Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Bir Akhisar mucizesi!

10.8.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bir zamanların Akhisar'ında, Gölmarmara yolundaki yeni top sahasında, Güneş Spor ve Gençlik Spor takımlarının iddialı ve bol şamatalı maçları olurdu. Ağabeyim maçların müdavimiydi. Keyfi iyi olduğu günlerde, ya da mecbur kaldığında, beni de maça götürürdü. Aynı top sahasında deve güreşleri de yapılırdı, bayramlar da kutlanırdı. Akhisar civarındaki kasabalardan gelen futbol takımlarının maçlarında, çoğunlukla kavga çıkardı. Çocuklar mahalleye dönünce bir hafta boyunca, heyecanla bu kavgaları anlatırlardı.

Yıllar sonra İstanbul Valisi rahmetli Hayri Kozakçıoğlu, benim Akhisarlı olduğumu öğrenince anlatmıştı. Alaşehir Spor olarak Akhisar’ı kendi sahasında yendikleri maçlarda, sahadan çıkışlarda nasıl dayak yediklerini. Karşılıklı o günleri hatırlayıp gülüşmüştük...

Daha sonraları o sahalardan çıkıp, büyük takımlarda oynamayı başaran birçok futbolcu adı duyuldu.

Sanırım Ergun Öztuna, ilk adını duyduğumuz isimdi. Fenerbahçe’nin Profesyonel Ligi'nde ilk gölünü atan kişi. Diğer adıyla "Puşkaş Ergun". İlk gol kralı Ogün Altıparmak da Akhisarlıydı.!. İstanbul, Ankara ve İzmir takımlarında, Suat, Osman, Yüksel, Turgay Meto gibi daha birçok Akhisarlı futbolcunun da yer aldığını hatırlıyorum.

O günlerin Akhisar’ında, bu spor takımlarına kimler sponsor olurdu, bilmiyorum. Akhisar bereketli geniş toprakları olan bir ovaya sahipti ama zenginleri bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdı. Reşat Bey'ler, Tirelizadeler, Selimoğulları ve Karaosmanoğulları; Akhisar'ın Yunanlılardan kurtuluşunda da mücadele vermiş, Kurtuluş Savaşı'nda yararlılıklar göstermiş, büyük toprak ve çiftlik sahipleri, zengin "yerli” ailelerdi. Sıradan yerli halk, daha çok küçük esnaf ve zanaatkârdı.

 Balkan Bozgunundan sonra Akhisar'a gelen Rumelilere karşı yerli halk, önceleri çok mesafeli davransa da, daha sonra Rumeli’nin ince belli, akça pakça güzel kızlarına, boylu poslu yakışıklı delikanlılarına gönlünü kaptıran evlatlarına karşı duramamış, kız alıp, kız vermeye başlamışlardı. O günlerde yaşanmış büyük aşk hikâyelerini, annem arkadaşları ile konuşurken, ben merakla dinlerdim.

Sonraları dışarıdan gelenler, zekaları, eğitimle sahip oldukları bilgi ve çalışkanlıkları ile, Akhisar'ın hem ovalarına, hem ticari yaşamına hakim olmaya başladılar. "Köfteci Ramiz"; Şadırvan’ın arkasında yan yana duran o küçük köfteci ve muhallebici dükkânından, bugün, Türkiye sınırlarına sığmayan, lezzetli bir beslenme ağı'na dönüştü. Ramiz'in oğulları Bircan ve Birol'u kutlarım. Girişimcilik açısından değerlendirildiğinde onlar, gerçek bir başarı hikâyesidir.

Ve Keskinoğlu'lar... Onlar da aile olarak azmin, bilginin, cesaretin ve girişimci bir ruhun eseridir. Bana göre Akhisar'ın ve Türkiye'nin girişimcilik tarihinde her iki marka da, ders olarak okutulmalıdır.

Ve bir üçüncü marka olarak bugün Akhisarspor'u görüyoruz! Artık çok eskilerde kalmış Güneş Spor, Gençlik Spor ve Doğan Spor'un uzlaşarak birleşmesinden ortaya çıkan Akhisarspor'un kurulmasına öncülük edenlere, destek vererek yaşatanlara, bir Akhisar'lı olarak teşekkür etmek istiyorum. Her ne kadar ortaokul yıllarından sonra yaşantım oralardan uzakta geçse de, gönül bağım hiç kopmadı.

 

Akhisarspor'un Manisaspor'u, İzmir Spor'u çok gerilerde bırakıp Birinci Lig'de oynamaya başlaması bile, benim jenerasyonum için bir mucizeydi. Hele Fenerbahçe, Galatasaray gibi, ulaşılması zor görünen takımlarla, karşılıklı maç yapması, onları elemesi, hayal bile edilemezdi.

Akhisarspor işte  bu hayali, bu mucizeyi gerçekleştirdi!

Akhisar Belediye Spor Türkiye Kupası'nda finali oynadığı Diyarbakır'da, Fenerbahçe'yi mağlup ederek kupayı müzesine getirdi.

Süperkupada Konya'da Galatasaray'ı yenerek, o kupayı da müzesine götürmeyi başardı. Bundan sonra hedefi Avrupa takımları ile yarışmak!

Düşünebiliyor musunuz?. Şartları ve imkânları eşit olmasa da, hedefi büyük olanların,hayal edenlerin, bu hayal doğrultusunda azimle çalışanların mucizesini!

Takımın, bu yılki çalıştırıcısını da tebrik ediyorum. Kameralar önünde, kendinden önceki Antrenöre teşekkür etme inceliğini gösterdi. Onun Akhisarspor'un bugünkü başarısındaki büyük katkısını belirterek, aslında kendi sağlam kişiliğini sergilemiş oldu.

Haberin duyulması ile birlikte kendini sokaklara, meydanlara atan Akhisar halkı, artık sabahlara kadar, davullar ve havai fişekler eşliğinde şarkılar söyleyip dans etmeyi hak ediyordu. Ve öyle de yaptılar. Televizyon ekranlarından dışarı taşan coşku, benim gibi oralarla gönül bağı olanların da gözlerini yaşarttı.

Akhisar tarihinde var olmuş bütün Belediye Başkanlarına, Spora gönül vermiş olan gençlerine, destek veren esnafına, sponsorluk yaparak markalarının değerine değer katanlara, Akhisarspor mucizesini yaratanlara teşekkürler, teşekkürler…

En büyük teşekkürüm de; büyük takımların para ile her şeyi satın alacağını sanan yöneticilerine, kendini imparator gören, ağzını açtığında milyon dolarla konuşan teknik adamlarına ve futbolcularına, onların medyadaki yandaşlarına, her şeyin paradan ibaret olmadığını gösterdikleri için…

Daha nice başarılara AKHİSAR!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test