Ana Sayfa / 

16 Nisan cemresi

17.3.2017
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Halk arasında yaygın olan bir inanışa göre, cemreler baharın muştucusudur… Sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşen cemreler, havaların ısınmasının ve baharın geldiğinin işaretleri olarak görülür… Baharı müjdeleyen cemreler, aynı zamanda yüreklerde de bahar çiçekleri açtırır…

Biz de bu düşünceden hareketle, Anadolu insanının cemreler yaklaşımına, bu bahar için bir de 16 Nisan cemresini eklemek istiyoruz… Yaratılan tüm suni gündemlere, gerginliklere ve engellemelere karşın, 16 Nisan’da bir cemrenin de referandum sandıklarına düşeceğine içtenlikle inanıyoruz…

Anayasa oylamasında, cumhuriyete, demokrasiye ve çağdaş toplum anlayışına sahip çıkacak seçmenlerin ‘hayır’ oylarının; ülkemizin gerçek baharının muştucusu olacağını düşünüyoruz. 16 Nisan’da sandıklarda; halkımız, çocuklarımız ve geleceğimiz için bahar çiçekleri açmasını diliyoruz…

 

Rejim / sistem tartışması ve ekonomi
Son günlerde Avrupa ülkeleri ile tırmandırılan yapay gerginliklerle, kof milliyetçilik gösterileriyle; ülkemizdeki referandum süreci başka noktalara çekilmeye çalışılıyor. Böylece, seçmende kafa karışıklığı yaratılarak, anayasa referandumu etkileniyor, gölgeleniyor. Sözün özü; bu oyunlara gelmeyerek, ülkemizdeki anayasa oylamasını yeniden kendi mecrasına akıtmak gerekiyor.

Bu bağlamda, anayasa değişikliği ile yapılmak istenen rejim / sistem değişimini; her türlü suni dış etkenden ayırarak, kalkınmayla / ekonomiyle olan etkileşimlerini tartışmak istiyoruz. Yazımızda, Demokratik Anayasa Platformu Kurucusu Av. Ece Güner Toprak’ın, Palme Yayıncılık’tan çıkan ‘Çare Başkanlık mı?’ isimli kitabında yer alan verilerden yararlanacağız.

Günümüzde hem demokrasi açısından hem de ekonomik bakımdan gelişmiş pek çok ülke, parlamenter sistem ile yönetiliyor. Önde gelen ülkelere baktığımızda, G 20 (Dünyanın en gelişmiş 20 ülkesi) ülkelerinden sadece 6’sında başkanlık var. Bunlar aynı zamanda federasyon ( ABD, Meksika, Brezilya, Arjantin tam federasyon; Endonezya ile Güney Kore ise özerk bölgeleri olan federasyona yakın yapılara sahip). Görüldüğü gibi başkanlık, genel olarak federasyonu içeriyor.

 

İnsani gelişmişlik bakımından
Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksi göz önüne alındığında, ilk 10’da yer alan ülkelerin hepsi (ABD hariç) parlamenter sistem ile yönetiliyor. Bu ülkeler sırasıyla Norveç, Avustralya, İsviçre, Danimarka, Hollanda, Almanya, İrlanda, ABD, Kanada ve Yeni Zelanda. Bu ülkelerde kişi başına gelir de 37-74 bin dolar arasında değişiyor. Yani bizden 4 ile 7 kat arası zenginler.

İnsani gelişmişlik endeksinin son 10 sırasında yer alan 6 ülke başkanlıkla (Mozambik, Sierra Leone, Gine, Burindi, Eritre, Orta Afrika Cm.) 4 ülke ise yarı başkanlıkla (Mali, Burkina Faso, Çad, Nijer) yönetiliyor. Bu ülkelerde ise kişi başına gelir 323-724 dolar arasında değişiyor. Diğer bir ifadeyle; başkanlıkla yönetilen bu ülkeler arasında en zengini bile bizden neredeyse 10 kat fakir.

 

Ekonomik zenginlik açısından
Hem demokrasi hem de özellikle ekonomik kalkınma açısından dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında yer alan OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) üyesi ülkeler irdelendiğinde; 35 üye ülke arasında yalnızca 4 ülkenin (Şili, ABD, Meksika, Güney Kore) başkanlıkla yönetildiği görülüyor. Diğer tüm ülkeler parlamenter sistemle yönetiliyor. ABD dışarıda tutulduğunda, başkanlıkla yönetilen 3 ülkede ortalama kişi başı gelir 16 bin dolar. Parlamenter sistemin egemen olduğu diğer 31 ülkede, kişi başına gelir ortalaması 38 bin 97 dolar.

Kişi başına gelirin en yüksek olduğu 13 ülkeden sadece 1’i (ABD) başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Bu ülkelerin makroekonomik performansları üzerinden bir değerlendirme yapıldığında şu sonuçlara ulaşılıyor; Yıllık büyüme: başkanlık sistemine göre parlamenter sistemde daha yüksek (0,6 - 1,2 arası). Enflasyon: başkanlık sistemine göre parlamenter sistemde daha düşük (6 puan). Enflasyon oynaklığı: başkanlık sistemine göre parlamenter sistemde daha düşük (4-9 puan arası). Gelir eşitsizliği: başkanlık sistemine göre parlamenter sistemde daha düşük (yüzde 16-20 arası).

Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçen 7 Afrika ülkesi (Burundi, Gana, Malavi, Nijerya, Sierra Lone, Sudan, Zimbabwe) ve Afganistan var. Bu ülkelerde ortalama kişi başına gelir bin 150 dolar. Diğer bir ifadeyle ortalama aylık gelir 350 Türk Lirası. Görüldüğü gibi, bu ülkelerin hiçbirinde, başkanlık ekonomik gelişmeyi ve kalkınmayı sağlayamamış.

 

Çıkarılacak ders
Yukarıda yer alan rakamsal verilerin genel değerlendirmesine baktığımızda; insani ve ekonomik kalkınma bakımından, gelişmiş ülkelerin büyük çoğunluğunun parlamenter sistemle yönetildiğini görüyoruz. ABD dışında başkanlıkla yönetilen az sayıda ülke de, genel olarak Afrika, Orta Asya ve Latin Amerika’da bulunuyor. Başta işsizlik olmak üzere bin bir ekonomik sorunla boğuşan bu ülkeler, çoğunlukla otoriter tek adam yönetimleri olarak biliniyor. Üstelik kurumsallaşamamış bu ülkelerde, darbe tehlikesi riski daha yüksek.

16 Nisan’da seçmeni zorlu bir sınav ve tercih bekliyor. Bunca yaşanmış deneyimin ardından; cemreyi düşürüp sandıklarda bahar çiçekleri açtırarak cumhuriyete, demokrasiye, parlamenter sisteme sahip mi çıkacağız, yoksa yeni belirsizliklere ve maceralara mı sürükleneceğiz?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar