Ana Sayfa / 

Şehitler ve gaziler

19.2.2016
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Çokça yanlışlıklar ve kötülükler 1980’den sonra oldu. Önce varlığı ile iftihar ettiğim Cumhuriyet, sonrada demokrasi çöp sepetine atıldı. Güzel yurdumun dağlarını süsleyen ‘’Ne Mutlu Türküm Diyene ‘’ sevdası kaşla göz arasında siliniverdi. Ne oluyor demeden kalmadan ‘’ Türküm, doğruyum ‘’ andı okullardan kaldırıldı. Hangi şehirde bir Atatürk stadı varsa adı değiştirildi.

TC’nin kazınmadığı yer kalmadı. Türk kelimesinin anayasadan çıkarılmasını alkışlayanlar seferber oldular ve Türksüz bir anayasanın yapılmasına kollarını sıvadılar. Hazırlıklar ona göre yapıldı. Ve ŞEHİT sözcüğüyle, GAZİ sözcüğü yasalardan çıkarıldı. Biri vazife ölümü oldu, biride vazife malulü. Ne şehit kaldı ne de gazi.

Oysa ŞEHİT ve GAZİ bizim kültürümüzün iki zirvesidir. İki kutsaldır. Yaşamın arzulanan son hedefidir. Her ikisi de rütbelerin en büyüğüdür. Hiçbir rütbe ne şehit mertebesini ve ne de gazi mertebesini geçemez.

İstiklal Marşımızda;

‘’ Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’’ mısraları hatırlanmadı bile.

‘’Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.’’ Nidasından rahatsız oldular.

Mehmet Akif vatan coğrafyası için:

‘’ Enbiya yurdu bu toprak, şüheda burcu bu yer ‘’der. Bizim toprağımız şehitlerle gazilerin harmanıdır. Sade bir coğrafya değildir. Tarihtir. Bayraktır. Ruhtur. İmandır. Allah’la bütünleşmedir.

Şehitlik ve Gazilik ölümünden fütur etmeyenlerin Yaradan’ın kucağında mutluluğu bulmasıdır. Ne şehitsiz ve ne de gazisiz bir Türkiye düşünülemez.

Şair Fikret:

‘’Olsun gaza mübarek ey gaziyan-ı İslam!’’ Canlandı sayenizde ümmid-i İslam.’’ Dizeleriyle gazanın ve gaziliğin mübarekliğini şiirleştirmiştir.

Bir diğer şair Mehmet Emin Yurdakul:

‘’Tarihlere yiğit adın yazdırana ne mutlu!’’

‘’ Yüreklere şehit kabrin kazdırana ne mutlu!’’ mısralarının yüceliğindedir.

Şair Yahya Kemal:

‘’En güzel mabedi olsun diye en son dinin

Budur öz şekli hayal ettiği mimarinin.

Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi,

Seçmiş İstanbul’un ufkunda bu kudsi tepeyi;

Taşımış harcını gaziler, serdariyle,

Taşı yenmiş nice bin işçisi mimariyle.’’

Evet gazinin yeri budur işte. Vazife malulü kelimesini gazi kelimesinin yerine koyanlar hangi idrakin ve hangi izanın içindedirler bilmek istemiyorum.

Bir ahlak, bir fazilet, bir inanç, bir cesaret ve bir Allah aşkı olan şehitlik ve gazilik vatanla bütünleşen, bayrakla dalgalanan bağımsızlığın ve özgürlüğün simgesidir.

Yüzlerce, binlerce şiir, bir o kadar türkü ve marşı kese kağıdı haline getirme anlayışının savunulacak hiçbir yönü yoktur.

Türk kültürünün en zengin sayfaları olan destanlar şehitleri ve gazileriyle Anadolu’yu aziz kılmıştır. Türk, Şehit, Gazi ve Mehmetçik sözcükleri bir bütündür ve bu bütün bizim tarihimiz, bizim geleceğimiz ve bizim her şeyimizdir.

Sağlıklı toplumlar sağlıklı kavramlarla yürürler. Kutsalları sadece bir kelimeden ibaret saymak çöküntüye davetiye çıkarmaktır. Sözlük anlamlarını aşan ve ulusların manevi dünyasını aydınlatan duygu ve düşüncelerin devamlılığı devletlerin ömürlülüğünü sağladı tarihi bir gerçektir.

Şair Ali Ekrem Bolayır’ın ‘’ Şehit Oğluma’’ şiirini Mehmet Akif’in ‘’ Çanakkale Şehitleri için’’ şiirini Rıza Tevfik Bölükbaşı’nın ‘’Anadolu ‘’ şiirini Enis Behiç Koryürek’in şiirlerini, Necmettin Halil Onan’ın ‘’Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın/ Bu toprak bir devrin battığı yerdir.’ Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın/ Bir vatan kalbinin attığı yerdir.’’ Dizelerini ve daha nice şiiri yok sayıp vazife ölümü, vazife malulü sözcükleriyle mi Bayrak için vatan için hak için ve Allah için savaşacağız.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ‘’Ey şehitler tepesi, andımız olsun./ Bu gömülen şehitler üstüne. / Seni elden çıkarmayacağız, haşredek, ‘ Düşmedikçe birer birer üstüne. ‘’ şiirindeki gibi ant içtik elden çıkarmayacağız diye. Sizler yeni sözcüklerin sahipleri olan sizler vazgeçseniz de ne tarihimiz vazgeçer, ne kültürümüz ve ne de millet vazgeçer. Analar yine şehitlik, yine gazilik için büyütür evlatlarını. Ve yine Türkler yakılır şehitlik ve gazilik üstüne.

Yazımı Fuzuli’nin ‘’ Kafir ağlar bizim ahval-i perişanımıza ‘’ mısralarıyla noktalamamın utancındayım.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar