Kentsel dönüşüm tedirginliği
Tarih : 2012.02.17  19:43:01
Tasarı, bina sahiplerinin kafasını karıştırırken, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Eski Başkanı Mehmet Karcı, "Çocuklarımızın, torunlarımızın emanetlerini ortadan kaldırmak isteyenlere fırsatlar doğacak" dedi.

GÖZLEM / GÖKHAN KÖKÜŞOĞLU
Van depreminden sonra gündeme gelen ve kamuoyunda Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu Tasarısı' Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Yasa tasarısı, içerisinde hayata geçirilmesi gereken olumlu maddeleri barındırırken, bina sahibini zor durumda bırakacak bir takım maddeleri de içerdiği iddiaları, çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Tasarının en önemli noktası, özellikle de herhangi bir binanın, depremde yıkılma riski varsa kesinlikle yıkılmaktan kurtulamayacak olması. Bina sahipleri, binalarını ya kendileri yıkacaklar ya da devlet gelip yıkacak. Uzmanlar, dönüştürmeye sadece yapı dayanımı açısından bakılmasının, tasarıda en çok tartışılan noktalardan biri olduğunu belirtiyor. Diğer taraftan 'kimse tapu benim elimde diye sevinmesin' tarzında yapılan yorumlar, vatandaşın da kafasını iyiden iyiye karıştırıyor. Hep söylenegelen kentsel yenileme, dönüşüm ve dönüştürmenin depremlerden sonra aciliyet kazandığına dikkat çeken İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Eski Başkanı Mehmet Karcı, "Özellikle ve öncelikle hiçbir teknik hizmet almadan yapılmış gecekondular (ülke genelinde ortalama yüzde 60) ve bu bölgelerdeki yoğun nüfusa karşılık eğitim, sağlık, sosyal alanlar v.b. gereklilikler dikkate alınarak yapılması gerekenler, yine yapmamanın bahanesi olacak yüksek maliyetler getirerek başlatılıyor gibi yapılıyor. Yeni sosyal donatısı olmayan, kentlerin boğazını sıkacak gecekondulaşma nasıl önlenecek, bu konuda herhangi bir önlemden söz edilmiyor" dedi. 

Gönüllülük esası 

Karcı, "Dönüştürmeye, sadece yapı dayanımı açısından bakılıyor. Mevcut yasalarla dönüşüm ve dönüştürme örnekleri varken, bütün sorun ”Afete Maruz Bölge” kararı almanın güçlüğüymüş gibi gerekçelendiriliyor. Gerekçede gönüllülük esas olarak gösterilmekle beraber, gönüllü olmamak imkansız ya da gönüllü olamayan pişman oluyor. Dönüştürmenin maliyetini azaltmak ve gönüllülük için kooperatifleşmeden ve kooperatiflere kredi vermekten (TOKİ’nin ilk işlemi) söz edilmiyor" diye konuştu.

Karcı, sözlerine şöyle devam etti: "Bu yasadaki her şey eski yasalarla da yapılabiliyordu. Ancak bu yasa ile medeni dünyanın çağdaş şehirlerinin, tarihi ve doğal güzelliklerin ve benzerlerinin korunması için yıllar içinde yapılan yasalar artık kimilerinin amaçlarına engel olmayacak. Zeytincilik, mera, orman, toprak koruma ve arazi kullanım, turizm teşvik, Boğaziçi, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri, kıyı kanunları yani çocuklarımızın, torunlarımızın emanetlerini ortadan kaldırmak isteyenlere fırsatlar doğacak. Kentsel dönüşümden, dönüştürmekten en çok söz eden bizler onların aradığı bahaneyi vermiş olacağız." 

Tasarıda tartışma yaratan bazı maddeler 

İnşaat Mühendisi Mehmet Karcı, 'Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı' hakkındaki bazı görüşleri şöyle ifade etti:

Madde 3-3: Gereklilik belirtilerek Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgelerine de el atılıyor.

Madde 3-4: Hazine dışındaki kamu idarelerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazlara da el atılıyor.

Madde 3-6: Mera Kanunu kapsamındaki alanlara da el atılıyor.

Madde 3-7: Riskli olmayan yapılar da riskli olanların alanına alınıp uygulama bütünlüğü bahanesiyle bu kanununa tabi oluyor.

Madde 4- 1: Söz konusu alanlarda her türlü imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabiliyor.

Madde 5-1: Anlaşma ile tahliye edilenlere geçici konut veya işyeri tahsisi veya kira yardımı yapılabiliyor. Yani anlaşmaya yanaşmayanlara bir şey yok.

Madde 6-2: Gönüllü anlaşmaya yanaşmayanlar için acele kamulaştırma yoluna gidiliyor.

Madde 8-4: Bakanlık, Toki ve idareler devlet memurları kanununa bağlı olmaksızın personel çalıştırabiliyor. Kadrolaşma için bir fırsat daha yaratılıyor.

Madde 9-2: Bu kanunla 'zeytincilik', 'mera', 'orman', 'toprak koruma ve arazi kullanım', 'turizm teşvik', 'Boğaziçi', 'Kıyı Kanunu' ve benzeri kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanamıyor.

Madde 12: Türk mühendis ve mimar odaları birliğinin bilirkişi tayin etme yetkesi paylaştırılıyor.  

Madde13 Geçici Madde: İmar Kanununa göre belediyelerce yapılmış olan yönetmelikler, bu kanuna göre yapılmış olan yönetmeliklere bir yıl içinde uygun hale getirilmezse, bu yönetmelikler hükümsüz sayılacak. 

Bayraktar: Ne pahasına olursa olsun yıkacağız 

Özel bir televizyon programında kentsel dönüşümle ilgili bilgi veren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, "Riskli binaları ne pahasına olursa olsun yıkmamız gerekiyor. Vatandaşa diyeceğiz ki sizin binanız risklidir ya da vatandaş diyecek ki benim binam risklidir. Bu teknik heyet tarafından raporlanacak. Bunun için biz kendisine yardım edeceğiz. Eğer vatandaş yıkmazsa riskli binayı Valiliklere, Belediyelere, TOKİ'ye veya Bakanlık olarak biz bunu ne pahasına olursa olsun yıkacağız. Bir program dahilinde nüfusun, ekonominin, konut stokunun yoğun olduğu binaları vatandaşa siz yıkın diyeceğiz. Yıkarken yardımlarımız olacak, bir sürü kolaylaştırmalarımız olacak: imar hakkı transferi gibi, menkullerin likit hale getirilmesi gibi. Yine orada kiracı olup da maddi durumu iyi olmayanlara kira yardımı olan var. Ev sahibi olanlara evini yapana kadar yine aynı yerde kira yardımı var. Ben başka yerden ev almak istiyorum diyenlere konut kredisi yardımı var. Vatandaş eğer evlerini kendisi yıkarsa bu yardımları yapacağız ama kendisi yıkmazda biz yıkarsak o zaman bu yardımları yapmayacağız. Biz vatandaşa 'evini kendin yık, kendin yap' diyeceğiz" dedi.

583 kez okundu
Diğer Güncel Haberleri