyasaları umutlu tutmaktı. Hükümeti burada harekete geçiren ise taleplerdeki ciddi gerilemeler, harcama ötelemeleriydi. Piyasaların bu denli hassas olduğu dönemde en büyük tüketici kitlesini temsil eden memur ve memur emekli kesiminin tüketim ve harcama iştahını kesmek,ölçek fark etmeksizin tüm iş dünyasının keyfini kaçıracaktır.

Enflasyon başarısı için düşük zam tek yol mu?

Enflasyon ile memur maaş güncellemeleri arasında bir ilişki olduğu kesin. Ancak enflasyonun temel kaynağının memur veya genel anlamda çalışan kesim maaş zamları olduğunu söylemek bilimsel, objektif çıkarım olmaktan uzaktır. Kaldı ki güçlü bir ekonomi denklemini salt enflasyon mücadelesi üzerinden kurgulayamazsınız. Düşük enflasyon doğal bir hedef olmakla birlikte bu hedefteki olası yanlış stratejiler güçlü ekonominin engeli dahi olabilir. Maaşlar ve ücretli kesimin alım gücü üzerinde baskı, enflasyon ile mücadelede görece sonuç aldırabilir ama aynı zamanda neden olacağı pazar daralmasının faturası, ekonomi için daha yıkıcı olabilecektir.

Sonuç olarak enflasyon ile mücadelenin çok boyutu vardır ve ücretler üzerinde baskı kurmak bunlardan sadece ama sadece biridir. Üstelik enflasyon ile mücadelede akla gelen ilk yöntem de asla olmamalıdır. Mevcut Hükümet veya gelecekte ülkenin ve ekonominin yönetiminde olacaklar, enflasyon ile mücadelede ücretler üzerinde baskı kurma kolaycılığının dışında yöntemler üzerinde durmalıdırlar.

Peki! Kısa vadede ne yapılmalı? Memur maaş zam oranları daha yeni açıklandı. Bu aşamada ekonomi yönetiminin bunu hemen revize etmesini bekleyemeyiz. Ancak enflasyon farkı olarak takvim sonlarında yapılan ek iyileştirmelerin periyodu sıklaştırılabilir.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...